Sevim Akyürek- İsviçre’de Yapılan Son Arkeolojik Kazılar

csm_as.37.2014.4_48e67bd5af

as. archäologie schweiz her zaman olduğu gibi İsviçre’de yapılan kazı, üniversitelerde ki açık oturum ve müze sergileri hakkında okuyucularını bilgilendiriyor. En son çıkan 37. sayısında Solothurn’da MÖ 3000 yılında taşdevrinde yaşamış insanların çakmaktaşının çıkartıldığı yerleri, Luzern Seetal’daki son mamut buluntuları, Niederwil Egelsee deki bataklıkta bulunan kazık temelli evlerin tahta kalıntıları ile rönesans devrinde yapılan italyan madalyonların 19 nisan 2015 tarihine kadar sergilenecek olan Winterthur Münzkabinett und Antikensammlung sergisine , arkeoloji üzerine yayanlanan bilimsel kitap ve romanlara yer ayırmış.

Taş Devri’nin Çeliği. Çakmaktaşlar

1922 yılında Jura dağının güney eteklerinde bulunan Oltenda denizden yüksekliği 420 metre yüksekliğinde iki metre çapındaki çukurlar dikkati çeker. Bu çukurları ilk defa Oltenlı bilim adamı Theodor Schweizer buldu. Derinliği iki metre olan bu çukurlarda çakmaktaşı aranmıştı. Yıllar sonra 1971 yılında Wangen – Olten yakınlarında yapılacak olan bir garaj inşaatında kafatası parçaları bulunur. Yapılan arkeoloji kurtarma kazısında, kafatasının küçük bir çocuğa ait olduğu belirlenir. Kazılarda başka insan kemiklerine rastlanır. Bunlar grup halinde yaşayan taş devri insanlarına aittir. Ve topluluk çakmaktaşı çıkartılmasında ortaklaşa çalışıyordu. Dört metre derinliğinde 13 metreye ulaşan koridorlar açmışlardı. Yapı olarak çok sert olan çakmaktaşlarını, avlanmak için ok uçları, bıçaklar ve günlük yaşam ihtiyaçlarında kullanıyorlardı. Onların ailece çalışarak çıkarttıkları yontukları taş ve işe yaramadığını düşündükleri taş yonga yığınları binlerce yıl sonra onların yaşam biçimlerine ışık tuttu. Kızıl geyiğin boynuzlarıda çalışırken en çok duydukları alet vazifesini görmekteydi. C 14 metodu ile yapılan ölçümler tarihin MÖ 3000 yıllarına aıt olduğunu saptadı. Son yapılan iki kazı da bu dağ adamlarının bu taş devri insanlarının çakmaktaşı bulmak için ortaklaşa çalışarak dört metre çukurlar ve 13 metre uzunluğunda tüneller kazdıkları saptandı. 2009- 2010 yıllarında yine aynı bölgede yapılan kurtarma kazısında binlerce çakmaktasına rastlanıldı. Binlerce tonluk taşlardan ortalama 800 kg çakmaktaşı elde etmişlerdi. Kazı yerinde üç adet taş çekiç ve kızıl geyik boynuzu vardı.
2010-2011 kış ayında tekrar yapılan son kazıda ise 33 taş çekiç,binlerce çakmak taşı bulundu. 600 metrekarelik alnda 80 cm çapında delikler ve iki metre genışliğinde 50 cm yüksekliğinde korıdorlar bulundu. Çevrede az sayıda kötü durumda keramik parçalarına da rastlanıldı.
Bataklıkta yaşam; Niederwil- Egelsee

