Yasal asgari ücret, çalışan herkes için önemli

Vania_

 

Oy pusulaları postayla gönderilmeye başlandı. Anketlere göre; %60’lık bir oran, asgari ücret uygulamasına hayır diyor. Sence asgari ücreti sadece halk oylamasına bırakmak riskli ve tehlikeli olmaz mı? Asgari ücret, toplu iş sözleşmelerinde de mücadelesi verilerek gerçekleştirilemez mi?

 

Toplu iş sözleşmesi enstrümanı sendika için elebtte önemlidir, sadece asgari ücret değil, toplu iş sözleşmesinde önemli iş kuraları ve iş koşuları da yer alıyor, ama sadece % 50 ye yakını toplu iş sözleşmesinde asgari ücret hakkından yararlanıyor. Ücretli çalışan herkesin asgari ücretten yararlanması için 18 Mayıs halk oylaması inisiyatifini başlattık. Tabiî ki İsviçre’de bu tür inisiyatifleri kazanmak çok zor, ama bu halk oylamaların çalışmalarını yaparken imzalar toplarken iyi bir propaganda aracıda oluyor, geçen seneden beri başlattığımız bu asgari ücret kampanyasının meyvelerini almış bulunuyoruz. Örneğin geçen yaz metal, makine ve elektro sektöründe toplu iş sözleşmesine 75 yıl sonra asgari ücreti koymayı başardık. bunlar asgari ücret kampanyasının çalışmalarının sonucu oldu ve Aldi, Lidl, HM, Bata şirketleri 2015 itibariyle 4000 Frank’lık , asgari ücret uygulamasını başlatacaklar, ayriyeten çiçekçiler de 4000 Frank asgari ücreti kabul etmeleri için girişimlerde bulundular. Yani geçen yıldan beri asgari ücret aktiviteleri meyvesini vermiş durumdadır zaten.

Açıktır ki olmamız gereken yerde henüz değiliz. Tabiî ki 18 Mayıs’ta iyi bir sonuç elde etmek için tüm imkanlarımızı sunacağız. Sonrası için asgari ücret tartışmaları devam edecektir.

 

Vania, seninde dediğin gibi Lidl Aldi ve HM gibi şirketler 4000 Frank asgari ücreti vermeyi kabul ettiler, hatta bir kısmı geçen yıldan başladı.

Peki birde farklı pencereden bakalım; bu şirketler bu durumu aynı zamanda reklam için kullanmıyorlar mı?

 

Olsun ama işçiler kazandılar ya, ücretleri yükseldi uygun bir ücrete sahip oluyorlar alım güçleri düzeliyor. Ve şu da gösteriyor ki uygun bir ücret vermek mümkündür ve aynı zamanda ekonomi içinde iyi bir durumdur.

 

Birde patronlar korkunç bir anti propaganda yapıyorlar; işçileri, çalışanları korkutuyorlar, işinizi kayıp edersiniz, işsizliğe neden olur ve şirketlerimizi başka ülkelere taşırız bile diyebiliyorlar. Anti propaganda yapmaları için çok paraları da var. Tüm bunlar oylamayı nasıl etkiler?

 

Açıktır ki patronlar korku kampanyasını yayarak, abartılı bir kampanya yapıyorlar. Biz hesapladık, 4000 Frank asgari ücret 3 sene zarfında İsviçre’deki aylıkların hepsinin %0,5ine tekabül ediyor bu çok az bir rakam hiç dokunmaz bile, ekonomi için yapılabilmesi gayet uygundur ve mümkündür, aslında ekonominin düzelmesine de yarar.

 

Şirketlerde ve bazı sektörlerde örneğin lokantalarda kahveye 10 kuruş zam yapmakla asgari ücret karşılanabilir. Çalışanlar için ayda 200 ve 300 Frank fazla almak önemlidir, onları rahatlatacaktır. 1990’ lı yılların sonunda, 3000 frank asgari ücret kampanyasında patronlar aynı korku propagandalarını yaptılar; işsizlik olacak, iş yerleri başka ülkelere taşınacak, ama olmadı.

 

Birazda 9 Şubat’taki halk oylamasının sonuçlarını değerlendirebilir miyiz?

 

Biz bu oylamanın analizini yaptık, bizim için açık, sorumluluk işverenler birliği ve Federal Hükümet’te. Aslında işverenler birliği çok fazla bir kampanya yapmadı, Yani asgari ücrete yaptıkları yatırım kadar 9 Şubat’ta halk oylamasına yatırım yapmadı. Daha ziyade federal hükümet sorumlu diyebiliriz. Halkoylamasından önce her ikisiyle de görüşmelerimiz oldu ücretlerin garanti altına alınmasın için sinyallerin verilmesi konusunda. Tabi ırkçı oylar vardı ama korku ve tepki oylarının olduğunu da biliyoruz. 9 Şubat’tan sonra tartışmalar her yöne dağıldı, nereye gideceği de beli değil.

Biz son merkez yönetimde açık aldığımız kararlarda 3 nokta da belirttiğimiz gibi; 1.uygulanacak her türlü ayrımcılığa karşı olacağız ve yabancıların haklarına yapılacak saldırıların karşısında olacağız. 2.Avrupa Birliğiyle anlaşmalar çerçevesinde serbest dolaşım, endüstri ihracatı ve iş kolları konusunda düzeltmelerin olması için çalışacağız. 3. 9 Şubat halk oylaması sonucu sonrası daha da açıktır ki tüm çalışanların iş ve ücret güvencesi çok daha artırılmalıdır. Biz sendika olarak bu üç nokta’da farklı düzeylerde girişimlerimiz olacaktır, bu konularda yükümlüyüz, gerekli politik girişim ve aktivitelerimiz olacaktır.

 

Avrupa Birliğiyle yapılan anlaşmalar emekçilerden ve halktan çok patronlara yarıyor diyebilir miyiz

Serbest dolaşım ve ek kurallar geliştirilip güçlendirilmeli. Avrupa Birliğiyle anlaşmaların sadece patronlar için olduğunu kabul etmiyorum. Örneğin Avrupa Birliği’nden gelen yabancılar için oturum ve diğer koşuları iyileştiren anlaşmalar oldu aynı zamanda bir milyon yabancının durumlarının düzeltilmesi için anlaşmalar başarılı oldu diyebiliriz bunları unutmamalıyız.

 

 

Son bir soru daha, Unia’nın 2012’de Zürih’te yapılan kongresinde kongreye sunulan göçmen politikasıyla ilgili strateji yeterli miydi? Bazı bölgeler bu stratejinin içeriğinin yeterli olmadığı yönünde itirazlar yaptılar, daha kapsamlı bir strateji olsaydı az bir farkla kayıp edilen 9 Şubat halk oylaması kazanılabilinir miydi?

 

Hayır katılmıyorum, daha ziyade 9 Şubat halk oylamasında ortaya çıkan sonucun yetersiz çalışmadan kaynaklandığına inanıyorum

 

Röportaj

Ali Korkmaz