ISRARLI TAKİP (STALKİNG) 1 OCAK 2026’DAN İTİBAREN YASAKLANDI

Nilgün Özdal

İsviçre’de uzun süredir kadın/feminist hareketlerin ve mağdur örgütlerinin talep ettiği önemli bir yasal adım atılıyor: 1 Ocak 2026’dan itibaren “ısrarlı takip” (stalking) açıkça suç sayılacak. Yeni düzenleme ile stalking ilk kez İsviçre Ceza Kanunu’nda bağımsız bir suç olarak tanımlanıyor.
Israrlı takip; sürekli mesaj gönderme, izleme, istemeden temas kurma, tehditkâr davranışlar ya da dijital yollarla taciz gibi birçok biçimde ortaya çıkıyor. Bu davranışlar özellikle kadınları, queer bireyleri ve göçmen kadınları hedef alıyor ve ciddi psikolojik sonuçlara yol açabiliyor. Buna rağmen bugüne kadar stalking vakaları çoğu zaman “hafif” suçlar kapsamında değerlendirilmiş, mağdurlar yeterince korunamamıştı.

Yeni yasa, bu durumu değiştirmeyi amaçlıyor. Artık tek tek olaylar değil, davranışların sürekliliği ve mağdur üzerindeki etkisi esas alınacak. Böylece polis ve yargı makamları daha erken müdahale edebilecek, mağdurların korunması güçlendirilecek. Bu düzenleme, stalking’in “rahatsız edici ama önemsiz” bir davranış değil, cinsiyete dayalı bir şiddet biçimi olduğunun resmî olarak kabul edilmesi anlamına geliyor.

Kadın mücadelesi perspektifinden bakıldığında bu gelişme önemli bir kazanım olsa da yeterli değildir. Yasanın etkili olabilmesi için uygulamada mağdur dostu yaklaşımlar, kolluk kuvvetleri ve yargı mensupları için toplumsal cinsiyet temelli eğitimler ve özellikle çok dilli danışmanlık ve destek hizmetleri gereklidir. Yasa ancak bu destek mekanizmalarıyla birlikte hayata geçirildiğinde, gerçekten koruyucu olabilir.
1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek bu düzenleme, İsviçre’de şiddete karşı mücadelede önemli bir eşik oluşturuyor. Ancak mücadele tarihi bize şunu hatırlatıyor: Yasalar tek başına yeterli değildir; esas değişim, toplumsal farkındalık ve dayanışmayla mümkündür.