İTALYAN SINIR İŞÇİLERİ İLO’YA BAŞVURDU

İsviçre’de çalışan İtalyan sınır işçilerinin kurduğu Ufis (Unione Frontalieri Italiani in Svizzera – İtalyan Sınır İşçileri Birliği), çalışma koşullarında yaşanan kötüleşme gerekçesiyle Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) resmi başvuru yaptı.

Ufis Başkanı Lisa Molteni, başvurunun nedenini şu sözlerle açıklıyor: “Başvurumuz, sınır işçilerinin çalışma koşullarındaki genel bir kötüleşmenin tespit edilmesi üzerine yapıldı. Sağlık vergisi, eski ve yeni sınır işçileri arasındaki ayrım ve uzaktan çalışma konusundaki belirsizlikler bunun başlıca örnekleri. Artık bunun münferit olaylar olmadığını, yerleşik bir uygulama hâline geldiğini görüyoruz.”
Molteni, Ufis’in bu girişimini “çok katmanlı bir stratejinin parçası” olarak tanımlıyor. Örgüt, daha önce İtalya Sayıştayı’na ve Avrupa Komisyonu’na da başvuruda bulunmuştu. Molteni, iki kurum nezdinde yürütülen başvurular arasındaki farkı şöyle aktarıyor: “Avrupa Komisyonu’na yapılan başvuruda İsviçre-AB ikili anlaşmalarının ve AB hukukunun ihlal edildiğini belirtiyoruz. ILO’ya yaptığımız başvuruda ise uluslararası çalışma sözleşmelerinin ve sınır işçilerinin temel haklarının İtalya ve Ticino Kantonu tarafından ihlal edildiğini bildirdik.”
Molteni’ye göre hedef net: hükümetleri ve parlamentoları teknik bir süreç üzerinden düzenlemeleri değiştirmeye zorlamak.

UFİS NEDİR?
İtalyan sınır işçileri tarafından kurulan Ufis, tamamen sınırda çalışan işçilerden oluşan yeni bir sendikal birlik. Hem İtalya’da hem İsviçre’de hem de Avrupa düzeyinde sınır işçilerinin kolektif haklarını savunmayı amaçlıyor. Ufis, temsil ettiği kesimin yaşadığı sorunlara içerden ve doğrudan bir perspektifle müdahil olmayı vurguluyor.

