Zürih’te 1 Mayıs coşkusu

5

Hüseyin Karaguş

İsviçre’nin Zürich Kantonunda 10.000 kişinin katıldığı1 Mayıs yürüyüşü büyük bir coşkuyla kutlandı.

Bu sene Zürich’te yapılan 1 Mayıs yürüyüşüne katılım bir hayli yüksekti. Pazar günü 09.30 da toplanma noktası Helvetiaplaz’dan başlatıldı, Stauffacherstrasse – Stauffacher – Kasernenstrasse – Gessnerbrücke – Löwenplatz – Löwenstrasse – Bahnhofplatz – Bahnhofstrasse – Uraniabrücke – Limmatquai güzargahı izlendi Sechseläutenplatz da yapılan politik,konuşmalardan sonra sona erdi.

Kapanış konuşmalarunda Markus Bischoff emeklilik sigortasındaki kıyımlara ağırlık verdi. İşçi ve emekçilerin vergilrinden bir avuç mutlu zenginlre aktarıldığının altını çizdi. Var olan krizlerinin başlıca sorumlularının doyumsuz kapitalistler olduğunu açıkladı.

Rote Falken adlı örgütün ‘’Çocuklar grubu’’ sahnede yerlerini alarak, şarkılar söyleyip 1Mayısa renk kattılar.

SP-Nationalrätin Mattea Meyer yaptığı konuşmasında ağırlıklı olarak 1 Mayıs, mülteciler, insan hakları ve göçmenler üzerineydi. Kendisinin bir bayan aynı zamanda sosyalist bir mücadeleci kimliği ile 1 Mayıs emekçilerin mücadele gününü önemsediği belittti.

Avrupa kapitalist devletlerinin kendi çıkarları uğruna mültecileri kullanarak millyetçiliği körüklemektedirler. Bu na İsviçre’nin de dahil olduğunun altını çizdi. SVP gibi ırkçı şöven partiler aracılığı ile halklar arasında düşmanlığı körüklemek, göçmenler ve mülteciler üzerinden gerici faşist politikalar yürütmektedirler.

Mayıs yürüyüşü esnasında Türkiye Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın posteri yakılarak IŞID’a sunduğu desteği ve uygulamalarını protesto ettiler. Türkiye nin diktatör bir rejime kaydığı, Ortadoğuda da ve dünya genelinde tehlikeli çıkışlar yaptığı öne sürüldü.

1 Mayıs dünya emekçiler günü genel anlamıyla olumlu ve olaysız olarak son buldu. Daha sonra kültürel etkinliklerin yapıldığı ‘’Kaserne’’ alanında büyük bir coşkuyla devam edildi.

 

HDP Milletvekili Feleknas Uca 1 Mayıs’ta sorularımızı yanıtladı

Sayın Uca dün mülteciler üzerine yaptığınız panelinizi izledim. Orada fırsat bulup sizinle konuşamadık. Bu gün 1 Mayıs yürüyüşünde karşılaştık. Aynı zamanda siz 1 Mayıs’a başkonuşmacısı sıfatı ile çağrıldınız. Bu konuda söyleyecekleriniz nelerdir ?

Bu Zürich 1 Mayıs Komitesi’nin almış olduğu bir karardır. Kendilerine teşşekkür ederim ve benim için onurlandırıcı bir durum olduğunu söyleyebilirim.

Mayıs için söyleyecekleriniz var mı?

Elbette, başta dünya işçi sınıfı olmak üzere; Dünyada ezilen halkların birlik, mücadele ve dayanışma günüdür.Aynı zamanda bu kapitalizmeemperyalizme karşı karşı verilen mücadeleinin bir parçasıdır. Karşılıklı olarak güç gösterisidir. Bakınız şu anda Ortadoğu coğrafyası savaşların olduğu bir yangın yeridir. Oralardan insanlar kaçarak; Mültecilik konumuna düşüyorlar. Başta Avrupa ülkeleri emperyalist emelleri uğruna kapılarını kapatarak; Kadınları ve çocukları insan tacirlerinin eline düşürüyorlar. Avrupa’da 10.000 in üzerinde öocuk kayıp. Türkiye gibi ülkelerle pazarlık halindeler. Kendilerinin verdiği para ve silahlar ile bu ülkelere destek sunmaktadırlar. Onlarda aldıkları bu desteği IŞID terör örgütüne sunmaktadırlar.

Bu gün Türkiye de köle gibi çalıştırılan çocukların üretimleri avrupa pazarlarında boy göstermektedir. Herşeyden önce ben insanım. İnsan haklarını savunmak ve bu uğurda mücadele vermek için 1 Mayıs alanındayım