Metin Alan
İsviçre’de kamu maliyesinin temelini oluşturan yaklaşım, “boş kasa politikası” olarak adlandırılan ve devletin bütçesini kasıtlı olarak sınırlı tutmayı hedefleyen stratejiyle şekilleniyor.
BOŞ KASA POLİTİKASI NEDİR?
“Boş kasa” kavramı aslında devlet kasasının fiziksel olarak boşaltılması anlamına gelmiyor; aksine, kasaların gereğinden fazla dolmasını önlemek ve böylece sosyal taleplere karşı direnç göstermek hedefleniyor. Bu yaklaşım, özellikle yüksek gelirli kesimlerin vergilendirilmesini sınırlamak yoluyla uygulanıyor. Amaç, devleti kasıtlı olarak “fakir” tutmak ve gerektiğinde kamu harcamalarını sınırlamak için politik gerekçeler üretmek. Bu bağlamda, her bütçe krizi yalnızca ekonomik bir durum değil, aynı zamanda bilinçli bir politik tercihin sonucu olarak görülüyor.
DEVLET NEDEN “YOKSULLAŞTIRILIR”?
Bu soruya Avusturyalı sosyolog Rudolf Goldscheid’ şöyle yanıt vermiş: “Yoksul devlet, toplumsal talepleri finanse edemeyeceği için sermaye sınıfının çıkarlarını korur.” İsviçre örneği bu tezi neredeyse laboratuvar hassasiyetiyle doğruluyor. İlk sonuçlar şöyle:
1.Devlet, kapasitesi sınırlı olduğu gerekçesiyle sosyal politikaları reddeder. 2.Kamu yatırımları sermaye için gerekli görülen alanlara yönlendirilir.
3. Büyük sermaye grupları, düşük vergi oranlarının devamı sayesinde güçlenir.
Bu nedenle İsviçre’de her bütçe tartışması, teknik bir mesele değil; sınıfsal çıkarlar ekseninde şekillenen siyasal bir tartışmadır.
POLİTİKAYI YÖNLENDİRENLER KİMLER?
Mali sermaye ve onların bürokrasideki temsilcileri. İsviçre federal yapısı (özellikle 1848 düzenlemesi) bu çevrelere geniş hareket alanı tanımıştır.
1958–1977 döneminde dahi: banka lobileri federal düzeyde yasa metinlerini şekillendirmiş, sanayi çevreleri vergi yasalarını engelleme veya değiştirme gücüne sahip olmuş, bazı federal bakanlarla doğrudan kişisel ilişkiler kurulmuştur.
Bu nedenle devlet, çoğu zaman etkisiz değil; etkisi yönlendirilmiş bir aygıt durumunda tutulmuştur.
BÜROKRASİ NE YAPIYOR?
Federal bürokrasi zaman zaman sermaye çevrelerine fren görevi görmüş, ancak bu frenin etkisi kısa sürmüştür. Arşiv mektuplarında görülen uyarılar genellikle şuna işaret eder: “Çok zorlarsak sendikalar tepki verir.”
Bu uyarılar kısa vadeli risk analizleri gibidir. Fakat bürokrasi hiçbir zaman şunu söylemez: “Bu politik yönelim yanlış, değişmelidir.”
Bu nedenle bürokrasi, yapıyı sorgulayan değil, onu yönetilebilir kılan bir aktör konumundadır.
ÜÇ DÖNEM VE SÜREGELEN STRATEJİ
İsviçreli Tarihçi Aniko Fehr’in 2023 yılında tamamladığı ve Lozan üniversitesinden Prof Dr Sébastien Guex’in danışmanlığını yaptığı doktora tezi, 1958-1977 döneminde İsviçre federal hükümetinin vergi ve maliye politikalarını inceliyor ve bu stratejiyi detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. Fehr’in analizine göre, 1958-1977 dönemi üç farklı faza ayrılabilir:
1958-1968 – “Parlak On Yıl”: Ekonomik büyümenin etkisiyle kasalar geçici olarak doluyor, devlet bazı yatırımları finanse ediyor. Ancak bu süreç, burjuva güçlerin kazanımlarını kademeli olarak artırdığı bir “küçük adımlar politikası”na hizmet ediyor.
1966-1973 – Kaynak Arayışı: Sosyal sınıf çatışmaların arttığı bu dönemde, sınırlı da olsa vergi artışları ve bazı ayrıcalıkların geri alınması gündeme geliyor.
1974-1977 – Sert Tedbirler: Burjuva kesimler daha saldırgan bir tutum benimsiyor; “küçük adımlar politikası” yerini kesin bir tasarruf ve kemer sıkma yaklaşımına bırakıyor.
SOLUN YETERSİZ MUHALEFETİ
Federal düzeyde sosyalist muhalefet etkisizdir. Örnek olarak: Mathias Eggenberger, vergi aflarında sağ ile aynı pozisyona yakınlaşmıştır. Helmut Hubacher, AVS fonlarının azaltılmasına sessiz kalmıştır. 1977’de PSS (Sosyalist Parti), düşük gelirli haneleri ağır yük altına sokan TVA paketini desteklemiştir. Fehr bunu “miktar siyaseti (crumb politics)” olarak adlandırıyor. Bu durum günümüz Türkiye’sindeki solun “asgari iyileştirmeye razı edilme” hâli ile de büyük benzerlik taşır.
Sosyalist parlamenterler ve sendikalar, federal düzeyde sistemi kökten değiştirmekten kaçınmış, genellikle Fehr’in deyimiyle “kemik kırıcı” küçük taleplerle yetinmişlerdir. Fehr’e göre, sosyalistlerin yaklaşımı çoğunlukla görünüşte bir muhalefet niteliği taşıyor ve gerçek bir engelleme ya da sistem değişikliği kapasitesi yok.
