2025 bütçesi hem Federal Meclis hem de Kanton Temsilcileri Meclisi tarafından onaylandı. Orduya daha fazla kaynak ayrılırken, uluslararası işbirliği ve personel harcamalarında ciddi kesintiler yapıldı.
Parlamento, 2025 yılı bütçesini gergin tartışmaların ardından tamamladı. Her iki meclis de 19 Aralık günü uzlaşma komitesinin önerisini kabul etti. Orduya daha fazla bütçe ayrılırken, bu kaynağın bir kısmı özellikle uluslararası işbirliği kapsamında yapılan yardımlardan ve personelden kesilerek denkleştirildi.
Bütçe 86,5 milyar frank olarak belirlendi, gelirler 85,7 milyar frank olacak ve yapısal finansman fazlası 29,4 milyon frank olarak öngörüldü. Borçlanma sınırlama hedefi de korunuyor. Hükümetin önerisinin aksine, parlamento 78,8 milyon franklık ek harcama ve 22 milyon franklık ek gelir ekledi.
KIRMIZI ÇİZGİLER AŞILDI
Meclisler, Savunma Bakanlığı’na 530 milyon franklık bir artış önerisini hızla kabul etti. Bu artış, 2,7 milyar franklık bir askeri bütçeye ulaşmayı hedefliyor. Ancak bu artışın nasıl finanse edileceği konusunda büyük fikir ayrılıkları yaşandı. Özellikle uluslararası işbirliği alanındaki kesintiler konusunda görüşler birbirinden çok farklıydı.
Ulusal Meclis, bu alanda 250 milyon franklık bir kesinti yapılmasını istiyordu. Konseyin önerdiği alternatif ise sadece 30 milyon franklık bir kesintiydi. Nihayetinde, meclisler 110 milyon franklık bir kesinti üzerinde anlaşarak, bunu ikili işbirliği (-55 milyon), ekonomik işbirliği (-25 milyon) ve uluslararası organizasyonlara yapılan katkılar (-30 milyon) şeklinde dağıttılar.
Sol partiler ve Yeşil Liberal Parti (PVL) bu kesintinin boyutlarını eleştirerek, bütçenin dengesiz olduğunu vurguladılar. Irène Kälin (Yeşiller/AG) ve Tamara Funiciello (Sosyalist Parti/BE) ise bu bütçenin, İsviçre’nin insani yardım geleneğine darbe vurduğunu belirttiler. Lars Guggisberg (UDC-SVP/BE), bu eleştiriyi reddederek, kesintinin sadece toplam harcamaların %3’ünü oluşturduğunu ve insani yardım projelerinin bundan etkilenmediğini savundu.
TARIM SEKTÖRÜ KORUNDU
Tarım sektörü, bu bütçeden etkilenmeyen bir diğer alan oldu. Meclisler, tarım ödemelerinin 2024 seviyesinde tutulması için yaklaşık 42 milyon franklık bir artışa onay verdi. Ayrıca, tarım ürünlerinin satış promosyonları için 4,8 milyon franklık bir artış da kabul edildi.
Ancak, federal personel üzerinde ciddi kesintiler yapıldı. Parlamento, konfederasyon personeli için 40 milyon franklık bir genel kesinti ve maaş önlemleri için 30 milyon franklık bir bütçe kesintisi kararı aldı. Bunun yanı sıra, çeşitli hizmetler ve araştırmalar için de 78 milyon franklık kesintiler uygulandı.
ZOR YILLAR KAPIDA
Maliye Bakanı Karin Keller-Sutter ve sağcı milletvekilleri, bütçenin borçlanma sınırlama hedefini karşıladığını savundular. Ancak, birçok konuşmacı, 2025 bütçesinin yalnızca bir hazırlık aşaması olduğunu ve gelecek yıllarda daha zor bir mali tablo ile karşılaşılacağını belirtti. Özellikle ordu harcamalarının artışının nasıl finanse edileceği konusunda belirsizlikler bulunuyor. 2032 yılına kadar ordu harcamalarının GSYİH’nin %1’ine çıkarılması hedefi doğrultusunda 600 milyon franklık ek bir bütçe gerekecek. Ayrıca, 13. emekli maaşı için 800 milyon frank daha eklenecek.
Sonuç olarak, orduya yapılan büyük bütçe artışı, uluslararası yardımlar ve personel harcamaları üzerinde ağır kesintilerle dengeleniyor. Bu, sol partilerin sıkça eleştirdiği bir konu: İnsanlık adına yapılan yardımlar azalırken, askeri harcamalar en üst düzeye çıkarılıyor. Bu bütçede, toplumun sosyal ihtiyaçları ve insani yardımlar göz ardı ediliyor, tüm kaynaklar savunma ve askeri harcamalara yönlendiriliyor.
2025 bütçesi, İsviçre gibi demokrasisi örnek gösterilen kapitalist bir devletin sınıf çıkarlarını nasıl açıkça yansıttığını gösteriyor. Ordu harcamalarının artırılması, İsviçre burjuvazisinin uluslararası düzeydeki ekonomik çıkarlarını koruma çabası olarak görülmelidir. Bu kaynak artışı, emekçi sınıfların yaşam standartlarını etkileyen sosyal yardımlar ve uluslararası dayanışma fonlarından yapılan kesintilerle sağlanmıştır. Devlet bütçesi, emekçilerin yararına değil, sermaye sahiplerinin güvenliğini ve çıkarlarını önceleyen bir politikaya hizmet etmektedir.
(Arkadaş)
