Okullar açıldı, tartışmalar başladı

19

Okulların açılmasıyla beraber, eğitim ve ilgili sorunları yeniden tartışılmaya başlandı. Kantonlara göre farklılıklar taşıyan eğitim sistemi her yıl ileri sürülen sorunlar gerekçesiyle deneme tahtasına çevrilirken, projeler kapsamında yürütülen, pilot uygulamalar gerçek sorunlara çözüm bulmaktan uzak.

Eğitimde eşitlik ilkesi bu eğitim yılı en çok tartışılacak konuların başında gelecek gibi. Ev ödevlerinin olup olmaması ise bu tartışmaların olmazsa olmazı. Ev ödevi verilmeli mi? Verilecekse çerçevesi nasıl olmalı? Alternatif biçimler neler olabilir? Sorular ise, okul yöneticileri birliği başkanın basın yoluyla alevlendirdiği tartışma, epey bir süre devam edeceğe benziyor. Schweiz am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, ailelerden daha çok şikayet telefonları aldıklarını ifade eden, Okul Yöneticileri Birliği Başkan Yardımcısı Lisa Lehner, çocukların ev ödevleri yüzünden aileleriyle çatışma haline düştüklerini, ebeveynlerin zaman sorunu yüzünden çocuklarına yardımcı olamadıklarını bu sebeple de ev ödevi vermek yerine okuldaki pratik uygulamaların arttırılması gerektiğini dillendiren bir açıklamada bulundu. Destekleyenler olduğu gibi karşı çıkıp eleştirenlerde oldu. Ailelerden gelen şikâyetler bir gerçeği ifade etse de, soruna önerilen çözümün kendisi yalnızca okul ve sürdürülen sistemde değişiklik yapmakla sınırlandırılıyor. Öğrenci ve okul arasındaki ilişki, sınıflar, ayrımcılık, yöntem, yönetim, müfredat gibi bir çok etmen bu tartışmaya dahil edilebilinir. Ancak mesele eğitimde fırsat ve olanak eşitliği olacaksa, öncelikle işçi ve emekçi aileler ve onların yaşam koşulları da bu tartışma dışında tutulamaz. Görünen o ki, bu tartışmada bu meseleye bu yönlü kalem çalacak daha kimse ortaya çıkmış değil. Annesi, babası vardiyalı çalışan, yaşam mücadelesi içerisinde çocuklarının ödevlerine bırakın zaman ayırmayı, ödevin olup olmadığını bile sorgulayacak güç ve enerjiden düşürülen, aldığı ücretle de ancak ‘yaşayabilen’ bir emekçi kitlesi için bu yönlü eğitimde eşitlik aranacaksa, geçim ve yaşam koşullarında da iyileştirme ve eşitlik isteme eğitimle ilgili diğer taleplerle birleştirilmeli ve dillendirilmelidir. Aksi halde tüm kantonlarda eğitim sistemi tartışmaları iki kale arasında yuvarlanan bir top olmadan öteye gitmez.