| Dünya

CIPOML: Rusya derhal çekilsin, her tür savaş kışkırtıcılığına hayır!  

 

“Rusya, koşulsuz olarak Ukrayna’dan çekilsin!” çağrısı yapan CIPOML, emperyalist hegemonya mücadelesi veren hiçbir emperyalistin işçi ve halkların lehine politika izlemedikleri vurgusu yaptı.

 Uluslararası Marksist Leninist Partiler ve Örgütler Koordinasyon (CIPOML) Koordinasyon Komitesi, Rusya’nın Ukrayna’ya işgal girişimi ile ilgili açıklama yayımladı.

“Rusya, koşulsuz olarak Ukrayna’dan çekilsin!” çağrısı yapılan açıklamada Ukrayna üzerinden emperyalist hegemonya mücadelesi veren hiçbir emperyalistin işçi ve halkların lehine politika izlemedikleri vurgusu yapıldı.

“İşçi sınıfı ve dünya halkları, sömürü ve baskı altında olmadan insanca çalışıp yaşayabilecekleri bir barıştan yanadır” denilen açıklamada bütün ülkelerin işçi sınıfı ve halklarına, Ukrayna’da ve diğer her yerde emperyalist yeniden paylaşım kavgası ve buna yönelik silah kışkırtıcılığının son bulmasının yanı sıra iş, ekmek ve siyasal demokrasi talepleriyle sosyalizm için güçlerini ve mücadelelerini birleştirme çağrısı yapıldı.

EMPERYALİST HEGEMONYA MÜCADELESİ

Ukrayna sorununun tek başına bir Ukrayna ya da Avrupa sorunu olmadığına işaret edilen açıklamada, Suriye’den Güney Çin Denizine kadar uzun dünyanın büyük emperyalist ülkeleri arasındaki hegemonya alanlarıyla ekonomik ve toprak olarak yeniden paylaşılması kavgasının bir parçası olduğuna dikkat çekildi.

 Açıklamada öne çıkan vurgular şöyle:

“Emperyalistler arasında süren yeniden paylaşım kavgasının iki başlıca aktöründen biri ABD, diğeriyse Çin. ABD güç kaybetmekte olsa bile hâlâ hem ekonomik hem de siyasal stratejik bakımdan dünyanın 1 numaralı gücü. Çin dev adımlarla ilerliyor ve şimdiden ekonomik etkisini bütün kıtalara yaymış durumda. Hâlâ ABD’nin gerisinde, ancak yakın gelecekte, belki on yıl içinde kendisini geride bırakacağını en yakından ABD biliyor. Çin, Rusya ile aralarındaki eskiden kalma sorunları geriye iterek bir dayanışma sağlamış durumda. Sanayisi özellikle Rusya’nın enerji kaynaklarına ihtiyaç duyan Çin, bugün bu ülkenin ABD’yi dengeleyen nükleer silah yığınağının sağlayacağı korumaya muhtaç. Rusya’ysa Çin’in ekonomik gücüne. İkisi bir arada, ABD açısından büyük tehlike oluşturuyor.”

“Çin ve Rusya karşısında, ABD; güçlü biçimde kendi yollarından yürüme işaretleri veren ve farklı çıkarları uğruna bağımsız politikalar izlemeye yönelmiş Avrupalı eski müttefiklerini etrafında toplamaya çalışıyor. Ve ABD, yeterince güçlenip üstesinden gelemeyecek düzeye ulaşmadan Çin’in ve Rusya ile birlikte ikisinin dünya egemenliği açısından oluşturduğu tehlikeyi savuşturmak zorunda olduğunun farkında. Çin ve Rusya’ya silahın ucunu gösterip, onları, henüz yeterince güçlenmemişken ya kendisiyle kapışmaya ya da bundan kaçınıp geri adım atarak kendi koşullarını kabullenmeye zorluyor. Bu amaçla güç politikası uyguluyor. En son işgalcilikle suçlanmayı ve özellikle Avrupa halklarının tepkilerinin hedefi olmayı göze alarak, askeri birliklerini Donetsk ve Lugansk’a sokmakla kalmayıp Ukrayna içinde ilerlemesi, bunun farkında olan Rusya’nın da güç politikası izlemekten kaçınmadığını gösteriyor. Ukrayna gerginliği bu tabloda anlam kazanıyor.”

“ABD rakip bloğu bölerek, görece daha zayıf olanını hedef alıp kuşatarak baskılamaya yöneldi. SSCB’nin dağılışının ardından ‘renkli devrimler’ yoluyla eski Sovyet ve halk cumhuriyetlerini yönlerini batıya döndürüp birer-ikişer NATO’ya üye yaparak, ABD, Rusya’yı güçten düşürüp kuşatmada ileri adımlar atmıştı. ABD ve başta İngiltere olmak üzere yakın müttefikleri, Ukrayna’da gerginliği tırmandırıp, Rusya’yı Avrupa’da savaş çıkarma eğiliminde saldırgan bir güç olarak göstererek, AB ülkelerini kendisinden tamamen koparıp Rusya’yı tecrit etmeye ve geri adım attırmaya çalışıyor. Bununla aynı zamanda temel bir gelir kaynağı petrol ve doğalgaz satışları olan Rusya’yı ekonomik bakımdan çökertmese bile zorlamayı amaçlıyor. Başarırsa, sadece Rusya’yı geriletmiş olmayacak, ama dolaylı olarak Çin’e karşı da bir başarı kazanmış olacak. Bunun farkında olan Çin tüm cüssesiyle Ukrayna sorununa dahil olmaktan kaçınsa bile, Rusya ile birlikte ABD’nin ‘soğuk savaş’ taktiklerine karşı tutum aldı.”

