İsviçre Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu DİDF, 11.Genel Kongresini Basel’de gerçekleştirdi

 

TÜRKİYELİ EMEKÇİLER MÜCADELENİN PARÇASI

Kongrenin açılış konuşması ve saygı duruşunun ardından divan seçimi gerçekleştirildi. Sonrasında ise Unia Sendikası Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Nico Lutz ve İsviçre Demokrasi İnisiyatifi’ni temsilen Claudia Wirthlin konuşma yaptılar. Claudia Wirthlin Demokrasi İnisiyatifi Komitesinin çalışmalarından bahs ederek, İsviçre’de 2.3 vatandaş olmayan göçmenin yaşadığını, bunlardan 1.2 milyonunun vatandşlığa başvuru koşullarını yerine getidiğini söyleyerek bu sayıdan İsviçre genelinde  40 bin kişinin vatandaşlığa geçiş için başvuruda bulunabildiğine bunlardan bir kısmının da zaten başvuru süresinde ret edildiğine dikkat çekti. Avrupa ülkeleri arasında vatandaşlığa geçiş koşullarının en zor  olduğu ülkelerden biri olan İsviçre’de işlemlerin de çok pahalı olduğuna işaret eden Wirthlin, istatistik verilerin sonuçlarına göre yüksek okul mezunları ve gelir durmu ortalamının ütünde olanların oranının İsviçre vatandaşlığına geçenler içerisinde daha çok olduğunu söyledi. İşçilerin ve dargelirli göçmenlerin hem maddi koşullar hem de istenilen şartları sağlamada dezavantajlı bir konuma bu polikalarla  bilinçli itildiğini ifade eden Wirhlin, ortaya çıkan tablodanda ırkçı ve ayrımcı partilerin politik fayda sağlayarak istismar ettiğine dikkat çekti.

Claudia Wirthlin

1980’li yılların başından itibaren DİDF önceli Türkiyeli İşçiler Cemiyeti ile ortak işer yaptıklarına değinene Wirthlin bu komitede de DİDİF ile beraber yer alarak ayrımcılığa ve hak eşitsizliğine karşı birlikte mücadele ettiklerine dikkat çekerek, halk oyuna sunulacak tarihin belirlenmesiyle beraber çalışmaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

BİRLİKTE MÜCADELE

Unia Sendikası MYK üyesi Nico Lutz ise ırkçı parti SVP’nin girişimi olan 10 Milyonluk İsviçre İnisiyatifine ve olası sonuçlarına değindi. Kaos İnisiyatifi olarak da adlandırılan girişimin özü itibarıyle işçilerin ve çalışanların kazanılmış haklarını hedeflediğini, göç kontrolü adı altında çalışma yaşamını dizginsiz sömürüye açmayı planladığını söyledi. İsviçre’de üretilen yaşamı kafa sayısına endeksleyen girişimin perdelediği bazı gerçekleri de dile getiren Lutz İsviçre’nin geçmen işçiler tarafından inşaa edildiğini sömürülenlerin çoğunluğunun farklı sektörlerde çalışan göçmen işlerden oluştuğuna dikkat çekerek bu girişimle sömürünün daha da katmerleştirilmek itendiğine dikkat çekti.  DİDF ile bir çok mücadele alanında bir araya geldiklerini  ortak talepler için birlikte mücadele ettiklerini dile getiren Lutz bundan sonra da birlikte mücadelenin olanaklarının  ilerletilmesi geretiğine vurgu yaptı.

Nico Lutz

Güncel politik durum, faaliyetler üzerine yapılan çeşitli sunumların ardından delegeler çalışmaları değerlendirerek sonuçlar çıkardılar. Bir çok faaliyet alanının yanı sıra yükselen milliyetçi dalgaya ve bölünmüşlüğe karşı ortak yaşam ve birlikte mücadele perspektifiyle sürdürülen çalışmaların yaygınlaştırılmasını; iş yeri ve sendika çalışmasının geliştirilerek daha da ilerletimesini öne çıkaran kongre, kadın gençlik ve Türkiyeli emekçilere yönelik faaliyet alanlarını tartışarak çeşitli kararlar aldı.

9 kişiden oluşan yöteim kurulunun seçilmesinden sonra kongre sona erdi.