İsviçre’nin Valais kantonundaki Crans-Montana kayak merkezinde bulunan “Le Constellation” adlı barda 1 Ocak gecesi çıkan yangında 40 kişi hayatını kaybetti, 116 kişi ise ağır yaralandı. Valais kanton polisi, yangının nedenine ilişkin soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. Olay, İsviçre tarihinin en büyük trajedilerinden biri olarak değerlendiriliyor.
İsviçre’nin yeni göreve başlayan Konfederasyon başkanı Guy Parmelin, 1 Ocak perşembe günü akşam saatlerinde düzenlenen basın toplantısında, “Bu, ülkemizin yaşadığı en büyük trajedilerden biri” dedi ve ölenlerin çoğunun genç olduğunu belirtti.
İLK AÇIKLAMALAR
Valais kanton polis komutanı Frédéric Gisler, “Yaklaşık 40 kişi hayatını kaybetti, 115 kişi yaralandı ve çoğu ciddi” açıklamasında bulundu. Önümüzdeki günlerde önceliğin ölenlerin kimliklerinin tespit edilerek cenazelerin ailelerine hızlıca ulaştırılması olduğunu belirtti.
Valais Hastanesi’nde “plan catastrophe” (acil durum planı) devreye alındı; yoğun bakım üniteleri ciddi bir yükle karşı karşıya kaldı ve bazı hastalar başka kantonlara sevk edildi. Yaralılar İsviçre genelindeki Sion, Lozan, Bern, Cenevre ve Zürih gibi hastanelere sevk edildi. Sion’da 60 kişi tedavi edilirken, Lozan’da 22, Zürih’te ise ondan fazla yanık vakası hastaneye kaldırıldı.
Ağır yanık vakaları, İsviçre’de yalnızca iki merkezde tedavi edilebiliyor: Lozan (CHUV) ve Zürih Üniversite Hastanesi. Doktorlar, ağır yanıkların insan bedeninin maruz kalabileceği en yıkıcı travmalardan biri olduğunu, tedavi ve rehabilitasyon sürecinin yıllar sürebileceğini vurguluyor. Fransa, Almanya ve İtalya, ağır yanıklı hastaları kabul etme teklifinde bulundu.
Gisler, ölenlerin farklı milliyetlerden olabileceğini söyledi. Yetkililer, mağdurların aileleriyle sürekli iletişimde olduklarını ve onları gelişmelerden anlık olarak haberdar ettiklerini ekledi. Acil durum psikolojik destek ekipleri de aktif hale getirildi ve aileler için helpline hattı hizmete açıldı.
PATLAMA DEĞİL “DEFLAGRASYON”
Valais Başsavcılığı, olayın bir saldırı olmadığını ve terör ihtimalinin dışlandığını duyurdu. Ancak yangının ardından yaşanan şiddetli patlama, ilk anda büyük soru işaretlerine yol açtı. Yangın inceleme uzmanlarına göre burada söz konusu olan bir patlama değil, “deflagrasyon” olarak adlandırılan ani gaz tutuşması.
Uzmanlara göre yangın sırasında kapalı mekânda biriken yanıcı gazlar, pencerelerin kırılmasıyla içeri giren oksijenle birlikte bir anda tutuştu. Bu durum, özellikle bodrum katlarda görülen ve son derece yıkıcı olan “backdraft” (geri tepme) olgusuna işaret ediyor. Uzmanlar, bu tür bir senaryonun mekânda kullanılan yanıcı malzemeler, gaz tüpleri ve yetersiz havalandırma ile doğrudan ilişkili olabileceğini vurguluyor.
BODRUMDA MAHSUR KALDILAR
Yangın, Valais Kanton polisi tarafından verilen bilgiye göre, yoğun kalabalığın bulunduğu barda saat 01.30 civarında başladı. İlk başta bir patlama olarak bildirilen olayın nedeni henüz netleşmedi; ancak yetkililer, olayın saldırı değil, kaza kaynaklı olabileceğini açıkladı. Savcı Béatrice Pilloud, yangının nedeni için “birden fazla hipotez” bulunduğunu, ancak şu anda en olası teorinin “genel bir yangının büyük bir felakete dönüşmesi” olduğunu söyledi.
Olay yerinden sağ kurtulan bir tanık AFP’ye yaptığı açıklamada, yangın sırasında bodrumda mahsur kaldığını ve kaçmak için bir pencereyi kırmak zorunda kaldığını anlattı. Tanık, “Duman yüzünden göremiyorduk ve nasıl çıkacağımızı bilmiyorduk. Tek başıma kaldım ama pencereyi kırıp dışarı çıkmayı başardım… Kıyafetlerimin yarısı yandı. Çok korkunçtu” dedi.
Tanık, yangından hemen önce barda çalışan garsonların tavanda çok yakın konumda meşaleli şampanya şişeleriyle bulunduğunu ve yangının aniden kontrolden çıktığını aktardı. Savcı, soruşturma devam ettiği için kesin bir bilgi veremeyeceklerini söyledi.