BAŞLICA SORUNLAR: ÇİFTE VERGİ, AYRIMCILIK, BELİRSİZLİK
“Sağlık vergisi” tartışması: Sendikanın öncelikli şikâyetlerinden biri, 2024 bütçe yasasına eklenen “sağlık vergisi”. Düzenleme, 17 Temmuz 2023’ten önce İsviçre’de çalışmaya başlayan “eski sınır işçileri” için net gelirin %3 ile %6’sı arasında bir kesinti öngörüyor; üst sınır aylık 200 avro.
Yetkililerin gerekçesi, İtalya’daki sınır bölgelerdeki sağlık personelinin İsviçre’ye geçişini durdurmak ve hastanelerdeki açığı kapatmak.
Ancak yasa uygulanamıyor. İsviçre, veri paylaşımı için yasal temel olmadığı gerekçesiyle işçilerin gelir bilgilerini İtalya’ya iletmeyi reddetti. Lombardiya Bölgesi bu engeli aşmak için işçilerden gelir beyanı talep etmeye hazırlanıyor. Molteni durumu şu sözlerle özetliyor: “Bu bir belirsizlik alanı hâline geldi. Sınır işçileri hiçbir bilgi almadan bekliyor. Ayrıca vergiyi kökten doğru bulmuyoruz; bu açıkça çifte vergilendirme.” Ufis’e göre işçiler zaten İsviçre’de ödedikleri vergilerin %40’ının İtalya’ya aktarılması yoluyla sisteme katkı sağlıyor.
“Eski ve yeni işçiler arasında ayrımcılık”: 2023 yılında imzalanan yeni sınır işçisi anlaşması, aynı işi yapanlar arasında farklı vergi ve sosyal güvenlik uygulamalarına yol açıyor. 17 Temmuz 2023 öncesi işe başlayanlar yalnızca İsviçre’de vergilendiriliyor. Bu tarihten sonra başlayanlar hem İsviçre’de hem de İtalya’da vergi ödemek zorunda. Bu fark, yıllık gelirde ciddi kayıplar yaratıyor. Örneğin, yeni işe başlayan bir hemşirenin, aynı işi yapan eski statüdeki meslektaşına göre yılda 10 bin franktan fazla kaybı olabiliyor. Molteni anlaşmanın imzalanmış olmasını yeterli bulmuyor: “İki hükümet imzaladı diye adil olduğu anlamına gelmez. Eğer bir anlaşma ayrımcılık üretiyorsa değişmelidir.”
Uzaktan çalışmanın belirsizliği: 2025 yılında yürürlüğe giren düzenleme, sınır işçilerinin çalışma zamanının %25’ine kadar evden çalışabilmesine izin veriyor. Ancak sosyal güvenlik, sigorta ve vergilendirme açısından hâlâ gri alanlar bulunuyor. %25’in üzerine çıkan işçiler İtalya sosyal güvenlik sistemine geçmek zorunda kalıyor. Bu durum, birçok işçinin risk almamak için uzaktan çalışmadan vazgeçmesine neden oluyor.
Molteni’nin talebi net: “Uzaktan çalışırken de sınır işçisi statüsünün korunması ve sigorta kapsamının tam olması gerekiyor.”
Ristorni ödemelerinin şeffaflığı sorgulanıyor: İsviçre’nin İtalya’ya aktardığı vergi paylarının (ristorni), sınır belediyelerinde nasıl kullanıldığı da başvurunun konusu. Ufis, hesap verebilir ve denetlenebilir bir raporlama talep ediyor: “Bu kaynaklar bütçe açıklarını kapatmak için değil, bölgede yaşayan ve çalışanlar yararına kullanılmalıdır.”

ILO’DAN NE TALEP EDİLİYOR?
Ufis, ILO’dan resmi izleme mekanizması başlatmasını ve İtalya-İsviçre arasında, sosyal tarafların da yer aldığı bir üçlü müzakere masası kurulmasını istiyor. Sendikanın öncelikli talepleri şunlar:
* “Sağlık vergisinin” tamamen kaldırılması
* İsviçre sigorta sisteminin tam olarak tanınması
* Eski-yeni sınır işçisi ayrımının kaldırılması
* Uzaktan çalışmada uluslararası güvencelerin tanımlanması
* Ristorni ödemelerinin şeffaf biçimde kullanılması
* İşsizlik ödeneklerinde dış ülkede çalışma süresinin tam olarak hesaba katılması
Ticino Kantonu da başvuruda açık biçimde zikrediliyor. Molteni, kantondaki bazı idari uygulamaların ayrımcılığı derinleştirdiğini savunuyor.
ILO devreye girerse süreç uzun olacak. Molteni, kararın kısa vadede alınmayacağını kabul ediyor: “ILO süreçleri aylarla değil yıllarla ölçülür. Önce resmi bir kabul bekliyoruz, ardından izleme ve umuyoruz ki üçlü masa yönünde adım gelir.”

ILO’NUN ROLÜ
1919’da kurulan ILO, uluslararası çalışma standartlarını belirleyen ve üye devletlerin uyumunu denetleyen bir yapı. Bir ülkedeki mevzuatın uluslararası sözleşmelere aykırı olup olmadığını tespit edebiliyor. Ufis’in başvurusu, tam da bu denetim mekanizmasını harekete geçirmeyi hedefliyor.
Ufis, sınır işçilerinin hakları konusunda tüm düzlemlerde mücadeleyi sürdüreceğini açıklarken, gözler şimdi ILO’nun vereceği kararda. (Arkadaş)