Avrupa’da Biden rüzgarı
Biden ile normale döniş Trump'tan daha kötüsünün yolunu açıyor 













    ABD'de Trump döneminin sona ermesi ve Joe Biden'ın görevi alması Avrupa yönetimlerini ve liberal çevreleri sevindirirken Biden konusunda uyaran analizler de yayımlandı. Fransa gündemi ise mücadele.
    Biden’ın yemin tören sonrası Beyaz Saray’a yerleşmesi Almanya’da sevinçle karşılandı. Cumhurbaşkanı da dahil yapılan açıklamalarda Biden tebrik edilerek “kötü günlerin geride kaldığı”ndan söz edildi.
    Benzer şekilde Trump’ın görevinin bitmesiyle İngiltere de önemli bir kesim “normal koşullara dönüş” beklentisiyle kutlamalara başladı. Hatırlanması gereken ise Trump’lı yıllara yol açanın bugün geri dönüşü kutlanan o “normal” koşullar olduğu. Dünya ve ABD emekçileri açısından Biden’ın seçimi pek de umut vadetmiyor.
    Son yıllarda sokakların hiç boş kalmadığı Fransa’da işçi ve emekçi sendikaları ocak ayının son haftalarında da birçok eylem ve mücadele günü belirledi. 21 Ocak Perşembe günü sağlık emekçilerinin gerçekleştirdiği eylemlerin ardından ayın 26’sında öğretmenler ve 28 Ocak’ta enerji işçileri grev ve eylemler gerçekleştirecek. 4 Şubat perşembe günü de meslekler arası bir grev ve eylem günü olarak belirlendi.
 
UMUT TAŞIYICISI ANCAK SEVİMLİ BİR BÜYÜKBABA DEGİL
Robert BURDY / MDR
    Yeni ABD Başkanı Joe Biden bir siyasi fırtınanın ortasında siyasi dümeni devraldı: Ülke, tarihinin en kötü demokratik krizini yaşıyor. Korona salgını şimdiden 400 bin vatandaşı öldürdü. Ve ekonomi, derin bir kriz tehditi altında.
     Biden, memleketi Delaware’den ABD başkentine vardıktan sonra, korona salgını kurbanları için bir anma töreni ile iktidarı devraldı.. Biden buna “ulusal birlik anı” adını verdi. Bu arada     Donald Trump, kovuşturma ile tehdit eden Steve Bannon gibi arkadaşlarına af dağıttı. Trump, halefinin töreninde bulunmadı.
Joe Biden görev yemininden sonra ekibini tam kurmadan işe başlayan ilk başkan oldu. Senato ve Temsilciler Meclisindeki pek çok Cumhuriyetçinin Biden’ın seçim zaferini uzun süre tanımaması, çok sayıda kabine üyesinin ve yeni yetkilinin onayını geciktirdi. Bunların hepsi kötü alamettler. Yine de Biden’ın görev süresi bazı umut belirtileriyle başladı.
Yeni kabine, halkın bir aynası. Aşırı öfkeli beyaz adamların günleri sona erdi. Şimdi ilk siyah savunma bakanı geliyor, ilk kadın başkan yardımcısı ve maliye bakanlığının başında bir kadın ve ayrıca sağlık bakanlığında devlet sekreteri olarak ilk trans kadın var.
    Göreve başlamadan önce Biden, 2 trilyon ABD dolarına mal olması beklenen ve diğer şeylerin yanı sıra tüm hane halklarına 1400 dolarlık yardım ödenmesini öngören salgının sonuçlarına karşı bir teşvik paketi sundu.
    Biden, pandemiye karşı daha kararlı hareket etmek ve aşıları hızlandırmak istiyor. Yasa dışı göçmenlerin de tekrar kalma şansı olması için Trump’ın kısıtlayıcı göçmenlik politikasını tersine çevireceğini açıkladı. Yurt içinde bunların hepsi umut işaretleridir. Ancak tüm bunları yapması içteki derinleşen çatlakların doldurulmasına, yaraların sarılmasına bağlıdır.
Biz Avrupalılar, transatlantik geleceğe daha iyimser bakabiliriz. Biden bir küreselci. Paris İklim Paktına yeniden katıldı. Ülkesini tekrar Dünya Sağlık Örgütü üyesi yaptı. Ayrıca ayrım gözetmeksizin NATO müttefiklerini rencide etmeyeceği umuluyor.
    Ama kendimizi kandırmayalım: Joe Biden sevimli bir büyükbaba değil. NATO katkıları için yüzde iki hedefi üzerinde ısrar edecek. Ayrıca Kuzey Akım II ve Avrupa’nın Rus doğal gaz arzına bağımlılığına yönelik eleştirileri de koruyacak. Kibar bir ısrarla ABD çıkarlarının peşinden gidecek. Dış politika hakkında gevezelik eden selefinin katı “Önce Amerika” ilkesine göre hareket etmeyecek.
    ABD çıkarlarını açıkça gözeten bir dış politika ve ittifak politikası ile Beyaz Saray’daki yeni adam, selefinin neden olduğu dış politika hasarını ne kadar onarabilir?
Biden’ın büyük fırsatı: 2016’da Trump’ı seçen ABD’nin, 2008’de Barack Obama ve Başkan Yardımcısı Biden’ı Beyaz Saray’a seçen ülkeyle aynı olması. Tabii ki çok şey değişti ve birçok çatlak önemli ölçüde derinleşti. Ancak bir senatör olarak bile Biden, siyasi ayrım çizgilerinin üstesinden gelme konusunda bir üne sahipti.
İronik bir şekilde, ülke içindeki başarısı, siyasi rakipleri olan Cumhuriyetçilerin Trumpizmden uzaklaşıp uzaklaşmamasına bağlı.
Cumhuriyetçiler milisleri, aşırı sağı, Neonazileri ve diğer aşırılık yanlılarını  reddederse, orta sınıfın takipçilerinin gidecek hiçbir şeyi kalmayacak. Joe Biden, ancak o zaman ülkeyi sosyal uzlaşmanın en azından yeniden özleneceği noktaya kadar yeniden birleştirebilir.
(Çeviren: Semra Çelik)


