Simplon’dan Gotthard’a…

519529942-gotthard-tunnel-schweiz-1aAhOZkPSENG

Haydar Sancar

57 Km. lik uzunluğu ile İsviçre ile İtalya’yı bir birine bağlayan Gotthard Tüneli, şatafatlı bir törenle açıldı. Japonlara kaptırılan birinciliğin, İsviçre tarafından geri alınması, Avrupa’nın koçbaşı devletlerinin liderleri eşliğinde gerçekleşti. 1993’te başlayarak 2016’yılına kadar devam eden, kuzeyden güneye doğru Alp Dağları’nın binlerce metre altına inilerek kazılan 2 tüplü tünel, doğanın doğal ve çetin koşullarına karşı insanoğlunun kazandığı zaferden çok, bilimsel teknik gelişmenin, taşıma ve ulaşım sektöründe meta ve sermaye hareketinin, büyüyen, hammadde ve malzemenin uygun ve ucuz yollu dolaşım ve erişimine, yeni pazarlara daha kolay açılmasına denk düşen ihtiyacının ürünü oldu.

Alp Dağları’nın bir birine bakan zirveleri arasında, atlı yük arabalarının zor arazi koşullarına, soğuğa dayanabildiği ölçüde gerçekleştirilen nakliyenin, 12 ila 13. Yüzyıllar arasında başladığı, kapitalist gelişmenin ülke çapına yayılarak, makine, tekstil, saat, kimya ve taşıma sektörü, özellikle de demir yollarının gelişimi ile birlikte, ülke içerisinden dışarıya doğru merkezi bir sistemin de kurulmasını beraberinde getirmişti. Alp Dağları’nın sınır kantonlarının uyguladığı vergi derecesine bağlı olarak, dağlar arasındaki geçitler kullanılarak yapılan taşıyıcılık ise değişiklik arz ediyordu. Örneğin 1600’lü yıllarda Gotthard geçidi kullanılarak güneye taşınana yük ve nakliye miktarı 2000 ila 2700 ton arasında iken, 1700’lü yıllarda yük miktarı 12000 ila 14000 ton arasına çıkmıştır. Diğer Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında teknik ilerleme yoluna nispeten daha geç giren İsviçre, 1850’li yıllardan itibaren, burjuva konfederasyonun ilanından sonra, zamansal açığı hızla kapatmıştır. Demir yolları, vagon ve lokomotif üretiminde kapanan farkın ardından ilerleme sağlamıştır. Tamda bu gelişmelere paralel olarak, sermaye birikimi ve yoğunlaşması, yeni pazar arayışları, Avrupa’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıların sağlanması, yeni pazar ihtiyacının karşılanması için ulaşım ve erişimden kaynaklı görülen engellerin kaldırılması veya kolaylaştırılması, kuzey ve güney arasında ilk demiryolu tünelinin de inşa edilmesi fikrini yaygınlaştırıyordu.

1898 yılında Brig(VS)’den başlayarak İtalya’nın İselle di Trasquera yerleşim yerinden çıkacak, Simplon tünelinin inşaatına başlandı. 1.Tüneli 1906 yılında 2. Tüneli ise 1912’de başlayıp 1921 yılında bitirilen Simplon tüneli, 19 Km.823m uzunluğu ile dünyanın en uzun demiryolu tüneli oldu. 3000’den fazla işçinin çalıştığı tünel inşaatında, 67 işçi hayatını kaybederken, çoğu İtalyan olan işçilerden birçoğu ise inşaat sonrasında ortaya çıkan hastalıkla bağlı olarak hayatlarını kaybettiler.1872 -1882 yılları arasında yapılan 15 Km.lik Gotthard tüneli inşaatında ise 199 işçi iş kazalarında hayatını kaybetmişti. Yine Simplon tüneli inşaatı sırasında yaşanan grev, ordu ve kolluk güçleri tarafından bastırıldı. Uzunca yıllar Alp Dağları üzerinden yapılan taşıma işlerinde stratejik yer tutan tünel, artan ihtiyacı karşılayamayacak hale gelirken, karayolları bağlantısı ve taşımacılığı için yeni tünel inşaatlarına başlanarak, insan, hammadde ve malzeme dolaşımının ve taşınmasının bir bölümü ise kara yolu trafiğine kaydırılmış oldu

Simplon tünelinin açılışından 110 yıl sonra yapılan Gotthard demir yolu tüneli inşaatından 28,7 milyon ton kaya ve taş parçaları çıkarıldı. Bunun üçte biri tekrardan tünel inşaatında beton yapımında kullanılırken, kalan kısmı ise ihraç edildi. 11 işçi ise hayatını kaybetti. Tren seferlerinin 11 Aralıkta başlayacağı Gotthardt tünelinden saate 2 yolcu treni ve 4 yük treni geçecek.

Alp Dağları taşımacılığının diğer iki önemli ülkesi Fransa ve Avusturya karşısında İsviçre, taşımacılığın ağırlıklı kısmının demir yolları üzerinden yapıldığı ülke. Federal İstatistik Dairesi verilerine göre, 2014 yılında, İsviçre üzerinden yapılan taşımacılıkla, transfer edilen yük miktarı 38,7 milyon ton. Yani 1981’de ki rakamların 2 katı. Yeni tünelle birlikte bu rakamların daha da artacağı kuşku götürmez.

Yolcu taşımacılığı açısından da Zürich-Milano arasını 1 saat kısaltan tünelin, yapımı devam eden ve 2020 yılında tamamlanacak diğer ağ ve şebekelerin de kullanıma açılması ile bağlantı daha da kısalacak. Yapımı tamamlanan Gotthard tüneli, daha uzunu yapılana kadar dünyanın en uzun tüneli olma ünvanını İsviçre’ye geri verdi, en azından Çinliler daha uzununu yapana kadar diyelim.

Sonuç olarak; Bilim ve teknik ilerliyor, ulaşım ve haberleşme olanakları ise genişleyip dünya pazarını sarıyor, Tekellerin denetimindeki her türlü teknolojik ilerleme ve bu ilerlemenin sağlayacağı faydalar ise toplumun, insanlığın kullanımına sunulmasından çok, parça parça satılan metalar olarak pazarda yerini alıyorlar. Ücretlilerin de bunlardan yararlanmaları satın alabilecekleri kadar oluyor. Bilimin, tekniğin toplumun elinde toplumun yararına kullanılması ve bu hizmetlerden de halkın ücretsiz yararlanması, insanlığın, toplumsal refahın, özgürce gelişecek kültürün sömürü cenderesinden kurtarılarak bir avuç sömürücü azınlığın elinden alınıp halkın mutlak denetimine kavuşturulmasıyla olacaktır. Geleceğin dünyası kaçınılmaz olarak budur.