BAĞLANTILAR

Evrensel     
       
Teori ve Eylem  
       
Yeni E         
     
Yeni Hayat    

Ekmek ve Gül         

Evrensel WEB TV  

Sağlık emekçileri ayakta 





















Kamu Hizmetleri Sendikası (SSP) ve Mesleklerarası işçi sendikası (SIT) sendikaları bakım ve sağlık emekçilerinin maaşları için acil ve önemli ölçüde artış talep eden 4.500'den fazla imzanın bulunduğu bir dilekçe sundu.
SIT ve SSP sendikalarının çağrısı üzerine, yaklaşık elli kişi - çoğunlukla hijyen / temizlik servisinden sağlık emekçileri -HUG'ın hemen önündeki Parc des Chaumettes'te toplandı.
Sendikalar, “Sağlık emekçileri yıllardır maaşlarında artış, eğitimlerinde daha yüksek kalite bekliyor. Bu sektörlerdeki emekçilerin maaşları mesleki zorluklara asla uygun değil: gittikçe karmaşıklaşan bakım ve hizmet, beceri ve uygulamalarda artan beklenti ve sorumluluk, teknolojik gelişime ayak uydurma ve daha da zorlaşan eğitime rağmen, işçilerin maaşlarında yıllardır hiç bir artış görülmedi” açıklamasında bulundular.
Ağırlıklı olarak kadın emekçiler tarafından yürütülen bu işlerin ücretlerini artırarak sorumluluklarının, karmaşıklığının ve zorluğunun adil bir şekilde tanınmasının zamanı geldi. Sağlık krizi sırasında bu meslekler ön saflarda yer alarak kendi sağlıkları ve sevdiklerinin sağlığı pahasına risk aldılar. Sağlık emekçileri, Covid-19 hastalarına bakmak için dikkate değer bir çaba sarf ettiler.
Danıştay onlara sadece Covid ikramiyesi vermeyi reddetmekle kalmadı, ek olarak maaşlarını 4 yıllığına %1 düşürmeyi, 2021 ve 2023 yılbaşı ikramiyesini askıya almayı, maaşları 4 yıl boyunca güncellememeyi ve 2022'den itibaren çalışanların ödediği CPEG katkı payını artırmayı planlıyor.
Ayrıca Kasım ayında HUG (Cenevre üniversite Hastanesi) ile ihaleye çıkılarak seçilen taşeron işçi firması arasında yeni bir anlaşma yürürlüğe giriyor. Geçici işçilik kurumuyla yapılan önceki anlaşma, devlet maaş skalasına uyulmasını sağladı. Kasım ayı itibariyle bu durum artık geçerli olmayacak. Sendikaların açıklamasında, “HUG'da ücret düşüklüğüne ve yıllardır kaldırılması için mücadele ettiğimiz geçici çalışmadaki artışa açık kapıdır” ifadeleri yer aldı.
Sendikalar yaptıkları ortak açıklamada bu durumun kabul edilemez olduğunu, kamu emekçilerinin maaşlarına ve sübvanse edilen sektörlere yönelik herhangi bir saldırıyı reddettiklerini vurguladılar. (Arkadaş)



Gerekli imza toplandı  























İsviçre Sendikalar Birliği (USS), 13. AVS emekliliği popüler girişimi için 137.550 imza topladı. Sendika başkanı Pierre-Yves Maillard, "Girişimi yakında masaya koyacağız," dedi. 13. AVS emekli maaşı girişimi lehine 137.550 imza, bu projeyi destekleyen ittifak tarafından 28 Mayıs’ta Federal Şansölye'ye teslim edildi.
14 Kasım'da sona eren gerekli 100.000 imzanın toplanması için son tarih, koronavirüsle bağlantılı kısıtlamalar nedeniyle Federal Konsey tarafından 72 gün uzatılmıştı. Pierre-Yves Maillard, "Covid-19 salgınına rağmen girişimin bu kadar hızlı ve kısa zamanda başarılı olması, halkın çektiği acıyı gösteriyor" diye ekliyor.
Ulusal meclis üyesi (PS / VD) yaptığı açıklamada, 13. AVS emekli maaşı için "en geç" iki yıl içinde halkın oy kullanmasını beklediğini söyledi. Girişim metni, AVS yararlanıcılarına on üçüncü bir yıllık emekli maaşına eşdeğer bir ek ödeme yapmayı önermektedir.
Çalışanların ödediği katkı payları "rekor bir düzeye" ulaşmasına rağmen, ikinci sütun emeklilik maaşları çöktü. Yaklaşık on yıldır, ortalama olarak % 8'lik gerçek bir düşüş yaşadılar ve bu düşüş eğilimi hızlanıyor.
Emeklilik maaşları arasında kadınların aleyhine olan uçurum özellikle belirgin ve sorunludur. Bu nedenle 13. AVS emeklilik girişimi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında başlatılmıştı.
Emeklilerin üçte birinden fazlası ikinci sütun emeklilik maaşı bile almıyor. Ve emekli maaşları olsa bile, ortalama olarak erkeklerinkinin yarısı kadardır. Bunun nedeni, yaşamları boyunca ödedikleri mesleki kesintiler, yarı zamanlı çalışma ve daha düşük ücretlerle karakterize edilmesidir.
AVS'de ise erkek ve kadın emekli maaşları benzerdir çünkü çocuk bakımı ve akraba yardımları dikkate alınır ve emekli maaşları artar.
Pierre-Yves Maillard, bu girişimle "emekliliğin yavaş yavaş özelleştirilmesini önlemeyi" amaçladıklarını vurguluyor. Bankaların ve sigorta şirketlerinin mümkün olduğunca daha fazla üçüncü sütun ürünü satmak için AVS'yi karaladıklarına dikkat çekiyor. Ona göre, İsviçre'de makul emeklilik maaşları için yeterli para var.
Ulaştırma Personeli Birliği (SEV) başkanı Giorgio Tuti, 13. emekli maaşının ikinci sütun emekli maaşlarının çökmesini telafi etmek için de kullanılacağına inanıyor.
AVS emeklilik maaşları yaşamak için yeterli değil. Bugün emekli olan insanların yarısı, 3439 Frank’ın altında bir aylık emekli maaşı almak zorunda kalıyor. Yılda 3,5 milyar frank olarak tahmin edilen maliyetleri karşılamak için sendikalar İsviçre Ulusal Bankası'nın (SNB) kârını kullanmak istiyor. Girişimin başlatıcılarına göre, asgari AVS emekli maaşı ayda 1.185'ten 1.284 Frank’a çıkarken, maksimum emekli maaşı 2.370'den 2.567 Frank’a çıkacak.
Girişim, USS, emekli örgütleri ve kadınların bir ittifakı tarafından başlatılmıştı. (Arkadaş)



