BAĞLANTILAR

Evrensel     
       
Teori ve Eylem  
       
Yeni E         
     
Yeni Hayat    

Ekmek ve Gül         

Evrensel WEB TV  

Brexit à la Schweiz 











İsviçre, Müzakerelerdeki Anlaşmazlık İçin AB'yi Suçluyor

İsviçre hükümeti, Avrupa Birliği açık meselelerde taviz vermeye istekli değilse, kapsamlı bir anlaşma imzalamayacağını açıkladı. Başkan Guy Parmelin 26 Nisan’da düzenlediği basın toplantısında, "İsviçre'nin hayati çıkarlarını güvence altına alan dengeli bir sonuç istiyoruz", "Farklılıklarımızı gidermek için çözümlere ihtiyacımız var" dedi. 
Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, AB'nin şimdiye kadar İsviçre'nin önerilerini kabul etmeye istekli olmadığını, İsviçreli baş müzakerecinin son birkaç ay içinde birkaç görüşme yaptığını ve İsviçre'nin konumunu netleştirdiğini söyledi. Cassis, "Temel fark, insanların serbest dolaşımının tanımı (……) ve işgücü piyasası ile ilgili düzenlemelerdir" dedi.
Parmelin, İsviçre hükümetinin AB ile sözde çerçeve anlaşmasını terk edip etmediğini açıkça söylemeyi reddederken Cassis, İsviçre'nin AB ile yakın bağlarını sürdürmekle ilgilendiğini de sözlerine ekledi.
Açıklamalar, Parmelin ve Cassis'in Brüksel'de AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile üst düzey bir toplantı sonrasında her iki meclis komisyonunun dışişleri komitelerine brifing vermesinin ardından yapıldı.
Her iki meclis komisyonu da hükümetin, İsviçre'nin en büyük ticaret ortağı AB ile anlaşmayı pekiştirebilecek bir müzakereyi sürdürme konusunda hemfikir.
Hükümet, 26 kanton, işveren örgütleri ve sendikalarla yapılan istişareler sonrasında önümüzdeki birkaç gün içinde atılacak adımlara karar verecek.
Şu anda AB-İsviçre ekonomik bağları 120'den fazla ikili anlaşma ile yönetilmektedir.
Gözlemciler, bir anlaşmada başarısız olmanın İsviçre'nin enerji(elektrik) birliği gibi bir pazara yeniden erişimini engelleyebileceğini söylüyor. Mevcut anlaşmalar da, tıp teknolojisi ürünlerinin sınır ötesi ticaretiyle ilgili Mayıs ayında sona eren anlaşma gibi zamanla aşınacak.
İsviçreli araştırma topluluğu, ilerlemede yaşanan eksikliklerin İsviçre’nin Horizon Avrupa araştırma programına gelecekteki katılımını etkileyebileceğinden endişe duyuyor. Von der Leyen, İsviçre'nin çerçeve müzakerelerine yönelik taahhütlerine bağlı kalmadığını yineledi. İsviçre'nin Avrupa'ya katılmak için yoksul AB ülkelerinde, yaşam standartlarını iyileştirmek için öngörülen "uyum fonu" için vaat edilen fonların önündeki engelleri kaldırması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Aslında AB ile bir çerçeve anlaşması ile ilgili resmi müzakereler 2018'de sona erdi, ancak İsviçre hükümeti sonucu kabul etmeyi reddetti.
Baş müzakereci, AB'yi tartışmalı konuları; özellikle İsviçre'nin sosyal güvenlik planına erişimi, maaş seviyelerinin ve devlet sübvansiyonlarının korunmasını kapsamayan bir anlaşmaya ikna etmeye çalıştığı için AB'den "açıklama yapma" çağrısında bulundu.
Sağcı SVP(UDC) çerçeve anlaşmasına temelde karşı çıkarken, sendikalar ve sol partiler maaş koruması konusunda bir anlaşmayı bloke etme tehdidinde bulundular.
Diğer önde gelen partiler de, mevcut anlaşmanın ülke çapında yapılacak bir oylamada seçmenler tarafından kabul edilmesinin son derece düşük olmasına yol açacağına dair çekincelerini dile getirdiler.
Şimdiye kadar İsviçreli seçmenler, AB ile ikili anlaşmaları son 20 yıldan fazla bir süredir yedi oylamada da onayladılar. (Arkadaş)



