Nejla Arslan/Eğitimci gözüyle- Yeni bir dönem

Yaz tatilini geride bıraktık. Binlerce öğrenci okul yolunda, ders sıralarında.
Aileler için okul başlangıcı çocuklarından dolayı ya sıkıntılı yada sevinçli geçiyor.
Ana okuluna başlayan çocuklar ebeveynlerinden ayrılmak istemezler, onların ellerini
bırakmazlar. Çocuklar için zor olan evde ailelerinin göz bebekleri iken sınıfta diğer çocuklardan
birileri olmaları.

Çocuğun bunu algılaması için zamana ve desteğe ihtiyacı var. Önemli olan onlara destek
cıkmak bu konuyu dile getirmek. aynı tablo kendisini ilk okul birinci sınıfta da yeniden
sergiliyor.
Çocukların gelişimi için velilerin her gün çocuklarını sınıfa kadar getirmemeleri önemli.
Okul teneffüslerinde gelip çocuklarıyla teneffüsü geçirmemeliler. Bu tutum çocuğun birey
olarak kendisini geliştirmesine engel oluyor, sosyalleşmesini kısıtlıyor. Okul teneffüslerinden
bir kaç izlenimim. Çocuklarıyla teneffüs bitene kadar onların yanında kalıp onlarla
zaman geçiren veliler, çocuğuna vuran başka bir öğrenciye kızan anne, bir kaç velinin
teneffüs esnasında bekleyip çocuklarını izlemeleri ve onlarla zaman geçirmeleri.
Elbette ki bunlar iyi niyetle yapılan davranışlar. Çocukların sevgi ve saygı ortamında
büyümeleri onların gelişiminde büyük rol oynuyor.
Çocuk ne kadar sevilirse sevilsin onun bir birey olduğunu unutmamalıyız. Çocukları kendilerine
öz güveni olan, hayır demesini bilen, kendileriyle barışık olan bireyler olarak
yetiştirmeye özen göstermeli. Evde çocuk için alınan kararlar aile bireyleri tarafından
tutarlı bir tutum içerisinde uygulanmalı.
Okula gitmek istemeyen ve korkuları olan çocuklarda var. Onlarla onların korkuları üzerine
konuşmalı.
Okulun ilk günlerinde çocuk korkarak, çekinerek okula gidiyorsa okula kadar götürüp, bir
kaç gün boyunca ders sonrası okul kapısında alarak onun korkusunu yenmesine destek
olabilirsiniz. Çocuğa: „Seni okul çıkışında almaya geleceğim“ demeniz, onun ders esnasında
korkusunu dindirebilir.
Eğer çocuk okuldan uzakta oturuyorsa ve yaşı itibariyle yalnız gelemiyor veya onunla
beraber gelen çocuklar yoksa burada imkanlar elbette ki farklı. Veliler bu tür şartlarda
çocuklarını kendileri getirmek zorunda kalıyorlar.
Okul sonrası çocuğun ders yapabilmesi için ders masası ya da dersini yapabilecek
aydınlık bir yer olmalı. Televizyon karşısında, kalabalık ortamlarda veya ışığı düşük olan
yerlerde ders yapılmamalı. Özellikle konsantre zorluğu çeken ve ya hiperaktif olan
çocuklarda buna dikkat etmeli. Ders masasının düzenli olması, gereken malzemeleri bulması,
zaman kaybını önleyecektir. Her çocuk ders esnasında tamamen sakinlik istemez.
Onu rahatsız etmeyen müzikler dinleyebilir.
Ders saatlerini çocuğunuzla belirleyiniz. Ödev öncesi eğer acıkmışsa öncelikle ihtiyaçlarını
gidermeli. Ders sonrası ise kendisine ayırabilecek zamanı, arkadaşları ile oynayabilme
imkanı veya ebeveynlerle bir şeyler yapması mümkün olmalı.
İlkokul birinci sınıf ve ikinci sınıfta genellikle iyi yazılmayan yazıları veliler sildirip yeniden
yazdırıyorlar. Bu da çocuğun ders konusunda zamanla isteksiz olmasını sağlıyor. Hangi
alfabeyi veya sayıyı iyi yazamıyorsa uygun zamanlarda ona çalışmalı. „Bu ne bicim harf
veya sayı“ yerine uygun bir günde „şu harfi, şu sayıyı beraber yazalım mı“ demek çocuk
için öğreniminde verimli olacaktır.
Ödev yapıldığında sadece eksikler değil, iyi yapılan ödevleri de konuşmalı. Ebeveynlerin
ödev sırasında çocuğun yanında oturmamalarına özen göstermeli gerekiyor. İlk zamanlar
dersin nasıl yapılması konusunda destek çıkıp sonrada kendilerinin bunu denemeleri
ve yazmaları onların gelişimi için önemlidir. Çocuk ders sorumluluğunu üstlenmeyi
öğrenmeli. Derslerini anne ve baba demeden düzenli olarak yapması, onun zaman kontrolü
gibi önemli konularda sadece okulda, sınıfta değil de günlük yaşamında da başarılı
olmasını sağlayacaktır. Bu ebeveynlerin çocuğun dersleriyle ilgilenmemesi anlamına
gelmiyor. Çocukları ders konusunda cesaretlendirip, motive etmeleri, derslerini kontrol
etmeleri, onlarla dersleri ile ilgili konuşmaları çocuklara destek olacaktır.
Eğer çocuğun ödevleri çok ise hepsini aynı zaman içerisinde yapmaları gerekmiyor.
Bunları bir kaç bölüme ve ya konuya göre bölerek yapmasını sağlaya bilirsiniz.
Çocukların zekasını geliştiren oyunlar oynanmalı. Bunlardan bir kaçı: Yapboz (Puzzle),
Bulmacalar, Memory,
El becerisini geliştiren oyunlar da çocuğun el pratiğini güçlendirecektir.
Okul sonrası sizlere kendi okulda yaşadıklarını anlatmaları, gün içinde yaşadıklarını bir
nevi işlemelerini sağlayacaktır.
Okulun başlamasıyla birlikle ilk not edilmesi gereken tarih, veliler toplantısı. İlk veliler toplantısında
sınıf öğretmeni ve branş öğretmenleri sene boyunca hangi konuları işleyeceklerine,
neler yapacaklarına dair ve kurallarla ilgili önemli bilgileri vereceklerdir. Veliler
toplantısında bir tek öğretmenleri değil aynı anda çocuğunuzun arkadaşlarının velilerini
tanıma imkanınız olacaktır.
Öğretmenlerle düzenli görüşmek çocuğun gelişimi ve dersleri açısından gereklidir.
Sadece karne öncesi ve ya yetersiz not getirildiğinde öğretmenle görüşülmemeli. Ondan
önce de sınıf öğretmenlerinden randevu isteyip onlarla çocuğunuzun okul ve ders durumunu
konuşabilirsiniz.
Bugünün sağlıklı çocukları yarının sağlıklı büyükleri olacaklardır.
Tüm öğrencilere okul yaşamlarında başarılar diliyorum.