Boykot çağrısına tutuklama 























Orduyu boykot çağrısı yapmakla suçlanan iklim aktivistlerinin evine 26 Mayıs’ta baskın düzenlendi. 

Bir yıldan uzun bir süre önce başlatılan bir askeri grev çağrısına halkın da katılımı, polisin müdahale etmesine neden oldu. İsviçre basınında bolca yer alan haberde, aktivistlerin bilgisayarlarına, tabletlerine ve telefonlarına kolluk kuvvetleri tarafından el konuldu. Bu elektronik cihazlarda depolanan veriler kopyalandı. İsimleri Loïc, Kelmy ve Loris olan aktivistler İklim Grevi hareketi ve üyelerinin çalışmaları hakkında sorgulandı. Insiyatif bu baskınlarda orantısız güç kullanıldığını belirterek, yapılan operasyonların hukuksuz olduğunu belirtti. Yayınlanan bir basın açıklamasında, kolektifin Vaud bölümü "ifade özgürlüğünün ciddi bir şekilde ihlâl edildiğini" söyledi ve federal parlamenterlere çağrıda bulundu.
11 Mayıs 2020'de İklim Grevi insiyatifinin Fransızca konuşulan şubesi, bloğunda yayınlanan bir basın açıklamasında ordunun boykot edilmesi gerektiğini söyleyen bir açık mektup yayınladı. Mektupta, "Etik, ahlak, ekolojik ve sosyal sorumluluk gereği, [...] askeri vergiyi ödemeniz isteniyorsa, ödemeyin […]. Askere çağrıldıysanız gitmeyin” çağrısı yer aldı. 
Evine baskın düzenlenen Loïc, gözaltı sonrasında yaptığı basın açıklamasında, "Sabah erkenden evimde yedi polis memuru tarafından uyandırıldım" dedi. Akıllı telefonuna ve bilgisayarına el konulan Loïc, kendisini kolektifin eski bir üyesi olarak tanıtıyor ve altı gün boyunca çalışamadığını ve müşterileriyle iletişim kuramadığını ekliyor: "Bütün bunlar, Artık İklim Grevi insiyatifi üyesi bile olmamama rağmen yaşandı.”
Bütün hikâye bir yıldan biraz fazla geriye gidiyor. Vaud iklim grevi hareketi, 11 Mayıs'ta “askeri grev” çağrısında bulunan bir açık mektup yayınlamıştı.  Bu çağrının amacı, "kamuoyunu uyarmak, küresel ısınmaya karşı mücadele için harcanan bu kadar az paraya rağmen orduda bu kadar çok kamu fonunun kullanılması konusunda genel bir tartışma yaratmaktı. Yayınlanan bu açık mektup siyasi protestoydu" şeklinde ifade ediliyor.
Ancak Haziran ayında Parlamento'da ulusal meclis üyesi Jean-Luc Addor (UDC/VS), bu çağrıya tepki göstererek, Federal Konseye bu aktivistlere karşı harekete geçme niyetinde olup olmadığını soran bir önerge vermişti.
UDC(SVP) ulusal meclis üyesi Jean-Luc Addor, askeri güvenliğe saldırmakla ilgili olarak Konfederasyon Savcılığının (MPC) harekete geçmesi için öncülük etti. Ve «askeri bir emre karşı alenen itaatsizliği, hizmet görevlerinin ihlalini, askerliği reddetmeyi veya firar etmeyi alenen kışkırtan herhangi biri"nin cezalandırılmasını öngören Ceza Kanunu'nun 276. maddesine dayandırdı. Ancak Federal Konsey, "ceza hukuku suçları ve kabahatleri önlemeye ve cezalandırmaya hizmet eder, düşünce özgürlüğünü kısıtlamaya veya herhangi bir istenmeyen görüşü engellemeye hizmet etmez" yanıtını verdi.
Jean-Luc Addor daha sonra iklim grevcileri hakkında şikayette bulunmaya karar verdi ve yasal prosedür başlattı. Bu askeri grev çağrısının "tahrik ve askeri görevlerin ihlaline teşvik", üç yıla kadar hapis veya "mali suç" teşkil ettiğini söyleyerek, Konfederasyon Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Valais’li parlamenter tutumunu da şöyle özetledi: "Adalet görevi yapmıyorum ama ya hala hukuk devletindeyiz ve yasaları uyguluyoruz ya da hukuk devletinden vazgeçiyoruz" dedi. Öte yandan İsviçre ordusu ve ilgililer, askeri grev çağrısının yankılarının asgari düzeyde olduğu konusunda hemfikir. (Arkadaş)