Sevim Akyürek: “Tablodan dizi filme” Albert Anker Das Kinderbegräbnis 1863

32

Aargau Kunsthaus çalışanları bir ilke imza attılar.Müzede  bulunan Albert Anker’in ‘Çocuk Cenazesi 1863′ adlı tablodan yola çıkarak, altı bölümlük bir televizyon dizi filmi için çalışıyor. ‘Der Bestatter’ adlı beş bölümlük dizi film; ocak 2017′de SRF 1 de başlayacak.

19.yüzyılda savaşların yanısıra salgın hastalıklarda Avrupa’da çok sayıda insanın ölümüne neden oldu. Verem, tifo, kızamık, sarılık ve grip gibi hastalıklar insanoğluna çok acılar yaşattı.Bu dizide de resmedilen küçük çocuğun neden öldüğü araştırılarak olaya ışık tutulacak.

İsviçre’nin ulusal sanatçı ünvanı verilen ressam Albert Anker’de ( 1831 İns 1910 İns) bu acıyı yaşayanlardan. Biel’e yakın İns köyünde doğan; yaz mevsiminde köyü İns’de, kış aylarında Paris’de kalarak yaşamını sürdürüyordu.Sanatçının portreleri kendi köy halkının yüzleridir. Albert Anker’de salgın hastalıklarda iki çocugunu, annesi ve iki kızkardeşini kaybetti. Albert Anker, yaşadığı döneme ait insan portrelerini gerçekçi bir şekilde çizen sanatçı olarak tanınmaktadır. Aargau Kunsthaus’da 399 nolu envantere kayıtlı Albert Anker’in ‘Das Kinderbegräbnis 1863′ adlı yağlı boya tablosunda 1863 yılında İns’de ölen bir çocuk cenazesini resmetmiş. Kilisede ki bahçede salkım söğütün yakınına küçük bir mezar yeri kazılmış. Çoğunluğunun siyah giydiği kadınlar,rahibin önderliğinde hüzünlü bir şarkı söyleyen okul arkadaşları ve köy halkı toplu halde törene katılmış.Ölen çocuğun annesi ve iki kardeşi birbirlerine sarılarak ağlarken; siyah kurdelalı bir çiçek demeti tabutun üstüne konulmuş. Yeni kazılmış mezar çukuruna tabutu koymak için ipler yerde duruyor. Törene katılan fakir giyimi ve çıplak ayakları ile iki verdingkinder kazılan çukura merakla bakmaktadır. Albert Anker’i diğer ressamlardan ayrı tutan ülke gerçekçiliği daima ön planda tutmuş, tabulara meydan okumuştur. Yaşadığı dönem ve sonrasında tabu kabul edilen verdingkinderleri, her tablosunda resmederek kalıcı kanıtlar bırakmıştır. Toplumda her insanı resmederken İsviçre’nin bu tabu gerçekçiliğinide resmetmiştir.Tablolarında her zaman ve her şart altında ki bu köle çocuklar bugün birer belge olarak karşımıza çıkmaktadır. Mezarlıkta ki insanların yüzünde küçük bir çocuğunun erken ölüm acısı taşırken, çocukların ne olup bittiğini tam kavrayamamanın şaşkınlığı yüzlerine yansımaktadır. Bern Kunstmuseum’da sanatçının ‘Die kleine Freundin 1862′ adlı tabloda da İns’de okul gezisi sırasında rahatsızlanarak ölen küçük kız çocuğunun, ölüm yatağında resmedilişi var. Beyaz giysisi ve beyaz örtülü yatağının etrafında ailesi ve okul arkadaşları son ziyaretlerini yapıyor.Yine verdingkinder ( çıplak ayaklı çocuklar) var. Şaşkınlıkları yüzlerine yansımış. Albert Anker’in çok sayıda tek başına resmettiği hasta çocuk portreleri de var. Ama bu iki tablo çok sayıda insan portrelerini birarada gösteren günün şartlarını yansıtan belge niteliğindedir.

Albert Anker’de ‘Ruedi Anker’i 1869′ iki yaşında ve ‘Emil 1871′ yılında bir yaşında iken iki oğlunu kaybetti. Kendi oğullarını ölüm yatağında resmederek bu acıyı içten yaşamış bir sanatçıdır. Gustave Courbets (1819 1877) adlı ressamın da ‘Begräbnis von Ornans’ da 1849/1859 yıllarında yaptığı bu tablosu vardır. Geçen 2013 yılın sonunda Albert Anker’in ‘Turnstunde in Ins 1879′ İns ilkokunun bahçesinde beden eğitimi dersi,tablo yedi buçuk milyon franka satıldı. Ve 2017 ocak ayında bu ilginç diziyi izleyeceğiz.