Federal Parlamento, 2025 silahlanma programı kapsamında orduya yaklaşık 1,7 milyar franklık kaynağı şaşırtıcı bir kolaylıkla onayladı. Karar, parlamentoda az sayıda muhalefetle karşılaştı; hatta başlangıçta Federal Konsey’in mesajına karşı çıkan bazı milletvekillerinin bile oylamada “evet” demesi dikkat çekti.
KAMU HİZMETLERİ BUDANIRKEN, ORDUYA
VERİLEN PAY ARTTIRILIYOR
Oysa karar, İsviçre savunma kurumlarının son yıllarda yaşadığı en ağır krizlerden birinin ortasında alındı. Ülke, askeri alanda böylesi bir çalkantıyı en son 1960’ların ilk yarısında, tartışmalı Mirage savaş uçağı skandalı sırasında yaşamıştı.
Parlamentonun o dönem 100 Mirage uçağı alımı için onayladığı bütçenin neredeyse %70 oranında aşılması, Federal Parlamento’nun özel bir soruşturma komisyonu kurmasına ve önce Genelkurmay Başkanı’nın, ardından Askeri Bakan Paul Chaudet’nin istifasına yol açmıştı. Skandalın ardından Savaş Malzemesi Dairesi yeniden yapılandırılmış ve bugün armasuisse adını taşıyan Federal Silahlanma Ofisi’ne dönüşmüştü.
PEŞ PEŞE İSTİFALAR VE “ENKAZ” GÖRÜNTÜSÜ
Bugün ise istifalar önceden geldi: Yılın başında Savunma Bakanı, ordu komutanı ve istihbarat servisleri sorumlusu aynı dönemde görevlerinden ayrıldı. Arkalarında çözülmemiş krizler bıraktılar: Federal savunma şirketi Ruag bir finans skandalının ortasında,2018’de satın alınan İsrail yapımı insansız hava araçları hâlâ teslim edilmedi ve büyük ölçüde kullanılamaz durumda,“Sabit fiyat” olduğu iddia edilen F-35A bombardıman uçaklarının maliyeti yükselmeye devam ediyor.
Tüm bu gelişmeler, armasuisse yöneticilerinin, istifa eden ordu komutanı Peter Süssli’nin ve eski Federal Konsey üyesi Viola Amherd’in sorumluluklarının araştırılması için bir parlamenter soruşturma komisyonunun hâlâ gerekli olduğunu gösteriyor.
Buna karşın hem Kantonlar Konseyi hem de –çoğunlukla Yeşiller Partisi’nden gelen birkaç itiraza rağmen– Ulusal Konsey, 1,697 milyar franklık krediyi onayladı.
ŞEHİR İÇİ OPERASYONLARA İŞARET EDİYOR
Kaynağın büyük bölümü; pasif radarlar, mini-drone’lar, Leopard tankları için yedek parçalar ve yeni bir tekerlekli topçu sistemi alımına ayrıldı.
Savunma Bakanlığı’nın Mayıs 2022 tarihli bir belgesine göre, paletli zırhlı araçların yerine alınması planlanan bu yeni tekerlekli topçu sistemi, “giderek daha yoğun yapılaşmış ortamlarda daha esnek kullanım” amacıyla seçiliyor. Belgede yayımlanan haritalar, muhtemel operasyon alanının İsviçre platosunun yoğun şehirleşmiş bölgeleri olduğunu açıkça gösteriyor.
Bu durum iki olasılığa işaret ediyor: Ordu, ülke sınırlarını savunamayacağını düşünüyor ve çatışmanın şehirlerde yaşanmasını öngörüyor;Ya da varsayılan tehdit “dışarıdan” değil, içeriden geliyor.
Belgelerde “olağan durumlarda” bu birliklerin görevinin sivil makamlara destek olduğu, “artan gerginlik durumlarında” ise düzensiz güçlere karşı harekât yürüteceği belirtiliyor. Silahlı çatışma durumunda ise birliklerin öncelikle hazırlanmış şehir içi mevzilerde konuşlandırılması öngörülüyor. Bu yaklaşım, kentsel alanların askerî altyapılarla giderek daha fazla militarize edilmesi anlamına geliyor.
ABD ULUSAL MUHAFIZLARI İLE İŞBİRLİĞİ
Bu bağlamda, Savunma Bakanlığı’nın 22 Eylül’de açıkladığı “niyet beyanı” da tartışma yaratıyor. Belgeye göre İsviçre ordusu, özellikle sivil makamlara destek alanında, ABD’nin Colorado Eyaleti Ulusal Muhafızları ile ortak eğitim ve personel değişimi planlıyor.
Colorado Ulusal Muhafızları, ABD Başkanı Donald Trump’ın önceki döneminde protestoları bastırmak üzere kentlere gönderilmesiyle gündeme gelmişti. İsviçre’nin bu kurumla işbirliği yapması, ordunun giderek polisiye bir rol üstlendiği yönündeki kaygıları artırıyor. (Arkadaş)
