Ve Angelika Kaufmann Zeuxis Yorumuyla Ne mi Yaptı?

2

Saadet Türkmen, Sosyal Antropolog

Kadının kendini var etme, eşitlik ve özgürlük mücadelesi insanlığın tarihi kadar eskidir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihsel kökleri ise 1857′de New York’da tekstil işçisi kadınların grevine dayandırılmaktadır. İlk kez kutlanılması da 1909′da Amerika’da sosyal demokrat ve sosyalist kadın hareketi öncülüğünde olmuştur. 1910′da gerçekleştirilen 2. Enternasyonal’e bağlı Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edilmiş, İsviçre’nin de dahil olduğu bazı Avrupa ülkelerinde Kadınlar Günü ilk olarak 1911′de kutlanmıştır.

Bu yazı Dünya Kadınlar Günü’nün resmi kabul tarihinden hayli bir zaman önce yaşamış olan, İsviçre Chur`lu ressam Angelika Kaufmann`ın ressamlık pratiğinde; kadının eşitlik ve özgürlük mücadelesi üzerine. Angelika Kaufmann her ne kadar sanat çevrelerinde iyi bilinmesine rağmen; kadın mücadelesine katkıları itibariyla fazla dile getirilmeyen bir isim. Bu yüzden, Kaufmann`ın yazıda kadın mücadelesine katkılarını ispatlamaktan ziyade, resme kısa bir yorum getirilecek, ve esas yorum okuyucuya bırakılacaktır.

Angelika Kaufmann, 1741`de Chur`lu ebe bir anne ile; Avusturya`lı ressam bir babanın kızları olarak dünyaya gelmiştir. Kaufmann o dönem yaşayan bir cok kız çocuğundan farklı olarak, okuma yazma yanında resim ve yabancı dil dersleri alabilme şansına da sahip olarak hayli iyi koşullarda yetişmiştir.

Kaufmann`ı önemli kılan resimlerdeki olağanüstü kalitenin yanında; kadın bir ressam olarak kendini erkek meslekdaşları arasında kabul ettirme çabalarıdır. Bu çabaları bir çok eserinde görebilmek mümkündür. Ancak, 23 yaşındayken yaptığı „Zeuxis Selecting Models for Helen of Troy (Truvalı Helena icin model secen Zeuxis)“ adlı, orjinali ABD`de olan resim, özel bir öneme sahiptir. Bu resmi önemli kılan bir yandan anlattığı hikaye, bir diğer yandan da resmi anlatan kadın ressamın hikayeye kattığı yorumdur denebilir.

Angelika Kaufmann, sözü geçen resimde Eski Yunan Dünyasi`nın önemli simalarından biri olan; Herakleia`lı ressam Zeuxis`e ait bir hikayeyi o zamana kadarki yorumlardan çok daha farkli bir biçimde aktarmıstır. Hikayenin şimdiye kadar bilinen en eski versiyonlarindan birini, I.S. 1. Yy`da yaşamış olan Plinius`un Naturalis Historiae`sinda bulmak mümkün. Buna göre, Zeuxis bir kadındaki bütün güzellikleri vücutlaştıran Truvali Helena`nın hayali resmini yapmakla görevlendirilir. „Güzellik doğada değil, doğadakinin mükemmelleştirilmesinde“ diyen bir anlayışın temsilcilerinden olan Zeuxis bunu yaparken; Helena`yı resmetmek icin bir tek modelden değil, beş modelden faydalanma yolunu seçer. Başka bir değişle; beş modelin vücutlarındaki en güzel bölümleri eklektik bir bicimde düzenleyerek, doğada olmayan mükemmel Helena`sını yaratır.3

Bu yoruma göre Zeuxis`in önünde duran kadınlar; sadece model işlevini yerine getirmektedirler. Yani; pasif bir biçimde, vücutlarındaki en güzel bölümü Zeuxis`e göstermekte, ve mutlak güzelliğin tek (dişi) kişide vücutsallaştığı Helena`nin fragmentlerini (parçaları) oluşturma rolünü üstlenmektedirler. Böylesi bir anlayış, hem o Eski Yunan ve Roma Dünyasi`nda, hem Eski Yunan ve Roma`nın canlandığı Rönesans`ta, hem de Kaufmann`in yaşadığı Aydınlanma Cağı`nda neredeyse doğal kabul edilmektedir. Buna göre, kadın pasif, erkek ise onu tekrar tekrar yaratabilme yetisine sahip aktif bir varlıktır. Bu yönelim kendini belki de biri, Kaufmann`dan çok daha önce yaşamış olan ve günümüzde sanat tarihinin babalarından biri olarak kabul edilen Giorgio Vasari`nin Floransa`daki villasının duvarını süsleyen resimlerinde de görülebilmektedir. Yazıda hakkındaki yorum sadece bununla sınırlanan resmi aşağıda göreceksiniz:

Kaufmann`ın yorumuna bakacak olunursa: Resmin solundan ortasına kadar resmin sağdan ikinci figürü olan Zeuxis`e vücutlarındaki en güzel bölümleri göstererek Helena`yı yaratmasına katkı sunan dört kadın değişik perspektiflerden görülmektedir. Zeuxis bu kadınlarla ilgilenirken devasa bir tuvalin önünde durarak, önünde duran fırçalara el uzatan beşinci bir kadin figürü dikkatimizi çekmektedir. Bu kadının Angelika Kaufmann`dan başkasi değildir. Bu bir çok sanat tarihçisi tarafından da tespit edilmiştir. Kadınlardaki en güzel yanı arayan Zeuxis daha resme başlamamışken, devasa tuvalin önündeki Kaufmann resmi çoktan bitirmiştir bile.