| İsviçre | Manşet

CERN, Rusya ile işbirliklerini askıya aldı

 

 

“Bilim barışın hizmetinde”: Bu, Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü’nün (CERN) sloganlarından biridir. Uzun zamandır Rusya ile Batı arasında kültürel bir köprü olarak kabul edilen dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı da Rusya-Ukrayna çatışmasının sonuçlarından etkilendi. 8 Mart’ta CERN Konseyi, bir sonraki duyuruya kadar Rusya Federasyonu ve enstitüleri ile yeni işbirliklerine girmemeye karar verdi. Bu karar akademik çevreler tarafından, uygulanması karmaşık olabilecek siyasi bir karar olarak nitelendirildi.

 

Yaklaşık 70 yıldır,Cenevre ve Fransa topraklarında kurulu bulunan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı (CERN), İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra (1954’te), bir barış ruhu etrafında kuruldu. Doğu ile Batı arasında dar ama sağlam bir kültürel köprü görevi gördü.Şu anda CERN’de, 23 Üye Devlet ve Ukrayna dahil yedi Ortak Üye Devlet bulunmaktadır. Ukraynalı bilim adamları da bu nedenle laboratuvarın birçok deney ve faaliyetine aktif olarak katılıyorlar.

Ancak CERN’in, Soğuk Savaş’ın en soğuk günlerine bile dayanan bu işlevi, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ağır yansımaları altında geriliyor. Bazı Ukraynalı fizikçiler, Rusya’nın, Nobel ödüllü üç keşfin bulunduğu ve dünyanın en büyük atom parçalayıcısı olan Büyük HadronÇarpıştırıcısı’na ev sahipliği yapan laboratuvardan atılmasını istiyor.Rusya, CERN üyesi değil ancak ABD, Türkiye ve Japonya gibi gözlemci statüsüne sahip. Yine de Rus bilim adamları, CERN’deki toplam 12.000 araştırmacıdan yaklaşık 1.000 kişiyi,yani yaklaşık %8’ini temsil ediyor. Bu nedenle, bu kararın CERN’deki araştırmalar açısından olumsuz sonuçları olması bekleniyor.

Ukrayna ile dayanışma için, birçok bilim insanı Rusya ile tüm işbirliğinin askıya alınmasını istedi. CERN’de bir deney üzerinde çalışan Kiev’deki Ukraynalı bir fizikçi, “Önde gelen bir bilimsel laboratuvar olarak CERN, Rus kurumlarıyla her türlü işbirliğini derhal sonlandırmalıdır, aksi takdirde hükümetleri ve silahlı kuvvetleri tarafından yapılan her suç ve adaletsizlik meşru olarak görülür. Demokratik toplumu, bilimsel toplumu bu zorbaya [Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin] karşı bizimle birlikte olmaya çağırıyoruz” diyor.Ukraynalı fizikçi, CERN’in Rusya ile de bağlarını kesmesi gerektiğini belirterek “Bu bağlantıları bilimsel düzeyde bile sürdürmek, bu gangsterlere ülkemizi ve tüm Avrupa’yı daha fazla manipüle etme ve terörize etme şansı verecek” diye ekliyor.CERN’in barışın motoru olarak tarihsel rolünü öven fizikçiler bile konseyin Rusya’ya bir şekilde yaptırım yapmasını destekliyor. CERN fizikçisi Christoph Rembser, “Rus hükümetine yönelik açık bir işaret olacak. Başka bir şey hayal edemiyorum” diyor.

8 Mart’ta CERN Konseyi nihayet Ukraynalı işbirlikçilerini desteklemeye ve Rusya’nın gözlemci statüsünü bir sonraki duyuruya kadar askıya almaya karar verdi.  Konsey’den yapılan açıklamada, ” CERN’in 23 Üye Devleti, Rusya Federasyonu tarafından Ukrayna’nın askeri işgalini mümkün olan en güçlü şekilde kınıyor ve bunun sonucunda meydana gelen can kaybı ve insani etkiyi esefle karşılıyor” denildi.

Örgüt ayrıca, (bir sonraki duyuruya kadar) Rusya Federasyonu ve enstitüleri ile yeni işbirliklerine girmeme ve yüksek enerji fiziği alanındaki Ukraynalı işbirlikçileri ve Ukraynalı bilimsel faaliyetleri desteklemek için girişimleri teşvik etme kararı aldı. Açıklamada, “Durum yakından izlenmeye devam edilecek ve Konsey, gerekirse sonraki toplantılarında her türlü önlemi almaya hazırdır ” denildi.

 

Laboratuvarın işleyişini etkileyebilecek bir karar

Bazı bilim adamları ise farklı bir kararı tercih ediyor.Örneğin CERN’de çalışan ve 40 yılı aşkın bir süredir laboratuvar kadrosunda bulunan King’s CollegeLondon’dan teorik fizikçi John Ellis Sovyetler Birliği’nin 1968’de Çekoslovakya’yı veya 1979’da Afganistan’ı işgal ettiğinde CERN’in Rus bilim adamlarını sınır dışı etmediğini belirterek “CERN’in sloganlarından biri ‘barışın hizmetinde bilim’dir ” diye hatırlatıyor. “CERN’in aslında Sovyetler Birliği, ABD ve Avrupa’dan bilim adamları için bir buluşma yeri olduğu 1950’lere kadar uzanıyor. Özellikle çatışma zamanlarında bu tür bağları korumak önemlidir. Kişisel tavrım, eğer siyasi olarak mümkünse bu işbirliğini sürdürmek için gerçekten çaba sarf etmemiz gerektiğidir ” diyor.

Ellis, Rus araştırmacıları CERN’den kovmanın pratik olamayacağını, aksi kararların laboratuvarı çalışamaz hale getirebileceğini söylüyor. “Ukrayna, CERN’in ortak üyesidir, yani konseyde sandalyesi olmamasına rağmen aidat ödüyor. Rusya, aidat ödemeyen sadece gözlemci bir ülkedir. Ancak ABD gibi belirli deneylere önemli ölçüde katkıda bulunur.Rus fizikçilerinin diğer üye olmayan gözlemciler gibi belirli ve faydalı deneylere katıldığını bilmelisiniz” diye uyarıyor. (Arkadaş)