Lozan polisinde ırkçılık skandalı: Ölümler, gizli mesajlaşmalar ve sistematik ayrımcılık tartışmaları büyüyor
Ağustos ortasında Lozan’da büyük bir skandal patlak verdi. Belediye, yaklaşık elli polis memurunun bulunduğu iki özel WhatsApp grubunda ırkçı, antisemit, cinsiyetçi ve ayrımcı mesajlar ile fotoğrafların paylaşıldığını duyurdu. Olayın ortaya çıkmasının ardından sekiz polis görevden uzaklaştırıldı. Söz konusu içerikler, daha önce bir belediye polisinin, 2018’de Lozan’da polis müdahalesi sırasında yaşamını yitiren Nijeryalı Mike Ben Peter’in anısına yapılmış grafitinin yanında poz verdiğinin ortaya çıkmasıyla başlatılan soruşturma sırasında bulundu.
Belediye, bu paylaşımlar karşısında “derinden sarsıldığını ve skandal” bulduğunu belirterek, “sistematik ırkçılık” sorununa işaret etti ve polis teşkilatında köklü bir kültürel dönüşüm için eylem planı açıkladı.
Bu gelişmeler üzerine Irkçılık Mağdurları Danışma Merkezleri Ağı sorumlusu Nora Riss, duruma ilişkin görüşlerini paylaştı. Riss’in çalıştığı insan hakları örgütü, son yıllarda polis müdahalesi sonrası ölen Afrikalı erkekler üzerine de araştırmalar yürütmüştü.
“ŞOK EDİCİ VE KABUL EDİLEMEZ”
Riss, WhatsApp mesajlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu durum son derece şok edici ve kesinlikle kabul edilemez. Ancak kantondaki polis teşkilatında yıllardır sorunlar olduğunu biliyorduk. Vaud kantonu, İsviçre’de gözaltılar sırasında en fazla ölümün yaşandığı yer. Bu ölümler ile ırkçı tutumlar arasında doğrudan bağ kuramasak da bağımsız soruşturmalar yapılması gerekiyor. Polis şiddeti söz konusu olduğunda, başka bir kantondan savcı çağrılarak tarafsız bir soruşturma yürütülmeli. Aynı kantonun savcılığı ile polisinin birbirinden bağımsız hareket edip edemeyeceği ciddi bir soru işareti.”
Riss’e göre Lozan polisinde köklü bir kültür değişimi şart: “Burada hem eğitim hem de suskunluk kültürü (omerta) sorunu var. Meslek dayanışması bahanesiyle bu tür sapmalar görmezden gelindi. Siyahi insanlar ile suç, tehlike ve tehdit arasında doğal bir bağ kuran yapısal bir ırkçılıkla karşı karşıyayız. Bu kalıpların kırılması gerekiyor.” Riss’in sıraladığı çözüm önerileri arasında şunlar başı çekiyor:
- Bağımsız ve derinlemesine soruşturmalar yürütülmesi,
- Sorunlu davranış sergileyen polislerin görevden uzaklaştırılması,
- Polislerin beden kamerası (bodycam) kullanmasının yaygınlaştırılması,
- Ayrımcılık mağdurlarının başvurabileceği bağımsız büroların açılması,
- Kimlik kontrolü yapılan kişilere gerekçeyi açıklayan yazılı belge verilmesi.
“POLİS DEVLET ADINA HAREKET EDİYOR”
Riss, polisin “özel alan” iddialarının geçerli olmadığını da belirtiyor: “Polis devlet adına hareket ediyor. Bu yüzden hiçbir şeyi ‘özel’ değildir, örnek olmak zorundadır. Irkçılığa karşı sıfır tolerans kuralı uygulanmalı. İnsanlar kendilerine eşit davranılmadığını hissettiklerinde polise güvenemezler.”
ÖLÜMLER VE ŞÜPHELİ POLİS MÜDAHALELERİ
Vaud kantonunda 2016’dan bu yana beş Afrikalı erkek polis müdahalesi sonrası hayatını kaybetti:
- Hervé Bondembe Mandundu (27), Kongolu kökenli, 2016’da Bex’te evinde polis tarafından vurularak öldürüldü.
- Lamin Fatty (23), Gambiyalı, 2017’de kimlik karışıklığı sonucu gözaltına alındı, hücrede epilepsi krizi geçirerek yaşamını yitirdi.
- Mike Ben Peter (37), Nijeryalı, 2018’de Lozan’da yere yatırılarak yapılan sert müdahale sonrası kalp krizi geçirerek öldü.
- Roger Nzoy Wilhelm (37), Güney Afrika kökenli İsviçreli, 2021’de Morges garında polis kurşunuyla öldü. Border Forensics’in araştırması, polisin “meşru müdafaa” iddiasını çürüttü.
- Michael Kenechukwu Ekemezie (39), Nijeryalı, Mayıs 2025’te Lozan’da gözaltındayken yaşamını yitirdi.
Ayrıca, Lozan’da polis takibinden kaçarken kaza yapan Marvin (17) ve Camila (14) adlı iki genç de son aylarda hayatını kaybetti. Marvin’in ölümü sonrası Prélaz mahallesinde iki gece süren polis-halk çatışmaları yaşandı.
İSTATİSTİKSEL RAKAMLARDA IRKÇILIK
- İsviçre’de yaşayanların %17’si son beş yılda ırkçı ayrımcılığa maruz kaldığını bildirdi. Bu, yaklaşık 1,2 milyon kişiye denk geliyor.
- 2024’te ırkçılık mağdurlarına destek veren danışma merkezleri 1211 vaka kaydetti. Bu, bir önceki yıla göre %40 artış anlamına geliyor.
- En sık karşılaşılan ayrımcılık türleri: eğitimde, işyerinde ve kamusal alanda yabancı düşmanlığı ve Siyahlara karşı ırkçılık. Müslüman karşıtlığı artış gösterirken, antisemitizm yüksek seviyede sabit kaldı.
“HEPİMİZ IRKÇI KALIPLARLA BÜYÜTÜLÜYORUZ”
Riss, ırkçılıkla mücadelenin yalnızca polisle sınırlı olmadığını vurguluyor: “İsviçre ayrımcılıkla mücadelede yetersiz. Genel bir anti-diskriminasyon yasası gerekiyor. Okullarda ırkçılıkla ilgili zorunlu dersler verilmeden kalıcı değişim sağlanamaz. Hepimiz, farkında olsak da olmasak da ırkçı bir toplumsallaşmanın içindeyiz. Bu yüzden günlük olarak ön yargılarımızla yüzleşmeli, onları kırmaya çalışmalıyız.” (Arkadaş)
