DAHA ÇOK BOŞ ZAMANA İHTİYAÇ VAR, DAHA FAZLA ÇALIŞMAYA DEĞİL
USS/SGB delegeleri, Pazar çalışmasının genişletilmesi ve dinlenme sürelerinin kısaltılması planlarına sert tepki gösterdi
İsviçre Sendikalar Birliği (USS/SGB) delegeleri, 5 Aralık günü Bern’de gerçekleştirilen ulusal delegeler toplantısında iş yasasına yönelik yeni değişiklik planlarına karşı güçlü bir mesaj verdi. Delegeler, pazar günü çalışma alanlarının genişletilmesi, günlük çalışma süresinin fiilen uzatılması ve dinlenme haklarının daha da budanmasına karşı mücadele kararı aldı. Gerekirse referanduma gidileceği açıkça ifade edildi.
Özellikle Ulusal Konsey’de sonbaharda kabul edilen ve “son derece tehlikeli” olarak nitelenen değişiklik, çalışma günlerinin 17 saate kadar uzatılmasının önünü açıyor. Söz konusu değişiklik, uzaktan çalışma uygulamalarını gerekçe göstererek ofislerde, perakende sektöründe veya inşaat alanlarında pazar çalışmasının yaygınlaşmasına kapı aralıyor. USS/SGB, bu girişimin “çalışanların korunmasını ciddi şekilde zayıflatacağını” ve milyonlarca kişinin pazar günü dinlenme hakkını, aile yaşamını ve sosyal ilişkilerini tehlikeye atacağını vurguladı.
Ayrıca 2026 yılında Federal Meclis’in gündemine gelecek bir başka proje, kantonların pazar günleri mağaza açma sayısını yılda 4’ten 12’ye çıkarabilmesini öngörüyor. Zürich kantonundan gelen bu teklif, ekonomi komisyonlarının desteğiyle parlamentonun gündemine taşınmış durumda. Teklif, pazar çalışmasını daha geniş ölçekte izne tabi olmaktan çıkararak normalleştirmeyi hedefliyor.
ARTAN İŞ YÜKÜ, YÜKSELEN STRES
USS/SGB’nin analiz raporu, bu planların mevcut toplumsal koşullarda daha da yıkıcı olacağını gösteriyor. İsviçre, bugün hâlihazırda Avrupa’nın en uzun çalışma yaşamına sahip ülkelerinden biri. Ayrıca çalışanların üçte biri sağlık hizmetleri, perakende, güvenlik ve ulaşım gibi sektörlerde hafta sonu çalışıyor. Avrupa Birliği ortalamasının çok üzerinde bir çalışan kesimi, işverenle çalışma saatleri dışında da iletişim kurmak zorunda kalıyor.
Bu çalışma yoğunluğunun bedeli ise açık: 2023 ve 2024’te hastalık ve iş kazası kaynaklı izinler pandemi öncesine göre yılda 50 milyon saat arttı. Promozione Salute Schweiz tarafından yapılan araştırmaya göre çalışanların yüzde 30’u mesai dışı iş taleplerini stres kaynağı olarak görüyor. Yüzde 40’ı ise dijital teknolojiler sayesinde sürekli erişilebilir olma beklentisinin sağlığını olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Bilimsel çalışmalar, pazar günü çalışma ya da mesai dışı iletişimin aile ve sosyal yaşam üzerinde olumsuz sonuçları olduğunu doğruluyor. USS/SGB bu durumu şöyle özetliyor: “Çalışma hayatının sürekli özel alana sızması, iyileşme süresini kısaltıyor, aile bağlarını zayıflatıyor ve sağlığı doğrudan tehdit ediyor.”
ESNEKLİK KİME YARIYOR?
İşveren çevreleri, önerilen değişikliklerin çalışanlara “esneklik” kazandıracağını savunuyor. Ancak USS/SGB analizine göre gerçek durum tam tersi. Özellikle otelcilik, bakım ve perakende gibi sektörlerde vardiyalar son anda değiştiriliyor, çalışanlar kısa süreli bildirimlerle işe çağrılıyor. Çocuk bakım hizmetlerinden yararlanan ya da aile içi sorumluluğu olan çalışanlar üzerinde baskı artıyor.
USS/SGB, mevcut esneklik uygulamalarının yalnızca üst düzey pozisyonlarda çalışan, eğitim seviyesi yüksek erkeklere fayda sağladığını; kadınların, genç çalışanların ve hizmet sektöründeki emekçilerin takvim üzerinde neredeyse hiç söz hakkı olmadığını belirtiyor.
“AMAÇ UYUM DEĞİL, DAHA FAZLA SÖMÜRÜ”
Delegeler tarafından oybirliğiyle kabul edilen kararda şu ifadeler öne çıktı:
* “Pazar çalışmasının genişletilmesine karşı mücadele edilecektir.”
* “Dinlenme sürelerini azaltan ve çalışma gününü uzatan her girişime kesin olarak karşı çıkılacaktır.”
* “Çalışma saatleri dışında çalışmaya zorlanmayı engelleyen açık tanımlar ve düzenlemeler talep edilmektedir.”
Sonuç olarak USS/SGB, bu girişimlerin çalışma koşullarını iyileştirmek yerine, işçilerin sürekli erişilebilir olmasını dayatan, dinlenme süresini ortadan kaldıran ve aile yaşamını zayıflatan neoliberal baskının yeni bir adımı olduğunu savunuyor. USS/SGB’nin mesajı net: “İhtiyacımız olan şey daha çok çalışma değil, daha fazla boş zaman.” (Arkadaş)