Frauenfeld Arkeoloji müzesi 22 mart 2015 tarihine kadar sürecek sergide, bir bataklıktan çıkan hayatları anlatıyor. Alplerin eteklerinde ve göllerde yer alan kazık temelli evler 2011 tılında dünya kültür koruma listesine alındı. Frauenfeld’in bir kilometre batısında Niederwill – Egelsee’ de bulunan çok sayıda evlerin kazık temelleri ve günlük yaşamda kullandıkları tahta eşyalar dikkati çekiyor. Aynı zamanda doğal olarak korumaya alınmış bu alan, bir buzul devri yaşamını anlatıyor. Ilk olarak 1862 yılında buluntular keşfedildi. 1962- 1963 yılları arasında Hollandalı bilim adamları 2000 metrekarelik alanda buzul devri zamanına ait yerleşim alanlarını buldular. Yapılan analizler bize tarihin MÖ 3714 – 3626 yıllarında olduğunu gösteriyor. Daha sonra bez parçaları tahtadan yapılan çok sayıda bıçak sapı, tahta eşyalar bulundu. Frauenfeld Arkeoloji müzesinde , bır buzul devri yaşamının sergilendiği sergi okullar içinde eğitim dersi olarak da ziyaret ediliyor.

Luzern Seetal’de ki Mamut Buluntuları

Günümüzden 22000 ve 60 0000 yıl önce , Luzern topraklarında iklim ısınmaya , buzullar alplere doğru çekilmeye başlamıştı. Buzulların kalktığı alanlar yerini otlara ve kayın, kızılağaç ve söğüt gibi bazı ağaç türlerine bıraktı. Beraberinde hayvanlarda ortaya çıkmaktaydı. 1974 yılında Ballwil’de ki küçük bir gölette mamuta ait kırık diş parçalarına rastlanıldı. 2006 yılında makinist Edgar Wirz Begradigen’de 1930, 2001 ve 2011 yıllarında da çeşitli yerlerde diş kalıntıları bulundu. 2013 ve 2014 yılında Peter Honauer 90 cm uzunluğunda 23 cm genişliğinde diğeri 75 cm uzunluğunda 9 cm genişliğinde iyi durumda diş kalıntısı buldu. Kalıntılar günümüzden 60 000 ve 50 000 yılları arasını gösteriyordu. Kanton Zürih’de günümüzden 49 000 yıl önce Niederweningen de mamutlara ait iskelet kalıntılarına rastlanıldı. Solothurn da Kesslerhoch da mamutun son yaşamış olduğu yerlerdir. Bunun dışında çok sayıda ren geyiği, kahverengi ayı, dağ ayısı, dağ keçisi gibi hayvanlar da yaşadı. Ya insanoğlu? Artık neandertallerin yerini modern insanın yerini alması ile tarih sahnesinden çekildiler. Neanderthalleri jura ve alplerin doğusunda yaşadıkları belirlenmiş.

Avuç İçi Kadar Küçük Sanat Eseri; Madalyonlar

Winterthur Münzkabinett ve Antikensammlung, Rönesans devrine ait madalyonları sergiliyor. Sanatın, zenginliğin gücün ve ismin ağırlığını taşıyan italyan madolyonlar, 15. ve 16. yüzyılda yapılmış. Bu sanatın, avuç büyüklüğündeki maden ve taş eserlerin heryere taşınabilir olması, siyasi güç olarak da etkisini göstermiştir. Üzerlerine dönemin die blaue katzeünlü insan portreleri, mitoloji, tarih ve mimarinin de üzerine işlendiği bu sanat eserleri 19 Nisan 2015 tarihine kadar ziyarete açık.

22 Ocak 2015 tarihinde Bern Üniversitesinde Andrew Lawrence Für Augustus einen Ochsen- Kult und Kultorte in Vindonissa , 14 Ocak 2015 Luzern Andreaschaer 2000 Jahre Baden in Baden AG.
Die Blaue Katze; Roma devrinde yaşamış bir kadını anlatıyor. Genevieve Lüsscher’ e ait kitap 320 sayfa. Vindonissalı Mara tarafından kızına mavi renkli kedi heykelinin anlatımı yer alıyor. Tarih MS 68-70 yıllarını gösteriyor. Mara bir köledir.

2015 yılında herkese sağlıklı günler diliyorum.