Kimlik olmadan iltica yok
















Federal Hükümet, Sığınmacıların Elektronik Cihazlarını Araştırma İzni İstiyor

Ulusal Konsey 4 Mayıs günü, Federal hükümete sığınmacıların cep telefonlarını, tabletlerini ve diğer elektronik veri taşıyıcılarını inceleme yetkisi verilmesi ile ilgili bir öneriyi 65 ret oyuna karşılık 122 kabul oyuyla onayladı.
İltica Yasasında yapılan bu değişiklik, Devlet Göç Sekreterliğinin (SEM) sığınmacıların cep telefonlarını, tabletlerini, bilgisayarlarını ve USB belleklerini inceleyebilmesi için yasal dayanak oluşturmayı amaçlamaktadır. Oylanan değişikliğe göre, iltica talebinde bulunan kişinin kimliği, uyruğu veya seyahat güzergâhı, kimlik kartları temelinde veya başka bir şekilde belirlenemiyorsa, dijital ve elektronik cihazların, verilerin değerlendirilmesi için geçici olarak yetkililere teslim edilmesi gerekiyor.
Damien Cottier (FDP / VD) ön danışma komisyonunda, "Sığınmacıların yüzde 70 ila 80'i kimliklerini kanıtlayamıyor. Amaç dengeli bir çözüm bulmak olmalıdır. Mahremiyet hakkı federal anayasa tarafından güvence altına alınmıştır. Elektronik cihazlara el konularak verilerin araştırılması diğer tüm olasılıklar tükendiğinde son adım olmalıdır" dedi.

Yeşiller ve SP'den ret oyu
SP ve Yeşiller, temel olarak sığınmacıların elektronik verilerinin incelenmesini reddettiler. Balthasar Glättli (Yeşiller / ZH) "Almanya'dan böyle bir düzenlemenin uygun olmadığını gösteren deneyimlerimiz var. Yüzde 5'in altındaki bir başarı oranı için bu çok pahalı bir çözüm " dedi. Ayrıca "dikkatsizce" çalışılması halinde, bir sığınmacı ile bir avukat veya bir medya çalışanı arasındaki e-postaların da SEM'in eline geçebileceğini vurguladı.
Samira Marti (SP / BL) parlamento grubu adına yaptığı konuşmasında, yasadaki bu değişikliğin sığınmacıları suçlulardan daha kötü duruma düşüreceğini, çünkü bu kişilerin suçlu değil, yalnızca İsviçre'ye sığınma başvurusunda bulunduklarını, verileri kontrol etmek için yasal bir karara gerek olmadığını söyledi.

Kimlik olmadan iltica yok
Merkez grup adına konuşan Marianne Binder-Keller (AG), "Kim olduğunu bilmiyorsak, birisine iltica hakkını nasıl verebiliriz" diye sorarak önergeyi savundu.
FDP parlamento grubu da yönetmeliğin onaylanması lehinde konuştu. Kurt Fluri (FDP / SO) "Bu, tüm iltica yasası ile ilgili değil, yasaya bir madde ekleme meselesidir, kimlik olmadan iltica verilemez " dedi.
Önerge sahibi SVP Parlamento grubu da haliyle yasadaki değişikliği destekledi. Ayrıca Yeşil liberaller elektronik verilerin kontrol edilmesi lehinde konuştu.
Adalet Bakanı Karin Keller-Sutter, yasanın "sadece birkaç durumda" uygulanması gerektiğini hatırlattı. Federal Konsey, istişarede ifade edilen endişelerden dolayı, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden üç yıl sonra da bir değerlendirme yapılacağını, ek olarak, kişi feragat etmediği takdirde verilerin, etkilenenlerin mevcudiyetinde değerlendirileceğini belirtti. (Arkadaş)