GÜNÜMÜZDE DEVAM EDEN BOŞ KASA
POLİTİKASI
Bugün de “boş kasa” yaklaşımı sürüyor. Bütçe açığı haberleri genellikle “beklenenden düşük” olsa da, tasarruf tedbirleri devam ediyor ve kesintiler çoğunlukla hastaneler, eğitim ve sosyal hizmetler gibi kamu hizmetlerini hedef alıyor; askeri harcamalar veya savunma projeleri ise dokunulmaz kalıyor. Aynı zamanda patronlara büyük vergi indirimleri tartışılıyor ve uygulanıyor. Bu durum karşısında kamuoyunda ciddi bir itiraz olmaması İsviçreli burjuva sermaye güçlerini daha da pervasızlaştırıyor.
Avrupa ve İsviçre son aylarda birçok protesto gördü: Basel ve Zürih’te sağlık personeli, hastanelerdeki kesintilere karşı greve çıktı. Fransızca konuşulan Kantonlarda öğretmen sendikaları, bütçe azaltımlarına karşı binlerce kişilik yürüyüşler düzenledi. Vaud kantonunda öğrenci harçlarının yükseltilmesi protesto edildi. İsviçre’nin bazı kantonlarında bakım evi çalışanları ücret kesintilerine karşı iş bıraktı.
Daha geniş ölçekte: Fransa’da yerel bütçe kesintileri yerel ulaşım hatlarının kapanmasına yol açtı; belediye işçileri greve gitti. Portekiz’de öğretmenlerin büyük grevi, bütçe kısıtlarının eğitimde yarattığı eşitsizliği hedef aldı. İngiltere’de hemşirelerin tarihsel eylemleri sağlık harcamalarının dondurulmasına karşı gerçekleşti.
Bu eylemlerin ortak noktası şudur: Devletin kasasının boş olduğunu söyleyenler, kasadan başka yerlere kaynak aktarıldığını saklamaktadır.
KEMER SIKMA VE SAĞ POPÜLİZME AÇILAN KAPI
Bugün Latin Amerika’da Milei’nin “revizyonist neoliberalizmi”, ABD’de MAGA çizgisi, Avrupa’da Le Pen–Wilders ekseni ve İsviçre’de UDC/SVP aynı eksende buluşuyor: “Devleti küçült, sosyal hakları azalt, halkı rekabete zorla.” Bu zemin, aşırı sağ için verimli bir zemin yaratıyor. Nasıl?
Devlet sosyal alanlardan çekilince eşitsizlik artar. Halkın öfkesi büyür ve sistem partileri cezalandırılır. Çözüm olarak “günah keçisi” aranır. Aşırı sağ, göçmenleri, mültecileri, işsizleri hedef gösterir. Savaş yanlısı, otoriter, millî kaynak söylemi güçlenir. İşte neoliberalizmin 40 yılda ürettiği siyasal sonuç: radikal sağ popülizmin altyapısı. Umberto Eco’nun dediği gibi: Faşizm, ekonomik huzursuzluğun yarattığı bir toplumsal öfke formudur. Bugün kemer sıkma, tam olarak bu huzursuzluğu çoğaltmaktadır.
Kemer Sıkma, kamu hizmetlerini, altyapıyı ve sosyal destekleri zayıflatarak halkın yaşam koşullarını kötüleştiriyor. Bu durum, hükümete ve merkezde konumlanan partilere karşı güven kaybına yol açıyor ve sağ popülist hareketler, çözüm arayışındaki halk arasında güç kazanıyor. İsviçre’de UDC/SVP gibi sağcı faşist partiler, bu memnuniyetsizliği ırkçı ve göçmen karşıtı söylemlerle besleyerek siyasi avantaj elde ediyor.
İsviçre’de federal düzeyde maliye politikası uzun yıllardır egemen sınıf çıkarlarını korumaya yönelik şekillendiriliyor. Sol-Sosyalist muhalefet sınırlı kaldığından, günümüzde kemer sıkma politikaları ile sağ popülizmin birbirini beslediği bir tablo ortaya çıkıyor. Kamu maliyesinde “boş kasa politikası” devam ederken, sosyal hizmetler ve kamu yararına yapılan yatırımlar sürekli olarak geri plana itilmekte, bu da geniş halk kitlelerinde memnuniyetsizlik ve toplumsal gerilim yaratmaktadır.
Bugün İsviçre hâlâ dünyanın en zengin ülkelerinden biri, ama aynı zamanda: kamu sağlık sisteminin kapasitesini aşağıya çeken, üniversite finansmanını sınırlayan, kira krizinde sosyal harcama yapmayan, iklim yatırımlarını erteleyen bir bütçe rejimi işletiyor. Bu tesadüf değildir. Bu nedenle “Her bütçe açığı, ekonomik bir kriz değil; politik bir tercihtir.” tespiti bugünü anlamada kritik öneme sahiptir. Kemer sıkma sadece bir ekonomi yönetimi değildir. Bir toplum mühendisliği biçimidir. Ve bu model, otoriterleşme ile ırkçı söylemlerle, güvensizleştirilmiş hayatlarla aynı anda yol almaktadır.
Bu nedenle boş kasaları doldurma mücadelesi artık sadece vergi düzenlemesi değil; demokrasi, eşitlik, sosyal haklar mücadelesidir. Bugün sokakta yükselen öfkenin anlamı tam da budur.
