SAĞLIK EMEKÇİLERİ 22 KASIM’DA BERN’DE BULUŞUYOR

Nilgün Özdal

 

2021’de İsviçre halkı, “Güçlü Bir Bakım İçin” halk inisiyatifini büyük bir çoğunlukla kabul etti. O gün umut büyüktü: Artık bakım emekçilerinin sesi duyulacak, koşulları iyileşecek, yaşlılar ve hastalar insan onuruna yakışır bir şekilde destek görecekti.

Ama 2025’e geldik ve hâlâ değişen pek bir şey yok. Gerçekler alarm verici: Bakım alanında ki büyük personel krizi giderek dahada büyüyor. Birçok bakım çalışanı mesleğini bırakmaya devam ediyor.

Artık harekete geçme zamanı. 22 Kasım 2025’te sivil toplum örgütlerinin geniş bir ittifakıyla, daha iyi çalışma koşulları ve insan onuruna yakışır bir bakım sistemi talebiyle Bern’deki Federal Meydan’da (Bundesplatz) bir araya gelinecek. Katılımcılar, bakım alanındaki zorlukları birinci elden yaşayan kişiler gelinecek. Katılımcılar bakım çalışanlarının ihtiyaçlarına yanıt verebilmek, hem de halkın iradesini hayata geçirmek için federasyonu gerekeni yapmaya çağıracaklar.

22 Kasım’da Bern’de gerçekleştirilecek bakım emekçileri mitingi, yalnızca günlük emeği görünür kılmak açısından değil, toplumsal değerlerimizi sınamamız açısından da önemli bir fırsat sunuyor. Bu yürüyüş, bakım emeğinin kamusal tanınırlığını ve adil koşullarını savunmak isteyenlerin sesi olacak çünkü uzun süredir görmezden gelinen bir hakkı talep ediyoruz: hayatın bakımını üstlenenlerin onuru ve hakları.

 

“Bakım bir maliyet değil, yaşamın kalbidir.”

Care manifestosunda (bakim emekçileri manifestosu) kullanılan bu söz, bir slogandan ibaret değil. Çünkü iyi bir toplumun ölçüsü, ekonominin büyüklüğüyle değil; yaşlısına, hastasına, çocuklarına ve onlara bakan insanlara nasıl davrandığıyla belirlenir.

Bakım işleri kapitalizmin kazanç makinası olamaz. Yatırımla ilişkilendirilemez, özel yatırım sözünün geçtiği yerlere dikkat edilmesi gerekir, yatırım ve kâr yan yanadır.

 

Bakım emeği görünmezdir, ama vazgeçilmezdir. Çocuk, yaşlı, engelli gibi bakım gereksinimleri olan kişiler için verilen emek genellikle evin içine hapsedilir; ücretlendirilmesi, sosyal güvenceye tabi olması ya da toplumsal takdiri çok sınırlıdır.

Covid-19 pandemisi ve demografik değişimler, bakım ihtiyacını ve dolayısıyla bu emeğin önemini daha da artırdı. Bu koşullarda bakım emekçilerinin çalışma yükü, riskleri ve baskısı artarken, hakları çoğu yerde aynen kaldı. Bir eylemle bir araya gelmek, “sessiz emek” konumundan çıkıp kamuoyunun dikkatini çekmek, politika yapıcıları harekete geçirmek açısından önemli bir adımdır.

 

Taleplerin Odak Noktaları

Adil ücret, sosyal haklar ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi. Saatlik ücretler, fazla mesai ödemeleri, izin hakları, sendikal haklar, resmi statü ve tanınma. Ev içi bakım, gündelik bakım işleri gibi alanlarda çalışanların resmi kategoriye alınması, sosyal sigorta sistemine dâhil edilmesi. Kamu yatırımı ve kaynak aktarımı. Bakım kurumlarının güçlendirilmesi, bakım altyapısına bütçe ayrılması, yerel hizmetlerin yaygınlaştırılması. Toplumsal farkındalık. Bakım emeğinin toplumsal değerinin yeniden tanımlanması; bakımının bir yardımcılık değil, toplumsal vazife ve hak olması gerektiğinin kabul edilmesi.

Cinsiyet, göçmenlik ve ırksal adalet perspektifi

Bakım sektöründe çoğu zaman kadınlar, göçmenler, düşük gelir grubundan insanlar çalışıyor.  Mücadeleyle, bu kesimlerin özel olarak karşılaştığı çifte ayrımcılığa son verilmesine destek verilmesi. Bakım emeği görünür kılındıkça, kadın emeği üzerindeki “görünmezlik yükü” azalır; toplumsal cinsiyet eşitliği güçlenir. Bu protesto geniş katılım, yalnızca bakım sektöründe değil, emek temelli tüm alanlarda toplumsal bilinç ve dayanışmayı güçlendirmek için önemlidir. Tek bir protesto büyük etki yaratabilir, ama uzun vadeli politik dönüşüm için izleme, savunuculuk ve kamu baskısı yürüyüşten sonraya taşınması zorunludur. Bakim emekçileri Federasyonun adım atmadığı durumda gelecek yil 2026`da genel grev yapmayı planlıyor.

22 Kasım da Bern parlamento meydanında yükselecek ses, yalnızca bakım emekçilerinin değil, herkesin yaşam hakkının sesi olacak. Çünkü yaşamı ayakta tutan emek, görünmez kaldığı sürece adalet eksik kalır. 22 Kasım, bakımın hakkını savunmak için tarihsel bir çağrı hepimize düşen, çağrıya kulak vermek, alana çıkmak ve birlikte bu emeği hak ettiği değere taşımaktır.