ABD, AB İLE RUSYA İLİŞKİLERİNİ KESMEK İSTİYOR

Açıklamada, ABD’nin, en az Rusya’yı geriletmek kadar önemli bir hedefinin, “özellikle sanayisi görece ucuz Rus gazına ihtiyaç duyan Almanya başta olmak üzere Avrupa’ya Rusya’dan Kuzey Akım1 ile akmakta ve Kuzey Akım2 ile akacak olan doğalgazı kesmek” ve Almanya ile diğer Avrupa ülkelerini ABD’nin arkasında safa girmeye zorlamak olduğu kaydedildi.

Almanya’nın Kuzey Akım2’nin faaliyete geçiş sürecini durdurmasıyla ABD’nin bir ölçüde amacına ulaşmış göründüğünün belirtildiği açıklamada “Öte yandan, AB’nin başını çeken Almanya ve Fransa’nın da kendi çıkarları peşinde koşmaya başlamış emperyalist ülkeler oldukları, bu amaçla silahlandıkları ve örneğin AB’ne katmak için bir ayaklanmayla Ukrayna’ya eksen değiştirttikleri ortada” ifadeleri kullanıldı.

“Suriye ve Libya’nın ardından Ukrayna dünyanın yeniden paylaşımı için emperyalistler arasındaki çatışmanın alanları” denilen CIPOML açıklamasında, Ukrayna, Suriye ve Libya işçileri ve halklarının, emperyalist ülkelerden biri ya da diğerinin çıkarlarına hizmet edecek askeri birlikler ve top barutları olarak kullanılacağını ve savaşın sonuçlarının sırtlarına yüklendiği vurgusu yapıldı.

HİÇBİR ‘TARAF’ HALKLARIN DOSTU DEĞİL

“Ukrayna sorununa müdahil taraflardan hiçbirinin halkların lehine politikalar izlemedikleri kesin. Herhangi bir gerekçeyle taraflardan hiçbiri desteklenemez. Batılıların ‘ülkelerin egemenliği ve demokrasi savunucusu’ olduğu kadar Rusya ve Çin’in halkların dostu oldukları tezi de sahtedir” denilen açıklama şöyle devam etti:

“Soruna taraf emperyalist ülke halklarının egemenlerinin izledikleri Ukrayna politikasından en küçük bir çıkarları yoktur. Üstelik başta Avrupa olmak üzere bütün ülkelerin halkları, –silahlanma harcamalarının tırmandırdığı ve tırmandıracağı– yükselen enflasyon, düşen ücretler, kötüleşmekte olan çalışma ve yaşam koşullarıyla yükselişte olan faşizm eğiliminin mağdurları durumunda. Buna, Rusya’nın Ukrayna saldırısının sonucu olarak nakil yollarındaki kesintilerle şimdiden ağırlaştırılan enerji fiyatlarında yükselişle tetiklenen zincirleme fiyat artışlarının yol açacağı mağduriyet ekleniyor.”

“Ukrayna’da ABD ve müttefikleri henüz vekil (Zelinskiy rejimi) kullanmayı sürdürürken Rusya tarafından doğrudan silah kullanılması, emperyalist paylaşım kavgasının sertleşmekte olduğunu ortaya koyuyor. Bu, aynı zamanda, emperyalist paylaşım kavgasının, halkların yaşam ve geçim kavgasını hiçe sayarak, ne denli kolaylıkla bir silahlı çatışmaya dönüşebildiğini gösteriyor.”

İŞÇİLER VE HALKLAR BARIŞTAN YANADIR!

“Uluslararası işçi sınıfı ve dünya halkları, şüphesiz sömürü ve baskı altında olmadan insanca çalışıp yaşayabilecekleri bir barıştan yanadır. Uluslararası işçi sınıfı ve halkların çıkarlarından başka çıkar bilmeyen bizler, dünyanın Marksist Leninist komünistleri, elbette barıştan yanayız. Bütün ülkelerin işçi ve emekçi halklarının sömürü ve zorbalığa karşı yürüttükleri mücadeleyi ve koşullarını örtüp zorlaştıran askeri müdahalelere, işgal ve savaşlara, her ulusun kendi kaderini tayin hakkını savunma zorunluluğunun yanında, bu nedenle de karşıyız. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını kınıyoruz.

Bütün ülkelerin işçi sınıfı ve halklarına düşen, Ukrayna’dan ibaret olmayan emperyalist yeniden paylaşım kavgası ve buna yönelik silah şakırtılarının son bulmasının yanında iş, ekmek ve siyasal demokrasi talepleriyle sosyalizm için güçlerini ve mücadelelerini birleştirmektir.

Rusya, koşulsuz olarak Ukrayna’dan çekilsin!

Savaş harcamalarına son!

NATO türü askeri paktlar dağıtılsın ve bütün ülkelerdeki yabancı askeri birlikler çekilsin!

Yaşasın uluslararası işçi sınıfı ve ezilen halkların iş, ekmek, demokrasi, barış ve sosyalizm mücadelesi!”