Sandıktan 3 ‘hayır‘ çıktı

arka

 

30 Kasım’da yapılan halk oylamasında, Ecopop, götürü usulü vergilendirme sisteminin kaldırılması ve altın inisiyatifleri ret edildi. %50’nin az altında bir katılımın olduğu oylamada 3 inisiyatifte %60 ve üzerinde bir oranla ret edildi.

Çok uzun ve şiddetli tartışmaların neticesinde gerçekleşen halk oylamalarının sonuçları açıklandı. En başta Ecopop adlı inisiyatifin ret edilmesi, geniş bir yelpazede memnuniyetle karşılandı. Keza ülke dışından gelen zenginlere yönelik uygulanan götürü usulü verilendirmenin kaldırılmasını talep eden inisiyatifin reddi de liberal çevrelerde aynı memnuniyeti gördü. Uzunca bir dönemdir sistematik olarak tırmandırılan, ‚göçmen ya da ‚yabancı sorunu/sayısı‘ olur olmadık bir çok inisiyatifin ya ana konusu ya da etkisinin düştüğü uygulama alanlarından bir durumundaydı. Çeşitli parti ve çevrelerin Irkçı söylem ve girişimlerine de kaynaklık eden bu ‘mesele‘ en sonunda ‘çevre sorunu’ ile ilişkilendirilerek, halkın karar vermek zorunda olduğu bir oylama sonucuna indirgendi. Evet başta parlamentonun tüm partileri, Kanton Temsilcileri Meclisi ve Federal Meclis de dahil olmak üzere geniş bir çevre inisiyatif karşıtı tutumun benimsenmesi ve ret edilmesi çarşısı yaparken, ortaklaştıkları yegane nokta daha çok İsviçre ile AB ilişkileri meselesinde kesişiyordu. Olurda inisiyatif bir biçimde kabul edilirse, bu İsviçre’nin AB ile imzaladığı ikili tüm anlaşmaların iptali anlamına geliyordu ki, nihayetinde buda tüm burjuva yelpaze için kabul görecek bir durum değildi. Sonuçta oylamada Ecopop ret edildi. Oylama sonucu ise liberalinden sosyal demokratına kadar, halkın AB ile ilişkilere devam kararı olarak yorumlandı ve bu merkezli sonuçlar öne çıkarılmaya çalışıldı. Yüksek oranlı bir ret sonucunun,özellikle SP tarafından, daha önce oylanan ve az farkla kabul edilen kota uygulamasının karşısına politik bir manevra olarak çıkarılacağı az çok belli olmasına rağmen, tartışmanın sadece bu noktaya indirgenmesi ve diğer liberal ve muhafazakar partilerin de aynı hat üstünde durması, AB ile sürdürülen ekonomik ve siyasal ilişkilerin Ecopop gibi kaza kurşununa kurban gitmemesi için, göç ve göçmen sayısına herkes tarafından kabul edilebilinir bir sınırlama getirilerek, halk arasında yükseltilen tansiyonun düşürülmesi rotası izleneceği daha da belirginlik kazanmıştır. Bu sonuçlarda SVP’nin kararsız tabanının ret yönünde oy kullanmasının etkisini de gözetecek parlamento ve bakanlar kurulu, 9 Şubat oylamasında ortaya çıkan kota uygulamasını da üzerinde uzlaşılacak bir formata bağlayacağının sinyallerini de vermiştir. Her ne kadar oylama sonuçlansa da oylamaya konu olan meseleler, dolayı ve dolaysız tüm etki faktörleri mevcudiyetini korumaktadır. Bu durum ise önümüzdeki dönem aynı çerçevede yer alan benzer politik argümanlarla karşılaşılacağı, keza yeniden oylama konusu olacağı olasılığını da daha da güçlendirmektedir.

Neticede; iş yaşamı,emek sömürüsü, konut sorunu, çevre sorunu, sosyal yaşam baskısı gibi sorunlar, işçi örgütlerinin gündemlerine hak ettiği yerden girip, çözüm noktasında istikrarlı ve gerçekçi politikalar bu örgütler tarafından üretilmedikçe, adı geçen sorunların, özellikle göçmen düşmanı politika yapan siyasi çevreler ve her renkten burjuva partiler için arka bahçede istismar edilen sorunlar olmaya devam edeceği de ortadadır.