BAĞLANTILAR

Evrensel     
       
Teori ve Eylem  
       
Yeni E         
     
Yeni Hayat    

Ekmek ve Gül         

Evrensel WEB TV  

Kürtçenin Resmi Dil Olması İçin Kampanya

















21 Şubat Komisyonu, Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olması talebiyle 22 Şubat günü imza kampanyası başlattığını duyurarak, kampanyaya destek çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milleteler (BM) Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2000'de 21 Şubat tarihini Dünya Anadil Günü olarak ilan etti. "Dünya Anadil Günü" 21 yıldır anadil ile ilgili farkındalığı arttırmak, çok dilliliği savunmak, dillerin unutulmamasını sağlamak amacıyla kutlanıyor.BM'nin paylaştığı verilere göre dünyada 7 binden fazla dil konuşuluyor. Dünyada konuşulan dillerin %40'ı da yok olma tehlikesi altında. Yok olan dil ile beraber dilin ait olduğu kültür ve toplumsal hafıza da yitip gidiyor. 

    Türkiye'de 18 dil tehlike altında
    UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlas’ına göre Türkiye'de 18 yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında olan dil olduğunu gösteriyor. Bunlardan Ubik, Mlahso ve Kapadokya Yunancası tamamen yok olmuş durumda, Hertevin ise yok olmak üzere.
    Türkiye'de milyonlarca kişinin anadili olan Kürtçe, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya değil, ancak kamuoyu araştırmalarına göre dili konuşanların oranı her geçen gün azalıyor.
Bu kapsamda Kürt dil kurumları son dönemlerde Kürtçe'nin korunması ve geliştirilmesi çağrısının yanında çeşitli kampanyalar da düzenliyor. Bu çalışmalardan biri de 21 Şubat Dünya Anadil Günü münasebetiyle "Kürtçe resmi ve eğitim dili olsun" imza kampanyası. Kampanya, Kürt Dil Platformu, Kürt Dili ve Kültür Ağı ile Kürt Dil Hareketi gibi Kürt dil kurumları tarafından başlatıldı. Düzenlenen imza kampanyasıyla Kürtçe'nin Türkiye'de resmi ve eğitim dili olması hedefleniyor.

    "Topladığımız imzaları Cumhurbaşkanlığı dahil birçok kuruma teslim edeceğiz"
    Konuyla ilgili açıklama yapan Kürt Dil Platformu Sözcüsü Şerefhan Cizîrî, herkesi kampanyaya destek verme çağrısında bulundu.
    İmza kampanyasıyla Kürtçe'yi resmi ve eğitim dili olarak bir statüye kavuşturmayı amaçladıklarını belirten Cizîrî, birçok siyasi parti, sendika, baro, milletvekili, belediye başkanı, aydın ve sanatçının kampanyaya destek verdiğini söyledi.
    Kampanyaya katılmak isteyenler için iki farklı seçenek sunduklarını belirten Cizîrî, "Birincisi form şeklinde olacak. Bileşenlerimiz olan kurumlar bunu bulundukları köy, ilçe ve kentlerde üyelerine imzalatacaklar. İkincisi de internet üzerinden olacak. Fiziki formlara ulaşamayan dünyanın farklı ülkelerindeki insanlar online olarak imza kampanyasına katılabilecekler" diye konuştu.
    Topladıkları imzaları Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve siyasi parti liderleri dahil birçok kuruma teslim edeceklerini kaydeden Cizîrî, şunları kaydetti:
"Bu kampanya ile Kürtçe'nin bir statüye kavuşturularak kamusal alanda kullanılmasını hedefliyoruz. Tüm Kürtlerin destek vererek imzalamasını istiyoruz. Hatta Kürt dostları dediğimiz demokrat, eşitlik ve insan haklarını savunan Türk kardeşlerimizin de imzalamasını istiyoruz. Çünkü bu kampanya hiçbir siyasi partiye veya kuruma ait değildir. Dolayısıyla tüccarının da aydının da gazetecisinin de politikacısının da tüm Kürtlerin bu kampanyaya destek vermesini arzu ediyoruz."
    Kürtçe eğitimi desteklemeleri için daha önce birçok siyasi parti ile görüştüklerini aktaran Cizîrî, yeni kurulan partiler de dahil sanatçı, aydın ve entelektüel isimlerin bir araya geleceklerini belirterek, devamında şu ifadelere yer verdi:
    "Şarkıcı, türkücü, tiyatrocu olarak tanınan Hakkârili, Erzincanlı, Mardinli veya Diyarbakırlı 100'lerce isim var. Kürt olan herkesin bu kampanyaya destek vermesi boynunun borcudur. AK Parti ve CHP dahil tüm siyasi partiler Kürtler yer alıyor. Onların da kampanyaya destek vermesi gerekir. Platform olarak Kürtçe'nin resmi ve eğitim dili olması için elimizden geleni yapacağız. Bununla ilgili belirli aralıklarla programlar yapıp daha aktif çalışacağız."

    EMEP: Dillere Ve Halklara Özgürlük Mücadelesinde Birleşelim
    21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle, Emek Partisi (EMEP) tarafından Kürtçe ve Türkçe olarak yayımlanan açıklamada, 21 Şubat’ın yine Türkiye’de diller üzerindeki baskı ve yasakların devam ettiği koşullarda karşılandığına dikkat çekildi.
    Her alanda ‘tekçiliği’ dayatan tek adam iktidarının dil alanında da ‘tekçi’ politikalar uyguladığına vurgu yapılan açıklamada, geçtiğimiz yılın ekim ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunda sahnelenecek olan ‘Bêrû’ oyununun ‘Tiyatro oyunu kamu güvenliğini bozabilir’ denilerek Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı tarafından yasaklandığı hatırlatıldı.
    Cezaevlerinden gönderilen Kürtçe mektupların iade edildiğini, cezaevlerine gönderilen Kürtçe mektupların ise alınmadığını belirten EMEP, Kürtçe yayın organlarına, Kürtçe kitaplara ulaşımda ciddi ihlaller yaşandığına dikkat çekti. EMEP, Kürtçenin hâlâ Meclis tutanaklarına ‘bilinmeyen dil’ olarak geçtiğine dikkat çekerek şu vurguları yaptı: “Bu iktidarın, Kürtçeye yaklaşımı bir kez daha apaçık ortaya sermekle birlikte aynı zamanda Kürt sorununun demokratik çözümüne olan mesafesini de göstermektedir. HDP belediyelerine atanan kayyumların ilk işi de Kürtçe eğitim veren, Kürt dili üzerine çalışmalar yapan okulları, kurumları kapatmak, Kürtçe tabelaları kaldırmak oluyor. Ülkeyi açık bir diktatörlüğe götüren ve “tek dil, tek millet, tek din, tek kültür” dayatmasında ısrar eden bu gerici tek adam iktidarına karşı; Dünya Anadil Günü’nde, Kürt halkının en önemli taleplerinden biri olan ana dilinde eğitimin önündeki engel ve yasakların kaldırılması, farklı dil ve kültürlerin bir arada eşitçe yaşayacağı demokratik bir ülkenin kurulması için, mücadeleden başka bir yol yoktur.” Tüm baskılara rağmen Dünya Anadil Günü’nü kutlayan EMEP son olarak her milliyetten demokrasi güçlerini dillere ve halklara özgürlük mücadelesinde birleşmeye çağırdı. (Arkadaş)


Önceki haberler 
1     2    3