lüks bir yeraltı kasası inşa ediliyor. En az 500 bin frank ödeyenler, 99 yıllığına özel bir kaya mağarasına sahip olabilecek. Sanat eserleri, Ferrari’ler, koleksiyon araçları ve pahalı şaraplar burada güven içinde saklanabilecek. Proje, servet eşitsizliğinin ulaştığı boyutları da gözler önüne seriyor.
İsviçre’de zenginlerin servetlerini korumak için kullandıkları yöntemlere bir yenisi ekleniyor. Obwalden kantonundaki Lungern yakınlarında, Brünig Dağları’nın derinliklerinde yüksek güvenlikli dev bir yeraltı kasası inşa ediliyor.
“Brünig Mega Safe” adı verilen proje, sıradan bir depo ya da banka kasası değil. Hedef kitlesi, serveti milyonlarla ifade edilen en zengin kesim. Yaklaşık 100 metre yerin altında oluşturulacak özel mağaraların fiyatı 500 bin franktan başlayacak.
Üstelik bu fiyat yalnızca bir depolama alanı için ödenmeyecek. Mağaralar, 99 yıllığına üst hakkı kapsamında müşterilere tahsis edilecek ve tapu siciline kaydedilecek. Projenin ilk sözleşmeleri şimdiden imzalanmış durumda.
FERRARİ’DEN SANAT ESERLERİNE, HER ŞEY İÇİN GÜVENLİ SIĞINAK
Yeraltındaki özel alanlarda, yasal olduğu sürece müşterilerin istedikleri varlıkları saklamasına izin verilecek. Sanat eserleri, koleksiyon otomobilleri, Ferrari’ler ve pahalı şaraplar bunlar arasında.
Mağaralar, özellikle dayanıklı bir kaya türü olan Quintner kireçtaşının içine oyuluyor. Yeraltında sıcaklığın yıl boyunca yaklaşık 13 derece seviyesinde sabit kalması, özellikle şarap ve sanat eserlerinin korunması açısından ideal koşullar sağlıyor.
Projenin farklı büyüklüklerde 20 ila 25 özel mağaradan oluşması planlanıyor. Mağaraların büyüklüğüne ve özelliklerine göre fiyatları 500 bin ile 775 bin frank arasında değişecek.
Başka bir ifadeyle, İsviçre’de milyonlarca franklık servete sahip olanlar için artık yalnızca lüks konutlar, özel kasalar veya banka hesapları değil, dağın 100 metre altında kişisel servet depoları da bir yatırım seçeneği haline geliyor.
“ZATEN YETERİNCE PARASI OLAN İNSANLAR İÇİN BİR ŞEY YAPILIYOR”
Proje Lungern’de herkes tarafından coşkuyla karşılanmıyor. Bazı bölge sakinleri, toplumdaki servet uçurumuna dikkat çekerek projeyi eleştiriyor.
Projeyle ilgili konuşan bölge sakinlerinden bazıları, “Zaten yeterince parası olan insanlar için bir şey inşa ediliyor” diyerek tepki gösteriyor.
Başka bazı bölge sakinleri ise projeye daha olumlu yaklaşıyor. Zenginlerin Ferrari’lerini köyde görme fikrinden hoşlananlar ve “güzel otomobillerle hiçbir sorunlarının olmadığını” söyleyenler de bulunuyor.
Ancak tartışmanın asıl boyutu Ferrari’lerin köy sokaklarında görülüp görülmeyeceğinden çok daha büyük.
BİR TARAFTA SERVET BİRİKİMİ, DİĞER TARAFTA HAYAT PAHALILIĞI
Milyonlarca insan konut, sağlık sigortası primleri, kira ve temel tüketim giderlerindeki artışla mücadele ederken, ülkenin en zenginleri servetlerini korumak ve değerlendirmek için milyon franklık özel alanlar satın alabiliyor.
Buradaki çarpıcı nokta yalnızca 500 bin franklık giriş fiyatı değil. Kapitalist toplumda servetin nasıl dağıldığını gösteren tablo.
Bir emekçi için 500 bin frank, hayatı boyunca biriktirilmesi dahi son derece güç bir miktarken, ultra zenginler açısından dağın içine özel bir kasa yaptırmak için ödenebilecek bir başlangıç bedeline dönüşüyor.
Üstelik bu alanlarda depolanacak şeyler temel ihtiyaçlar değil; sanat koleksiyonları, klasik otomobiller, pahalı şaraplar ve büyük servetlerin diğer yatırım araçları.
GÜVENLİK VE GİZLİLİK EN ÜST DÜZEYDE
Yeraltı tesisinin güvenliği de projenin temel unsurlarından biri. Tesise ulaşmak isteyenlerin önce bir güvenlik geçişinden geçmesi, ardından araçlarından çıkarak ek güvenlik kontrollerine tabi tutulması gerekiyor. Hangi güvenlik önlemlerinin uygulandığı ise açıklanmıyor.
Brünig Mega Safe AG Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Gasser, amacın yetkisiz kişilerin tesise erişmesini mümkün olduğunca zorlaştırmak olduğunu söylüyor.
Bu nedenle proje, İsviçre’nin yalnızca bankacılık ve finans merkezi olarak değil, büyük servetlerin fiziksel olarak korunabileceği güvenli bir alan olarak da nasıl konumlandığını gösteriyor.
2027’DE FAALİYETE GEÇMESİ BEKLENİYOR
İnşaat çalışmalarına 2026’nın başında başlandı. İlk özel kasaların 2027 yılında tamamlanması bekleniyor. Proje kapsamında yalnızca ultra zenginlere yönelik mağaralar bulunmayacak. Şirket, işletmeler ve bireyler için daha klasik depolama alanları da oluşturacak. Bu alanlar, mallarını güvenli, istikrarlı ve ekonomik koşullarda saklamak isteyen müşterilere sunulacak.
Ancak “ekonomik depolama” söylemi, projenin ana yüzünü değiştirmiyor: Brünig Dağları’nın altında, yüz binlerce frank ödeyebilenler için özel servet depoları inşa ediliyor.
İsviçre’de servet eşitsizliğinin giderek daha görünür hale geldiği bir dönemde Brünig’deki bu proje, zenginlerin yalnızca daha fazla servete değil, servetlerini toplumdan fiziksel olarak da yalıtabilecekleri mekânlara sahip olabildiğini gösteriyor.
Yeraltındaki 13 derecelik sabit sıcaklık sanat eserlerini ve şarapları koruyabilir. Fakat bu lüks kasaların asıl koruduğu şey, toplumdaki servet uçurumunun kendisi: Bir yanda geçim sıkıntısıyla boğuşan emekçiler, diğer yanda servetlerini dağın yüz metre altında güvence altına alabilen bir avuç ultra zengin.
