MEDYANIN GÖRMEZDEN GELDİĞİ 43 MİLYON İNSAN

Uluslararası insani yardım örgütü CARE, 2025 yılına girerken yayımladığı raporda dünya kamuoyunun neredeyse hiç görmediği on büyük insani krizi ortaya koydu. Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki bitmeyen iç savaş, Namibya’daki yüzyılın en büyük kuraklığı ve Kuzey Kore’deki kitlesel açlık gibi felaketler, milyonlarca insanın hayatını tehdit ederken küresel medyanın ve büyük güçlerin gündeminde neredeyse yer almıyor.

CARE, Ocak–Eylül 2025 arasında beş dilde yaklaşık 350 bin çevrimiçi medya kaynağını tarayarak, hangi krizlerin “en az haberleştirildiğini” hesapladı. Sonuç çarpıcı: 2,4 milyon insanın acil insani yardıma muhtaç olduğu Orta Afrika Cumhuriyeti, dünya basınında sadece 1500 haber ile yer aldı. Aynı dönemde Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un Venedik’teki düğünü hakkında 97 bin haber yayımlandı. Başka bir deyişle, bir milyarderin gösterişli düğünü, bir ülkenin toplu yıkımından 63 kat daha fazla ilgi gördü.

Bu tablo, burjuva ana akım medyanın neyi “haber”, neyi ise “önemsiz” saydığını açıkça ortaya koyuyor.

 

FELAKETLERİN AFRİKA’DA OLMASI TESADÜF DEĞİL

CARE sözcüsü Adéa Guillot’un da vurguladığı gibi, bu sessizlik rastlantı değil. Unutulan on krizden sekizi Afrika’da yaşanıyor. Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli medya için bu ülkeler, ekonomik ya da jeopolitik çıkarlarla doğrudan ilişkili olmadığı sürece “haber değeri” taşımıyor.

Bu durum, küresel kapitalist düzenin medya üzerindeki etkisini yansıtıyor: Silah satışları, enerji yolları ya da büyük şirket yatırımları söz konusuysa savaşlar manşet oluyor; ama yoksul ülkelerde milyonlar açlıktan ölüyorsa, bu sadece bir dipnot olarak kalıyor.

 

İKLİM KRİZİ VE SAVAŞ BİRLİKTE YIKIYOR

Bu krizlerin çoğu sadece “doğal afet” değil. Namibya’daki yüz yılın en büyük kuraklığı, Zambiya ve Burundi’deki açlık ya da Malawi’deki insani çöküş, iklim krizinin ve sömürgecilikten miras kalan kırılgan ekonomilerin birleşik sonucudur. Buna yerel ya da bölgesel silahlı çatışmalar da eklenince, milyonlarca insan yaşamdan koparılıyor.

CARE’in raporuna göre bu “unutulmuş” on kriz, toplamda 43 milyon insanı akut insani acil durumun içine sürüklemiş durumda. Bu rakamların ardında, susuz kalan çocuklar, yiyecek bulamayan anneler ve yerinden edilmiş milyonlarca insan var.

 

SESSİZLİK, YARDIMIN KESİLMESİ DEMEK

Medyanın ilgisizliği doğrudan hayata mal oluyor. Çünkü insani yardımlar, büyük ölçüde siyasi iradeye ve kamuoyu baskısına bağlı. CARE bunu açıkça ifade ediyor: “Haber yoksa kamuoyu baskısı yok. Kamuoyu baskısı yoksa siyasi karar yok. Siyasi karar yoksa insani yardım fonu da yok.”

Bunun en çarpıcı örneği Zimbabve ve Malawi. Birleşmiş Milletler’in bu ülkeler için hazırladığı insani yardım planları, 2025 itibarıyla sadece %14 oranında finanse edilebilmiş durumda. Yani yardımın yüzde 86’sı kâğıt üzerinde kalıyor.

 

İNSANLAR DAYANIŞMAYA HAZIR AMA HABER YOK

Guillot’un anlattıkları, sistemin ikiyüzlülüğünü daha da net gösteriyor: Bir kriz medyada görünür olur olmaz, CARE’ye onlarca insan “nasıl yardım edebiliriz?” diye mail atıyor. Yani toplumlar kayıtsız değil. Kayıtsız olan, bu krizleri görünmez kılan medya ve siyaset.

Bu nedenle CARE, bu felaketlerin sadece ölüm ve yıkım üzerinden değil, aynı zamanda halkların dayanma gücü, kolektif mücadeleleri ve hayatta kalma stratejileri üzerinden anlatılmasını öneriyor. Çünkü acıyı gizlemek değil, onu gerçek bağlamına oturtmak ve sorumluları göstermek gerekiyor.

CARE’nin Raporuna Göre 2025’in Unutulan İnsani Krizleri:

Orta Afrika Cumhuriyeti – 2,4 milyon kişi acil insani yardım ihtiyacında

Namibya – Son 100 yılın en büyük kuraklığı

Zambiya – Nüfusun %12’si akut gıda güvensizliği içinde

Malawi – 6,1 milyon kişi acil durumda

Honduras – 1,6 milyon kişi insani krizde

Kuzey Kore – 10 milyondan fazla insan yetersiz besleniyor

Angola – 1,3 milyon çocuk yardıma muhtaç

Burundi – 2,7 milyon kırsal nüfus açlık tehdidi altında (Arkadaş)