| İsviçre | Yazılar

Unia çalışma grupları sorumlusu Hilmi Gashi ,  demokrasi ve demokraside eksiklikler konusu ile ilgili sorularımızı cevapladı.

Senin açından demokrasi nedir?

Demokrasi, halkın yönetmesi gereken bir siyasi yönetim biçimi olarak tanımlanır. Farklı biçimlerde uygulanabilir. Halkın seçtiği ve halk adına yasaları kabul eden bir parlamentonun seçilmesi en yaygın biçimdir. Bazı demokrasilerde, halkın demokrasiye daha fazla katılım hakkı ve bunu gerçekleştirmek için referandum, inisiyatif gibi daha fazla imkanları var.

Demokraside herkes söz sahibi olabilir mi?

Ne yazık ki hayır. Parlamentoda kimin seçileceğini ve hangi yasaların uygulanacağını genellikle çoğunluk belirler. Azınlık – çoğunlukla göçmenler, ama aynı zamanda 18 yaşın altındaki gençler veya zihinsel engelli kişiler genellikle parlamenter burjuva demokrasisine katılamazlar ve sesleri duyulmaz. Birçok kantonda yabancıların seçme ve seçilme hakları için yapılan oylamanın da gösterdiği gibi, çoğunluk tarafından politik yaşamı belirleme hakkından mahrum bırakılıyorlar.

İsviçre’de nasıl?

İsviçre’de doğrudan demokrasi var, halka daha fazla karar verme gücü sağlar, ancak yalnızca seçme ve seçilme haklarına sahip olan kişiler için. Sadece İsviçre vatandaşları parlamentoyu seçebilir, kanunlar için veya karşı referandum yapabilir veya inisiyatif başlatabilir. Bu durumda nüfusun dörtte biri demokrasiden dışlanıyor. Göçmenler – burada doğup büyüseler ve siyasi sistemi çok iyi bilseler bile, ne parlamentoyu seçebiliyorlar ne de ayrımcı yasalara veya anayasa değişikliklerine karşı kendilerini siyasi olarak savunabiliyorlar. İsviçreli kadınlarda 1971 yılına kadar göçmenlerle bu kaderi paylaştılar. Sadece 51 yıl önce İsviçreli erkekler kadınlara seçme ve seçilme hakkını verdiler. Kadınlar bunu hakları için verdikleri uzun süreli bir mücadeleden sonra başardılar.

Göçmenlerin katılımı için neler değişmeli

Göçmenler bu toplumun bir parçası ve toplumun gelişimine çok yönlü katkıda bulunuyorlar, vergi ödüyorlar ama bu vergilerin nasıl harcanacağı konusunda hiçbir söz hakları yok. Sosyal güvenlik primleri ödüyorlar, ancak kadınların emeklilik yaşının yükseltilmesini veya katma değer vergisinin artırılmasını kabul edilip edilmemesi konusunda oy kullanamıyorlar. Yükümlülüklerin var ama hakların yok. Bu demokrasiye yakışmaz, çünkü Federal Anayasa’da halkın gücü toplumun zayıf kesiminin güçlendirilmesi ile ölçülür. Nüfusun dörtte birini siyasi katılımdan dışlayan bir demokrasi, tam bir demokrasi olamaz.

Demokrasi mücadelesinde Unia’ nın rolü nedir?

Unia göçmenlerin yer aldığı ve göçmenlerin pasaportunun rengi ve hangi ülkeden geldiğine bakılmaksızın her konuda konuşma, karar alma hakkının olduğu önemli bir sendika. Bu bizi, demokrasi mücadelemizde güçlü kılıyor. Ancak Unia’daki herkes otomatik olarak göçmenlerin oy haklarını desteklemiyor. Bu konuda önemli çalışmalar yapmamız ve İsviçre vatandaşı olan meslektaşlarımızı kazanmamız ve göçmen haklarının herkesin hakkı olduğuna ikna etmemiz gerekiyor.

24 Eylülde Sempozyum “Göçmenlerin Katılımı Olmadan Demokrasi Olmaz”

24 Eylül 2022’de yapacağımız “Göçmenlerin Katılımı Olmadan Demokrasi Olmaz” etkinliğimizde tüm çalışma gruplarını katılmaya ve demokrasiyi nasıl güçlendirebileceğimize dair fikir geliştirmeye davet ettik. Kadınların eşit hakları mücadelesi, Aktion Vierviertel’in manifestosu bize mücadelemizde ilham verdi.

Link Sempozyumla ilgili: https://bit.ly/3wC8Hqt

Röportaj: Emine Sariaslan