BIDEN İLE NORMALE DÖNÜŞ, TRUMP’TAN DAHA KÖTÜSÜNÜN YOLUNU AÇIYOR
Morning Star / Başyazı
    Donald Trump son kez ‘Airforce One’la Florida’ya uçtu. Önümüzdeki seneleri golf oynayarak mı yoksa şirketlerinin aşırı borçlarını düşünerek mi geçirecek bilinmez? Belki de New York savcısının saldırgan tavırlarıyla uğraşacak.
    Trump’a ısrarla bağlı olan geniş takipçi tabanı dışında hiç kimse onu hapishanede, kendi ten rengine uygun bir tulum içinde görmekten rahatsız olmayacaktır. ABD seçkinleri arasında ise geniş bir kesim geleceğe dair planlarına kaygıyla bakıyor.
    ABD politik çevreleri arasında kendisine karşı bir politik intikam yaklaşımı mı yoksa sistemde yapılacak bir ayarla -eksantrik başkanlığı döneminde- belirginleştirdiği güçleri içeren bir çözüm yöntemi mi sorusu karara bağlanmış değil.
    Trump’ın son sözlerini dikkatle dinlemek gerekli. Joe Biden elini George Washington’un yıpranmış İncil’ine basıp anayasayı koruyacağına yemin ederken, Trump son dönemlerde yeni bir savaş başlatmayan tek Başkan olduğunu ve her zaman ABD emekçisinin yanında olduğunu söylüyordu.
    Kendisine oy veren 77 milyon işçi arasında emekçiler çoğunlukta.
    Trump ve danışmanları sözlerini dikkatli seçmişler çünkü yeni Başkan belki de ABD seçkin tabakasının en tutarlı soğuk savaşçısı; daha fazla savaşa karşı durmak ise Trump taraftarları ve politik olarak karşı kutuptakileri içeren çift taraflı bir tutum.
    Biden’ın Dışişleri Bakanlığı ekibinin başında, New York Times’a göre çekingen uluslararası ortaklarını Çin’e karşı yeni bir mücadele çatısı altında toplamaya çabalayacak olan, Antony Blinken olacak. Ulusal Güvenlik Danışmanlığı adaylarından birisi de Hillary Clinton’ın en yakın stratejik danışmanlığı tecrübesiyle Jake Sullivan.
    Biden’ın seçiminin ifade ettiği ABD dış politikasına okyanusun bu tarafında uymaya hazır birçokları mevcut ve bu yönde gösterdikleri dalkavukluk neredeyse gülünç seviyelere ulaşıyor. Guardian Yazarı Jonathan Freedland, Biden için şöyle yazıyor: “Sağlam ve deneyimli bu adama bakıp normale dönüşün mümkün olduğuna inanasınız geliyor.”
Biden’ın yer aldığı yönetimlerin eylemlerine maruz kalanlar için ise normal, beklenmeyen roket saldırıları, ev ve yaşam alanlarının yıkımı, topraklarının istilası, seyreltilmiş uranyum kovanlarının saçtığı zehir ve yaptırımların getirdiği devasa gıda ve ilaç kıtlığı.
    Trump’ın başkanlığı sürecinde ve Biden’ın son kez yönetimde görev aldığı zamandan bu yana uluslararası güç dengeleri değişti. 
    Trump’ın -ırkçı sağa çağrısı dışında- görevdeyken ender başarılarından olan maaşları yükselterek, iş alanları açarak ve uluslararası ticareti kurcalayarak yarattığı taban devam eden kapitalist kriz ve pandeminin masrafı etkisiyle yok oldu.
    Çin ekonomik bir rakip olarak ve global etki açısından daha güçlü ortaya çıktı. Trump’ın, istihbarat ve dış işleri çevrelerinde yaygın bakışa tezat dış politika girişimleri ABD’nin gücünü olduğu kadar zayıflığını da ortaya koyuyor.
    Biden hükümeti yine “olağan dev şirketler” yönetimi olarak şekilleniyor. Bu kurumsal güç ve emperyalist dış politikanın yeniden öne sürülmesine karşı soldan bir muhalefet gelmesi zorunlu.     Aksi taktirde, daha kinci ve kızgın Amerikan emekçileri, kaybettiğini kabullenmeyen şimdiki Trump dünyasından daha zehirli birinin ağına yakalanacak.
(Çeviren: Haldun Sonkaynar)




BAĞLANTILAR

Evrensel     
       
Teori ve Eylem  
       
Yeni E         
     
Yeni Hayat    

Ekmek ve Gül         

Evrensel WEB TV  

Önceki haberler 
1   2    3      4    5    6     7      8     9    10