BAĞLANTILAR

Evrensel     
       
Teori ve Eylem  
       
Yeni E         
     
Yeni Hayat    

Ekmek ve Gül         

Evrensel WEB TV  

Önceki haberler 
1     2    3     4     
Gelir dağılımında uçurum derinleşti













 Bu yılki 1 Mayıs; pandemi koşullarında gerçekleşecek ikinci 1 Mayıs kutlaması olacak. Covid-19 virüsü, dünya genelinde bir salgına dönüştükten sonra görüldü ki salgının çıkışı belirli bir doğallık ilişkisi içerisinde değerlendirilse de yol açtığı sonuçlar tamamen sınıfsaldı. Sermaye iktidarları dünya genelinde salgınının yayılmasını engelleyecek dişe kemiğe dokunur hiçbir önlem almamakla kalmadılar ve Covid-19’u bir işçi sınıfı hastalığına dönüştürdüler. Fabrikaların çarkları döndü, elektrikleri kesilmedi, üretime her koşulda devam edildi. Önlemsiz ve zorunlu koşullarda işçiler salgına rağmen ölümle burun buruna çalıştırılmaya devam edildiler. Patronlara ve kapitalist işletmelere açtığı kredilerle, geri ödemesiz desteklerle can simidi gönderen sermaye iktidarı, işçiye ise kısa çalışma ödeneği ile kesintiye uğratılmış ücreti layık gördü. Azalan ücretlerle reel alım gücü iyiden iyiye düşen emekçi yığınlar, imtiyaz ve teşviklerle kollanan patronlar tarafından sokağa atıldı. Birçok kapitalist,yaşanan krizi fırsata çevirerek ya üretimi durdurarak işletmesini kapattı ya da başka ülkelere taşıdı.  Pandemiyle beraber ekonomide dönemsel yükselişler yaşansa da, belirsizlik etkisini bazı yönleriyle sürdürüyor ve sosyal siyasal yaşam üzerindeki kısıtlama ve engellemeler uygulanmaya devam ediyor. Kaplumbağa hızında ilerleyen aşılamanın federal konseyin ilan ettiği tarihe kadar gerçekleştirilmesi mümkün görünmediği gibi, ilaç ve kimya tekellerinin aşı pazarıyla ilgili birbirleriyle giriştikleri kavga da sertleşip, siyasal yön kazanarak devam ediyor.  
Toplumun ezici çoğunluğunun ağır koşullar altında geçirmeye çalıştığı bu süre boyunca, kapitalist sınıfın iktidarı halkın ve emekçi yığınların hak ve kazanımlarına el uzatmaktan da geri kalmadı. Reform paketleriyle kazanılmış haklar hiçleştirilip örgütsüzlük dayatılırken, küçük esnaf verileceği duyurulan ve bin dereden su getirilerek sonunda verilmeyen desteğin kurbanı haline getirildi.  Son bir yıl içerisinde resmi işsiz sayısı 50 bin arttı ve bunların içerisinde kalıcı işsizlerin sayısı daha da baskın hale geldi.  Pandemi sağlık yönüyle,  sonuçları itibarıyla da işçi sınıfını ve emekçi yığınları vurdu.
Gazetemiz baskıya girdiğinde emek örgütleri bu yılki 1 Mayıs etkinlikleri ve kutlamaları hakkında resmi bir açıklama yapmış durumda değildi. Federal konseyin şuandaki geçerli kısıtlama kararlarının  1 Mayısı kapsayacak şekilde uzatılıp uzatılmayacağı da henüz belli değil. Sendikaların sokakta yapılacak gösteri ve kutlamalara çağrı yapıp yapmamasından bağımsız olarak, işçilerin ve emekçi katmanların sosyal saldırılara, emeklilik reformu paketine, işsizliğe, salgının faturasının işçi ve emekçilere kesilmesine karşı daha güçlü bir mücadele dinamiğine ihtiyacı var. Bu dinamiğin sağlanabilmesi için de salgın tehdidi altında korunmasız ve zorunlu olarak çalıştırılan işçi ve emekçilerin, sokak da dahil tüm mücadele biçimlerinde birleşmesine ihtiyaç var. Salgın koşullarının neden olduğu sonuçlara ve aşılamadan tutalım da koruyucu önlemlerin uygulanmasına kadar konsey eliyle uygulanan politikalara karşı biriken tepkinin doğru kanallara yöneltilebilmesi, son zamanlarda yaygınlaşmaya başlayan korona karşıtı gösterilere yukarıda sıralanan sebeplerle katılarak tepki gösteren kesimlerin de popülist istismarcı sağcı kesimlere yedeklenmesinin önlenebilmesi; ancak bu suretle sağlanabilecektir. 1 Mayıs bu yönüyle fırsat olarak kullanılmalıdır. (arkadaş)  

13 Haziran’da İsviçre’de 3 Oylama Yapılacak


















13 Haziran’da İsviçre 3 yeni oylamaya gidecek. Ana başlıkları ise, Anti-Covid yasası, terörle mücadele tedbirleri ve CO2 yasası.
Federal Şansölye yaptığı açıklamada, Ocak ayında yapılan Covid karşıtı referandumun başarılı olduğunu ve 90 binden fazla imzanın geçerli olduğunu doğruladı. Covid oylamasının yanı sıra CO2 yasası ve yeni terörle mücadele tedbirleri oylamaları da 13 Haziran' da yapılacak.
Referandumun destekçileri, salgın sırasında Federal Konsey'in acil durum yetkilerinin geriye dönük olarak meşrulaştırılmasını ve 2021 sonuna kadar uzatılmasını önlemek istiyor. Kovid-19 Yasası'nın gereksiz olduğuna inanıyorlar, çünkü metnin çoğunluğu Federal Konseyin düzenleyebileceği ekonomik yardımlarla ilgili.
Bir diğer oylama ise CO2 yasası için. Yaklaşık üç yıl süren tartışmaların ardından Eylül ayında oylanmasına karar verilen CO2 yasası, İsviçre'nin CO2 emisyonlarını 2030 yılına kadar 1990 yılına kıyasla %50 azaltmasına ve küresel ısınmayı özellikle hava taşımacılığı (sadece yolcular) ve benzin vergisi yoluyla 1,5 dereceyle sınırlamasına olanak sağlamayı hedefliyor. Muhalifler bunu "pahalı ve etkisiz" olarak görüyor.

Terörle mücadele önlemleri 
Federal Terörle Mücadele Polis Tedbirleri Yasası'na (MPT) karşı olan üçüncü bir referandum için de karar alındı. Girişim önerisini 141.264 kişi imzalamıştı ve 76.926’sı geçerli imzaydı.
Metinde, suç veya terör örgütlerini destekleyen kişilerin on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması ve cezai işlem konusu olmayan kişilere karşı önleyici tedbirler getirilmesini istiyor. Soldan gelen referandum komitesi, temel hakları ve bireysel özgürlükleri kısıtladığını düşünüyor. (Arkadaş)