Refakatsiz Afgan çocukların maruz kaldığı şiddet soruşturmasında iki dosya kapatıldı. Avukatlar savcıyı taraf tutmak ve ihmalle suçluyor.
İsviçre’nin Vaud kantonunda bulunan Rochat Federal Sığınma Merkezi’nde güvenlik görevlilerinin refakatsiz sığınmacı çocuklara yönelik şiddet uyguladığı iddialarına ilişkin açılan ceza soruşturmalarının yarısı, savcılık tarafından kapatıldı. Basına yansıyan bilgilere göre, altı çocuğun yaptığı suç duyurusundan üçü ya düşürüldü ya da işleme konulmadı. Kalan dosyalar ise hâlâ soruşturma aşamasında.
Olaylar, 2023 yılının ilkbaharında, Devlet Göç Sekreterliği’ne (SEM) bağlı olarak işletilen Rochat merkezinde yaşandı. O dönemde merkezde, refakatsiz Afgan çocuklar barındırılıyordu. Mart ve Mayıs ayları arasında altı farklı olayda, çocuklar bazı güvenlik görevlilerinin kendilerine karşı kol kilidi, yere yatırma ve keyfi alıkoyma gibi fiziksel müdahalelerde bulunduğunu ileri sürdü.
Güvenlik görevlileri ise müdahalelerin “orantılı” olduğunu ve şiddet içermediğini savundu. Savcılık da bu görüşü büyük ölçüde benimsedi.
SAVCILIKTAN “ORANTILI MÜDAHALE” GEREKÇESİ
2024 yılında “darp, zorlama ve özgürlüğünden yoksun bırakma” suçlamalarıyla yapılan başvuruların ardından Vaud Savcılığı, iki dosyada kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcılık kararında, müdahalelerin “saldırgan davranışlar” karşısında yapıldığı, yürürlükteki yönergelere uygun olduğu ve herhangi bir bedensel yaralanmanın tespit edilemediği belirtildi.
Dosyalardan birinde ise, gençlerden biri şikâyetini geri çekti. Avukatı Milena Peeva’ya göre müvekkili, güvenlik görevlilerine karşı açılan bir ceza davasının İsviçre’de kalıcı oturum alma şansını zedelemesinden korktu. Bir başka dosyada ise savcı, şikâyetin “yetersiz gerekçelere dayandığı” gerekçesiyle işleme dahi koymadı.
AVUKATLAR: “ÇOCUKLARA CEZA MANTIĞIYLA YAKLAŞILDI”
Kapatılan dosyalardan birinin ardından konuşan avukat Mladen Naskovic, karara itiraz edeceklerini açıkladı. Naskovic’e göre müvekkili saldırgan değildi ve olayın özelliği göz ardı edildi: “Bu kişi bir çocuktu, yetişkin değil. Güvenlik görevlilerinin cezalandırıcı değil, eğitici ve yatıştırıcı yöntemler kullanması gerekirdi. Burada hiçbir tartışma zemini yaratılmadan, koşullarla ilgisi olmayan bir güç kullanımı söz konusu.”
Savunma tarafı ayrıca, soruşturmanın biçimsel olarak da sorunlu yürütüldüğünü belirtiyor. İki avukat, savcının delil taleplerini sistematik biçimde reddettiğini, benzer nitelikteki altı dosyayı birleştirmediğini ve bu tutumun taraf tutmak olduğunu savunarak savcının reddini talep etti.
Bu taleplerden biri Vaud Kantonu İtiraz Dairesi tarafından reddedildi. Ancak avukatlar, hukuki mücadeleyi sürdürmekte kararlı olduklarını ifade ediyorlar.
SAVCILIK SUÇLAMALARI REDDEDİYOR
Vaud Savcılığı, eleştiriler karşısında kamera önünde açıklama yapmayı reddetti. Kurum adına konuşan sözcü Vincent Derouand, yazılı açıklamasında savcılığın tüm şikâyetleri değerlendirdiğini ve dosyaların yarısında karar verildiğini belirtti.
Savcılık ayrıca, “adaletin inkârı” iddiasının hem kanton mahkemesi hem de Federal Mahkeme tarafından iki kez reddedildiğini hatırlattı. Devam eden üç dosya hakkında ise yorum yapılmayacağı ifade edildi.
İSVİÇRE GENELİNDE BENZER VAKALAR
Rochat vakası, İsviçre’de münferit bir olay değil. Uluslararası Af Örgütü’nün 2021’de yayımladığı bir raporun ardından, federal sığınma merkezlerinde yaşanan kötü muamele iddiaları daha görünür hâle geldi. Örgüt, Rochat dâhil olmak üzere 17 vakada yargının devreye girdiğini biliyor.
Örgütün hukukçusu Alicia Giraudel’e göre, sorun yalnızca şiddet iddiaları değil, aynı zamanda etkisiz soruşturma pratikleri: “Avukatlar, soruşturmalarda gerekçesiz gecikmelerden ve dosyalara erişimde ciddi zorluklardan söz ediyor. Ayrıca mağdurlar çoğu zaman yaralarını belgelemek için hemen doktora erişemiyor. Güvenlik görevlilerinin açtığı karşı davalar ise caydırıcı bir etki yaratıyor.”
Rochat dosyası, İsviçre’nin sığınma merkezlerinde özellikle refakatsiz çocuklara yönelik güç kullanımı, cezasızlık ve göç statüsünün baskı unsuru olarak kullanılması tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Şikâyetini geri çeken gencin durumu, hukuki yolların göçmenler için nasıl bir risk alanına dönüştüğünü de gözler önüne seriyor. Soru şu: İsviçre yargısı, sığınmacı çocuklar söz konusu olduğunda gerçekten tarafsız ve etkin bir denetim mekanizması sunabiliyor mu? Yoksa “orantılı müdahale” söylemi, yapısal şiddetin üzerini örtmeye mi yarıyor? (Arkadaş)
