Wil’de barış konuşuldu

1

Doğu İsviçre Halkevi Kültür ve Dayanışma Derneği‘nin ‘Türkiye’de barışın yol haritası, engeller ve olanaklar’ başlığı altında Wil’de düzenlediği panelin konukları, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Barış Bloku Eş Söcüzü Nuray Sancar ve HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Türkiye’de ve bölgedeki gelişmeleri değerlendirerek, bu gelişmelerin hangi yöne doğru değişim gösterebileceği konusunda fikirlerini paylaştılar.

Söze ilk başlayan Sancar, Ortadoğu’yu ve Türkiye’yi genel olarak değerlendirerek, 1916‘da Sykes-Picot ile sınırları çizilen bölgenin, sınırlarının artık ihlal edildiği bir döneme girildiği, Irak’a müdahalenin ardının ortaya çıkan boşluktan yararlanılarak oluşturulan IŞİD’in bölge gericilikleri ve çıkarları peşindeki güçler tarafından lojistik olarak desteklendiği ve geliştirildiğini belirterek, yine bu güçler tarafından Rojava’da ortaya çıkan kazanımlar üzerinden Kobane’ye saldırtıldığını ve halkın direnişi sayesinde bu saldırının püskürtüldüğünü vurguladı. Türkiye gericiliğinin de olası bir paylaşımdan parsa kapmak üzere, Osmanlı geçmişini öne sürerek, büyük hayaller yaymaya çalıştığını, ama bölgenin, bataklığa dönmüş politikasına giren herkesi girdap gibi çektiğine işaret etti. Sancar değerlendirmesine söyle devam etti; ‘Bu sonuçların Davutoğlu’nun stratejik derinliğinin dibe vurduğunun göstergesi olduğu ortada. Netice de bölgede var olan savaşı, yer güçlerin kendi savaşı değil, aksine uluslararası emperyalist güçlerin ve odakların çıkarları için kapıştıkları bir arena durumundadır. Bu savaş bu gün Türkiye topraklarına taşınmıştır. Savaşın neden olduğu sonuçlar ve yaşanan mülteci dramı üzerinden AB ülkeleri ve bölge gericilikleri arasında kirli pazarlıklar yapılmakta, bu kirli pazarlıklarda Türkiye hükümeti de saf tutmaktadır. Değerlendirmelerine Gezi süreci sonrasında yaşananlarla devam eden Sancar; Türkiye’nin Batısı’nın Medeni Yıldırım’ın katledilmesinden sonra verdiği tepkiyle, elini Kürtlere uzattığını, bu birleşmenin 7 Haziran seçimleri sonrasında yarattığı gücün yok edilmesi için de egemen güçler tarafından provakatif eylemler tezgâhlandığını, 10 Ekim Ankara katliamının dönüm noktası olduğuna işaret etti. Ankara’da katledilenlerin kimliklerine bakıldığında aslında Gezi’nin görüleceğine dikkat çekti. Katledilen Kürtlerin, işçilerin, Emek Partililerin, CHP gençlik kolları üyelerinin birlikte Gezi’de ortaya çıkan gücü temsil ettiklerini söyledi.

Daha sonra söz alan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, dinleyenleri Kürtçe selamlayarak, konuşmasına Türkçe devam etti. Bu koşullarda barışın yol haritasının nasıl olacağını söyleyebilmenin çok kolay olmadığını vurgulayarak Kürt il ve ilçelerinde yaşanan katliamlar infaz ve yıkımlardan sonra barış ve kardeşlik sözcüklerinin dahi tepkiyle karşılanabildiği bir dönem yaşandığına dikkat çekti. Bunun da ciddi bir kopuşa işaret ettiğini söyleyen Beştaş; Suriye üzerinden 3. Bir paylaşım savaşı olduğuna dair var olan konsensüsün kabul gördüğüne, bunun üzerinden çıkan tabloda Kürtlerin de özellikle Kobane savunmasından ödedikleri ağır bedelle elde ettiklerine vurgu yaptı. Türkiye ile IŞİD arasındaki ilişkilere de değinen Beştaş, Rojava’da elde edilen kazanımların boğulması üzerine Türkiye’nin harekete geçtiğini Kürtlerin demokratik taleplerinin IŞİD yöntemleriyle bastırılmaya çalışıldığını vurguladı. 2013 yılı Ocak ayında Kürt meselesinin barışçıl yollardan çözümü için başlatılan diyalog ve çözüm sürecine de değinen Beştaş’ın konuşmasının ardından dinleyenler sorularını yönelttiler.