Okullar açılırken

7692424

Kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Elif Ağaç. İsviçre’ye 6 yaşında geldim, bütün okulu burda okudum. Sağlıkçı olarak meslek yaptım Zürich’te, sağlık alanında çalışıyorum, evliyim, iki çocuğum var. Kızım da benim gibi sağlık alanında meslek yapıyor, Oğlum 12 yaşında okula gidiyor.
Çocuklarınız okulda ayrımcılığa maruz kaldı mı?

Tabiki ayrımcılığa maruz kaldılar, bir kere bazı öğretmenler ön yargılı davranıyor. Çocuklara hemen sen iyi bir real öğrencisi olursunuz diyerek baştan çocukların önünü kesiyorlar. Bizler anne baba olarak çocuklarımıza sahip çıkmalıyız, onlara destek olmalıyız, her türlü ayrımcılığa karşı diğer velilerle birlikte mücadele etmeliyiz ki, çoçuklarımız kendilerini yalnız hissetmesinler. Asıl meselenin sistemin kendisinden kaynaklandığı bilinmelidir. Kanton Aargau’da okullarda çoçuklarımızın elbecerilerinin gelişmesi için devlet tarafından verilen araç gereçlerin kısıtlanması ve gerekirse de,okullardan elbecerisi dersinin kaldırılması gündemde ya da masrafları veliler karşılasın diye tartışılıyor. Bir de çocuklara yüzme öğretiliyor, fakat bunların ücretlerinin velilerden alınması planlanıyor. Biz veliler olarak, buna karşı imza toplayarak karşı çıkıyoruz , bu konuda ben kendim aktif görev aldım.

Kendi çocuklarımla ilgili yaşadığım bir olayı anlatayım: kızımın öğretmeni beni çağırdı,senin kızın geç öğreniyor dedi. Kızımı psikoloğa götürmem gerektiğini söyledi, ben de psikolağa götürdüm.Psikolog, bu çocuğun hiç bir şeyi yok diyerek; öğretmene mektup yazacağını bize de endişelenmeniize gerek yok diye belirtti. Oğlumla ilgili de aynı şeyleri yapmamı istedi öğretmeni, ben kızımda yaptığım yanlışı yapmadım öğretmenin isteğine karşı çıktım. İyi ki de karşı çıktım, çünkü öğretmenlerin bazıları yabancı düşmanı olduklarından dolayı çocukları sınıfta arkadaşlarının yanında küçük düşürerek isteklerini kırıyorlar. Bizler bu ayrımcılığın sistemden kaynaklandığının bilincine vararak, eğitimin parasız ve ayrımcılığın olmadığı bir ,eğitim olmasını; örgütlenerek ancak elde edebiliriz,çoçuklarımızın geleceğini ve insanlığın güzellikler içerisinde yaşamasını istiyorum. Birde şunu belirteyim; birbirine yakın olan köylerdeki çocukları, bir köye toplayıp orada eğitim vermek istiyor devlet. Bundan dolayı hem sınıflar kalabalık olacak, hem de öğretmenler işsiz kalacak . Bu yüzden biz veliler, öğretmenlerle birlikte bu uygulamalara karşı çıkmalıyız.

Ben sağlıkçı olduğum için birazda krankassalardan bahsedeyim. Devletin bir tane krankassası olması gerekiyor. Sağlık hizmeti parasız olmalıdır. Biz iki kişi çalışıyoruz pirivat sigorta yaptıramıyoruz çünkü çok pahalı,telmedizin krankassa diye bir,krankassa var oraya telofon ediyoruz, onlar bir doktorla görüşüyor ,doktorda krankassaya hastayı şöyle tedavi edebilirsiniz diyor.Yani en ucuz yollu tedavi alıyoruz bu uygulama hiçte insanı değil.Doktorlar,sağlıkçılar halkla birlikte karar almalılar, daha iyi sağlık hizmeti almak; krankassaların insafına terk edilmemelidir , sağlık insanların en doğal haklarıdır diye düşünüyorum. Bugün halk krankassa parası ödmekte zorlanıyor, çünkü bizim üçretlerimiz her yıl yerinde sayıyor, krankassa ücretleri her yıl artıyor bundan dolayı, bizlerin krankassa ücretlerini devlet ödemelidir.Halk zaten devlete peşin vergisini ödüyor, bundan dolayı sağlık hizmettlerini ücretsiz almalıyız. Bu,halkın doğal hakkıdır es geçilemez.

Arkadaş gazetesine teşekkür ederim bana bu açıklamayı yapmama olanak sağladığından dolayı.

Arkadaş gazetesi olarak biz teşekkür ederiz.

Cabbar Karaçam / BRUGG