BAĞLANTILAR

Evrensel     
       
Teori ve Eylem  
       
Yeni E         
     
Yeni Hayat    

Ekmek ve Gül         

Evrensel WEB TV  

Uluslararası Af Örgütü'nden  
insanca muamele  çağrısı
























Haber: Metin Alan

Uluslararası Af Örgütü, sığınma başvurusunda bulunan ve İsviçre'deki federal sığınma merkezlerinde kalan kişilere yönelik şiddeti derinlemesine araştırarak bir rapor yayınladı. Araştırmalar, ciddi taciz vakaları da dahil olmak üzere güvenlik personeli tarafından işlenen ihlalleri ortaya koymaktadır. Ortaya çıkan gerçekler ışığında örgüt, küçükler de dahil olmak üzere sığınmacıları hedef alan insan hakları ihlalleri konusunda uyarıda bulunuyor. İsviçre hükümetini suiistimalleri durdurmak için daha güçlü yasalar yapmaya ve caydırıcı önlemler almaya çağırıyor.
Uluslararası Af Örgütü, "Sığınmacılara insanca muamele yapmaya çağırıyorum" başlıklı raporunda: İsviçre federal sığınma merkezlerindeki insan hakları ihlallerini,  Göçmenler için Devlet Sekreterliği (SEM)'nin sözleşme yaptığı Güvenlik Şirketleri, Securitas SA ve Protectas SA çalışanlarının yaptığı taciz vakalarını belgeliyor. Raporda açıklanan ihlaller, Ocak 2020 ile Nisan 2021 arasında Basel, Chevrilles, Boudry, Altstätten ve Vallorbe merkezlerinde gerçekleşti. Bu konudaki bilgiler, istismar mağduru ve görevdeki veya görevlerinden ayrılmış on sekiz güvenlik görevlisi, yasal temsilciler, denetleme personeli ve eğitimciler dahil olmak üzere otuz iki kişiyle yapılan görüşmelerle elde edildi.
Uluslararası Af Örgütü, aralarında güvenlik görevlilerinin tacizine maruz kaldığını bildiren ikisi küçük çocuk olan 14 sığınmacı ile görüştü. Bu istismarlar arasında dayak, nefes almayı kısıtlayacak kadar fiziksel kısıtlama kullanımı ve epileptik nöbete neden olma, biber gazı solumayı takiben bayılma ve nefes almada güçlük, hatta hipotermi durumunda metal bir konteynırda alıkonulma yer alıyor. Bu kişilerden altısının hastanede tedavi görmesi gerekirken, diğer ikisinin yardım istemesine rağmen tıbbi tedavi görmesinin engellendiği tespit ediliyor. Bu rapor için toplanan bilgiler ve araştırılan vakalar, bazı durumlarda işkence veya diğer kötü muameleye varabilecek tacizleri ve istismarları ortaya koyuyor.
Uluslararası Af Örgütü İsviçre avukatı Alicia Giraudel açıklıyor: “Uluslararası Af Örgütü, bazıları reşit olmayan mağdurlardan, görevdeki veya görevlerini bırakmış güvenlik görevlileri ve merkezlerde çalışan diğer kişilerden toplanan kötü muameleye ilişkin raporlar nedeniyle derinden endişe duyuyor. Bu kişiler, fiziksel acı, istismar ve cezalandırıcı muameleyle ilgili şikâyetlere ek olarak, merkezlerde yaşayanları, özellikle de Kuzey Afrika'dan gelenleri hedef alan düşmanca tutum, önyargı ve ırkçılıkla ilgili endişelerini dile getirdiler.» diyor ve devam ediyor; “Bu raporda anlatılan durum insanları uyarmalıdır. Elbette, Göç Sekreterliği son zamanlarda, memnuniyetle karşıladığımız münferit istismar iddialarına yönelik harici bir soruşturma başlattı. Ancak ortaya çıkardığımız kanıtlar, hükümetin bu eylemlerin sadece birkaç "çürük elma" olduğunu düşünmeyi bırakmasını gerektiriyor. Acil sistemik sorunlarla mücadele etmeli ve kötü muameleyi önlemek, ırkçılığı ortadan kaldırmak ve federal sığınma merkezlerindeki insanların haklarını korumak için harekete geçmelidir ”.
Uluslararası Af Örgütü'nün soruşturması, bu merkezlerdeki kötü muamelenin endişe verici bir resmini çiziyor. Mevcut sistem merkezlerde yaşayanları istismara ve şiddete maruz bıraktığı için, yetkililerin sistemdeki boşlukların varlığını, daha geniş ve derinlemesine bir eylem ihtiyacını ortaya koyuyor.
