Mücadeleden başka seçenek yok!

1970704_1618518051703127_7428618813067444775_n - Copie

Bir yılı daha geride bıraktık. Bir yıl daha eklenerek ilerlenen zamanla birlikte, gelene ve gelmekte olan kaynaklık edecek gelişmeleri, bir kısmını sonuçları ile birlikte bir kısmını ise henüz tamamlanmamış süreçler olarak, önceki yıllardan ve geçen yıldan devraldık. Yine bu olguların bir kısmı dünyadaki siyasal, sosyal, ekonomik gelişmelerin yol açtığı etkilere, bir kısmı ise İsviçre’nin özgünlüklerine bağlı olarak ortaya çıktı, çıkmaya devam edecek. Bu açıdan 2014’ün politik, ekonomik, sosyal bakiyesi, 2015’in nasıl bir yıl olacağı, siyasal, sosyal ve ekonomik açıdan ne tür gelişmeleri bağrında taşıyabileceği sorularına da cevap verebilecek verilere kaynaklık ediyor.

Siyasette popülizm gölgesi
Toplumsal yaşam ve siyasi gelişmeler açısından; uzunca bir dönemden beridir tartışıla gelen, nüfus bileşimi ve bileşimi oluşturan göçmen nüfus oranı üzerine izlenmeye çalışılan toplum mühendisliği güzergahı, geçtiğimiz yılın ana konusunu oluşturdu. Her ne kadar, siyasi kapışma bu başlık altında yürütülse, kapışmanın görünen ön cephesinde burjuva liberal, sosyal demokrat ve muhafazakarlar olsa da, ortaya çıkan her türlü sonucun etki alanı tamamen emekçileri kapsamaktaydı. Göçmenlere kota uygulamasını talep eden ve 9 Şubat tarihinde oylanan inisiyatifin ardından, yeniden alevlenen ‘yabancılar’ tartışması, popülist ırkçı çevrelerin ve siyasi odakların, yıl boyunca siyasi oyuncağı olmaya devam etti. 9 Şubat inisiyatifinin oylama sonucunda kabul edilmesi, İsviçre’yi AB ile ilişkilileri nazarında epey zora sokacak gelişmelerin de başlangıcı oldu. AB ile imzalanan ikili anlaşmalar, AB sınırları içerisinde serbest dolaşımı ön gören anlaşmalara atılan imzalar karşısında, karmaşık bir uygulama durumuna neden olan kota, AB tarafından çeşitli yaptırımlar eşliğinde ‘tehdit’le karşılanırken, İsviçre ise pazarlık kapısını aralama peşinde koşturdu. Kotanın nasıl uygulanacağı yolunda ise henüz bir formül bulunabilmiş değil. Mesele sermayenin ve sömürücü güçlerin çıkarları olduğunda tek bir çatı altında birleşen, ‘farklı’ ‘sol’, liberal burjuva partiler, genel tablo içinde çıkıntılık yaparak arıza çıkaran SVP’yi, AB meselesinde durumu zora sokacak çıkışlardan alıkoymanın hesabını tutmaya yıl boyunca devam ettiler. Öte yandan 2015’in seçim yılı olması sebebiyle de, burjuva liberal ve muhafazakar, ırkçı sermaye partilerinin, Federal Meclis ve Kanton Temsilcileri Meclisi seçimleri için, göçmen ve ’yabancı’ karşıtı politikalar üzerinden yarışa girip buradan bir birlerine el ense çekecekleri ise aşikar.

Emekçilerin haklarına saldırılar devam etti
Üst tabakada bir birlerine ayar veriyor görünen sermaye partileri, konu sosyal haklar, çalışanların hak kazanı olduğunda, aldıkları ortak tutumu 2014 yılında da bozmadılar. Güvencesiz işlerde çalışanların sayısı yükselirken, ücretler üzerindeki baskı giderek arttı. Hem federal hem de kanton düzeyinde bir çok alanda bütçe açığını kapatmak adına ilan edilen tasarruf paketleri, kamu tarafından sağlanan bir sosyal,eğitim ve sağlık alanındaki hizmetin kaldırılmasına giden yolun taşlarını döşerken, emeklilik yaşının yükseltilmesinin önünü açmak üzere taslaklar ortalığa saçılmış durumda. Bir çok iş kolunda komik düzeylerde yapılan yada hiç yapılmayan ücret zamları, bu yıl da gündemdeydi. Perakende satış sektöründe,satış yerlerinin açılış-kapanış sürelerinin uzatılması suretiyle çalışma sürelerinin de uzatılmasının hedeflendiği bakanlar kurulu tarafından ilan edildi. Hem düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda bırakılarak, sosyal yardım almadan geçinemeyenlerin üzerindeki baskı arttırıldı, hem de sertleştirilen yabancılar yasası ile, göçmenlerin sudan gerekçelerle sınır dışı edilmelerinin önü açıldı. İnşaat sektöründe başlayan TİS görüşmeleri, Syngenta’dan kapı dışarı edilen 1800 işçi, Biel’de kapanan Sputnik, bahçe işçilerinin iş koşulları için başlattıkları mücadele, boya ve alçı işçilerinin erken emeklilik talebi, yılın son çeyreğinden taşarak yeni yıla sarkan gelişmeler oldular.

‘Dinler çatışması’ üzerinden yapılan ırkçı propaganda hız kazandı
Özellikle Orta Doğu ve Suriye’de yaşanan gelişmelere, IŞİD eksenli saldırı ve katliamları kendine mesnet edinen, Avrupa ülkelerinden IŞİD’e katılımları gerekçe yaparak, İslam karşıtlığı altında sürdürülen ırkçı propaganda arttırılırken, ülke güvenliğini sağlama adına, iletişim ve haber alma özgürlüklerini kontrol altına tutma ve izleme için yasal zemin oluşturulmasına hız verildi.Ekim 2015’te yapılacak seçimler de düşünüldüğünde yıl içinde, özellikle dinsel ağırlıklı istismarcı politikaların sıkça gündem işgal edeceği özellikle vurgulanmalıdır.

Mücadele devam edecek
Yılın son çeyreğinde gerçekleşen ekonomik verilerin beklenin üstünde çıkması bir kısım çevrelerde iyimserlikle karşılanırken, bazı ekonomi çevreleri ise ihtiyatlı yaklaşmayı tercih etti. Özellikle, Avrupa’da yaşanan ekonomik durgunluk, Japon ekonomisindeki düşüş ve Rus Rublesi’nin değer yitimi risk faktörleri olarak varlığını güçlendirirken, özellikle Çin ve Amerika’dan yönelen dış taleple büyüme oranını yükselten İsviçre’nin, 2015’te hareketlenen bir Avrupa’dan etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Her yönüyle işçi ve emekçilere yönelen saldırılarla beraber, azgınlaşmış sömürü çarkı, emekçilere yoksulluğu, sefaleti, kaçınılmaz zorunluluk olarak dayatırken, mücadele olanaklarını yok etmek üzere de birleşmiş durumda. Yukarıda kısaca değinilen 2014’ün öne çıkmış gündemlerinin işaret ettiği gelişmeler ise, bu saldırıların devamının göstergesi. İşçi ve emekçiler için ise bu saldırılara karşı direnme ve yeni bir dünya kurma mücadelesinde mevziler kazanma yolundan başka seçenek görünmüyor.