| İsviçre | Manşet

Kovid Yasası oylanıyor

Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi İsviçre’de de aşı sertifikası karşıtları sokaklara döküldü. Haftalardır Covid kısıtlamalarına karşı çıkanlar, İsviçre’nin en büyük şehirlerinin sokaklarında gösteriler yapıyorlar.

8 Temmuz’da, üç referandum komitesi, 19 Mart 2021’de Covid-19 yasasında yapılan değişikliğe karşı Federal Şansölye tarafından geçerli olduğuna karar verilen toplam 74.469 imza sundu. Pandemi döneminde ortaya çıkan ve net bir siyasi parti bağlantısı olmayan bu vatandaş hareketleri, hükümetin yetkisinin genişletilmesini ve özellikle kapalı alanlara erişim için 13 Eylül’den itibaren zorunlu olan Covid-19 sertifikasını eleştiriyor. İsviçre halkının altı aydan biraz daha kısa bir süre içinde ikinci kez aynı yasa hakkında oylamaya gitmesi ile İsviçre tarihinde bir ilk gerçekleşecek. 13 Haziran’da, ilk referandumun ardından, Covid-19 yasası seçmenlerin %60,2’si tarafından kabul edildi ve yalnızca hükümetin koronavirüsle mücadele tedbirlerine direncin yoğun olduğu orta ve doğu İsviçre’deki bazı kantonlar tarafından reddedildi. Ancak bu sefer, yasadan yana olanlar için kampanya daha zor olacak. İlk oylama öncesinde tartışmaların merkezinde yer alan ve kriz sırasında karantinalardan etkilenen işletmelere ve kişilere verilen mali yardım sorunu, o zamandan beri bireysel özgürlük tartışmalarının gölgesinde kaldı. Siyasi iklim de son aylarda çok daha sert hale geldi. İçişleri Bakanı Alain Berset de dahil olmak üzere politikacılara polis koruması verilmek zorunda kaldı ve sağlık önlemlerine karşı çıkanların bazı gösterileri, kolluk kuvvetlerinin sert müdahalesi ile karşılaştı.

Hangi önlemler etkilenir?

Referandum özellikle 13 Eylül’den beri restoranlara, spor salonlarına, sinemalara ve büyük kültürel ve sportif etkinliklere giriş için zorunlu olan Covid sertifikasını hedef alıyor. Ayrıca, referandumu başlatanlar bunu bir kampanya konusu yapmamış olsalar bile, bazı mali yardımların uzatılmasını da etkiliyor. Ancak referandum projesi, hükümetin dayattığı aşılama veya diğer sağlık önlemlerini etkilemiyor. 2013 yılında halk tarafından onaylanan salgın hastalıklar yasasının kapsadığı maske takma zorunluluğu veya zorunlu kapatmalar, epidemiyolojik durum gerektiriyorsa hâlâ uygulanabiliyor.

Hükümetin temel argümanları nelerdir?

Hükümet, Covid sertifikasının nüfusun mümkün olduğunca normale yakın bir sosyal yaşama dönmesine izin verdiğini söylüyor. Federal Konsey’e göre Covid sertifikası sosyal etkileşimi, bulaşıcı olmayan veya bulaşıcı olma olasılığı çok düşük olanlarla sınırlamanın en etkili yoludur. Ekonomik düzeyde, aşı geçişi ekonomik faaliyetlere izin verir ve iş tasarrufu sağlar. Belge ayrıca İsviçre’de ve yurtdışında seyahat etmeyi de kolaylaştırıyor. Son olarak, kanun sayesinde şirketler, personellerini izne çıkarmak zorunda kaldıklarında ek desteklerden yararlanmaya devam edecekler.

Karşı temel argümanlar nelerdir?

Muhalifler, Covid sertifikasının aşılanmamış kişilere karşı ayrımcılık yaptığına ve dolaylı olarak aşı olmayı zorunlu tutacağına inanıyorlar. Hükümet Covid sertifikasını, İsviçre’nin kıtadaki en düşük aşı oranlarından birine sahip olduğu göz önüne alındığında, nüfusu aşı olmaya zorlamak için tasarlanmıştır. Onlara göre bu önlem toplumu böler ve toplumsal barışı tehdit eder. “Hayır” kampı, hükümetin “sağlıkta otoriterliğin” ve bu yasa kapsamında talep edilen yetkilerinin “antidemokratik ve tehlikeli” bir uzantısı olduğu gerekçesiyle istemiyor. Referandumu başlatanlar, yeni yasada yer alan elektronik temas takibinin bir sonucu olarak vatandaşların kapsamlı elektronik gözetimine karşı da uyarıyorlar.

Kim yandaş, kim karşı?

SVP/UDC, Covid yasasında yapılan son değişikliklere karşı çıkan tek iktidar partisidir. Yaz aylarında bir parti kongrelerinde delegeleri, yasayı 23’e karşı 181 oyla açık ara oy çokluğu ile reddettiler. Parti ayrıca üç vatandaş komitesi tarafından başlatılan referandumu da destekledi. Hükümet ve parlamentonun büyük bir çoğunluğu yasayı destekliyor. Bununla birlikte, Halk Partisi üyesi Maliye Bakanı Ueli Maurer, eylül ayı başlarında partisinin üyelerine hükümetin “Kovid krizinde başarısız olduğunu” söylediği için diğer bakanlarla iş uyumunu ihlâl etmekle suçlanıyor. Ayrıca, koronavirüsle mücadele tedbirlerine karşı çıkan bir grup olan “Freiheitstrychler” in bir süveterini giyerek tartışmalara yol açmıştı.

Yasa reddedilirse ne olur?

Yasanın reddedilmesi durumunda, parlamento tarafından ilkbaharda kabul edilen değişiklikler, federal anayasaya göre, kabul edildikten bir yıl sonra, 19 Mart 2022 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacak. Dolayısıyla artık Covid sertifikaları vermek ve denetlemek için yasal bir dayanak olmayacak. Ancak referandumu başlatanlar, yurt dışına seyahati kolaylaştırmak için gönüllü bir Covid sertifikasından yana. Büyük etkinlikler için sunulan mali destek de gelecek baharda sona eriyor. Hükümet, işsizler için ek günlük ödenekleri sona erdirme planını ve izin ödemelerini 24 aya kadar uzatma seçeneğini engellemeyi zaten başarmıştı. Son olarak, hükümetin artık ilaçların veya diğer önemli tıbbi ürünlerin geliştirilmesi için finansman programları başlatmasına izin verilmeyecek. (Arkadaş)