Uluslararası Af Örgütü'nün görüşebildiği güvenlik personelinin çoğu aldıkları eğitimi sorgulayarak, üstlerinin kendilerinden şiddet kullanmaktan ve zorlayıcı önlemler almaktan çekinmemelerini istedikleri için şok olduklarını söylüyor. Bu görevliler "ikna odalarının" kullanımını özellikle endişe verici buluyorlar. Üstlerinin federal sığınma merkezlerinde bulunan kişilere karşı bazı meslektaşlarının saldırgan, kışkırtıcı ve aşağılayıcı davranışlarını göz ardı etmelerinden ve hatta cesaretlendirmelerinden üzüntü duyduklarını belirtiyorlar. Birçok merkez çalışanı için, mevcut sistem tarafından yansıtılan sığınmacıların imajı oldukça sorunlu. Potansiyel olarak şiddet içerikli oldukları ve içsel bir tehlike oluşturdukları varsayılıyor.
Uluslararası Af Örgütü, özellikle federal sığınma merkezlerinde SEM tarafından önleyici olarak kullanılabilecek güvenilir izleme ve kontrol mekanizmaları da dahil olmak üzere güvenlik düzenlemelerinin eksikliğinden endişe duyuyor. Örgüt, raporunda, merkezlerde bulunan sığınmacıların haklarına ve merkezin kurallarına aykırı olarak, güvenlik görevlileri tarafından "ikna odası" nın kullanılmasından duyduğu endişeyi dile getiriyor. Örgüt, merkezin dışında metal bir konteynırın (ikna odası) kullanılmasını doğaçlama bir gözaltı hücresi ve cezalandırıcı bir araç olarak sorunlu görüyor. Af Örgütü, görüştüğü güvenlik görevlilerinin, yasal yetkililerin ve üst düzey personelin neredeyse tamamı, bazı güvenlik görevlilerinin, meydana gelen şiddet olaylarının unsurlarını değiştirerek raporlar yazdıklarının tespit edildiğini ve bu durumu kınadıklarını açıkladı.
Uluslararası Af Örgütü, elindeki belgelerle kanıtladığı, çocuklara ve özellikle de savunmasız küçük çocuklara kötü muamele vakalarından da endişe duymaktadır. Bazılarının merkezlerde yetişkinlerle birlikte barındırılmasının çok ciddi sonuçları olabileceğini düşünüyor.
Uluslararası Af Örgütü, görüşülen mağdurların şikâyette bulunmak için nereye başvuracaklarını bilmediklerini ve kötüye kullanım durumunda adalete erişimin zor ve engellerle dolu olduğunu tespit ediyor. Merkezlerde çalışan veya çalışmış kişilerin hiçbiri herhangi bir uyarı mekanizmasının farkında değil. Merkezlerde çalışan bazı yönetim uzmanları, güvenlik görevlileri ve yasal temsilciler, şiddet olaylarının ardından SEM soruşturmalarının şeffaflığı, tarafsızlığı, etkililiği ve eksik yapılabileceği konusunda şüphelerini dile getiriyorlar.
Alicia Giraudel, “İsviçre makamları, kötü muameleyi önlemek için önlemler almalı ve bir sığınma merkezinde ikamet eden herkesin kötü muameleye, tacize ve ırkçı davranışa karşı korunmasını sağlamak için sağlam ve proaktif izleme sistemlerinin yürürlükte olmasını sağlamalıdır. Tüm istismar iddialarının derhal tam ve tarafsız bir şekilde soruşturulmasını, istismarın sorumlularının adalet önüne çıkarılmasını ve mağdurların tazmin edilmesini talep ediyoruz ” diyor.
Uluslararası Af Örgütü, merkezlerde ve personelde bulunan ve kullanım kuralları halk tarafından bilinen, erişimi kolay uyarı sistemleri de dahil olmak üzere bağımsız, güvenli ve etkili şikayet mekanizmalarının kurulması çağrısında bulunuyor. Örgüt ayrıca yetkilileri, özellikle Kuzey Afrika kökenli sığınmacıları hedef alan zehirleyici klişelere ve ırkçı davranışlara karşı mücadele etmeye çağırıyor; Son olarak, savunmasız küçüklerin artık federal sığınma merkezlerine yerleştirilmemesini, ancak başka bir barınma çözümünden yararlanmalarının sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Mart 2019'da İltica yasasının yürürlüğe girmesinin ardından federal sığınma merkezlerinin işletmesini devraldıktan sonra, SEM güvenlikle ilgili görevleri özel şirketlere, özellikle Protectas SA ve Securitas SA'ya taşerona verdi.
Af örgütü, ilk olarak sığınmacılara yönelik taciz ve kötü muameleden endişe duyan denetçiler ve güvenlik görevlileri tarafından, ardından mağdurların kendileri ve vakalara müdahale eden veya müdahil olan yasal temsilciler tarafından uyarılmıştı. (Arkadaş)