GÜVENLİK VE TURİZM POLİTİKALARI
TARTIŞILIYOR
Bu trajedi, İsviçre’de turizm merkezlerinde gençlerin yoğun olarak bulunduğu mekânlarda güvenlik önlemlerinin yetersizliği sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, yangın yönetmeliklerinin ve acil çıkış protokollerinin daha sıkı uygulanması gerektiğini vurguluyor.
Soruşturmanın merkezinde şimdi yangın güvenliği ve denetim sorunu bulunuyor. İsviçre’de kamuya açık eğlence mekânları için yangın güvenliği kuralları son derece katı. Ancak uzmanlara göre bu kuralların uygulanması büyük ölçüde işletmecilerin sorumluluğunda ve kamu denetimleri sınırlı.
Yangın uzmanı, “Bir şeyler açıkça işlemedi. Ya yangın, normların öngöremeyeceği kadar hızlı gelişti ya da bu mekân baştan beri kurallara uygun değildi” diyor. Özellikle yılbaşı gecesi için azami kapasitenin aşılıp aşılmadığı, acil çıkışların kapalı olup olmadığı ve yanıcı dekorasyonların kullanılıp kullanılmadığı soruşturmanın temel başlıkları arasında.
Sosyal medyada tanıklık yapan bazı kişiler, arka kapıların kilitli olduğunu, içeride mahsur kalan insanların kapıları kırarak çıkmaya çalıştığını belirtiyor. Savcılık bu iddiaları da inceleme kapsamına aldı.
YARDIM SEFERBERLİĞİ VE ULUSLARARASI TEPKİLER
Crans-Montana’dan İsviçre kamu yayıncısı RTS/SRF muhabiri Anna-Lisa Achtermann, “Buradaki insanlar tamamen şok içinde. Kurbanların çoğunun turist olduğu düşünülüyor. Crans-Montana bir kayak merkezi ve sezonun en yoğun zamanı” dedi.
Valais yönetimi, olayın ardından olağanüstü hal ilan etti. Polis, itfaiye ve helikopter ekipleri olay yerine hızla sevk edildi. 13 helikopter, 42 ambulans ve 3 “afet aracı” olay yerine gönderildi. Bölge tamamen güvenlik çemberine alındı ve Crans-Montana üzerinde uçuşa yasak bölge ilan edildi.
Cumhurbaşkanı Parmelin, Fransa, Almanya ve İtalya’ya yardım teklifleri için teşekkür etti. Parmelin, “Kurbanlara, ailelerine ve tüm İsviçre halkına karşı sorumluluğumuz var” dedi ve Federal Konsey beş gün boyunca bayrakların yarıya indirilmesini kararlaştırdı.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Crans-Montana’daki trajedi için taziyelerini ileterek, İsviçre acil servislerinin çalışmalarını övdü. ABD Bern Büyükelçiliği ise “Çok üzgünüz, düşüncelerimiz ve dualarımız ölen, yaralanan ve yakınlarıyla birlikte” dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Acılı aileler ve yaralananların yanında olduğumu belirtiyorum. İsviçre’ye ve halkına tam dayanışmamızı iletiyorum” açıklamasında bulundu. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ise İsviçreli mevkidaşıyla temas halinde olduklarını ve olay yerinde konsolosluk personeli ile durumu takip ettiklerini açıkladı.
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Valais kanton savcılığı ve polis birimleri, yangının çıkış nedeni, yerel güvenlik önlemleri ve varsa ihmallerle ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Resmî makamlar, soruşturmanın önümüzdeki günlerde daha somut bulgular sunacağını, fakat şu anda hiçbir ek ayrıntı veya kesin neden belirlenmediğini açıkladı.
Crans-Montana’daki bar yangını, İsviçre tarihinin en trajik sivil olaylarından biri olarak kaydediliyor. Kazanın nedenleri tam olarak belirlenene kadar hem toplum hem de yetkililer kapsamlı değerlendirmeler yapacak; özellikle gece kulüpleri ve eğlence mekânlarında yangın güvenliği standartlarının gözden geçirilmesi gerekliliği acil bir tartışma konusu haline geldi.
9 Ocak’ta ise ülke genelinde yas ilan edilerek, bayraklar yarıya indirildi ve saat 14.00’da tüm ülkede hayatını kaybedenler ve mağdurlar için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu
Crans-Montana faciası, “eğlence” adı altında işletilen mekânlarda kâr hırsının, güvenliğin önüne geçmesinin nelere yol açtığını bir kez daha gösterdi. En katı normlara sahip ülkelerden biri sayılan İsviçre’de bile onlarca insanın bir gecede yanarak ya da dumandan boğularak ölmesi, sorunun yalnızca “kaza” ile açıklanamayacağını ortaya koyuyor. (Arkadaş)
