Lozan’da Kobanê ve Rojava Kadın Devrimi ile Dayanışma Yemeği ve Bilgilendirme Etkinlikleri

IMAG1629

 

17 Ocak 2015’de Lozan’da, Centre Social Protestant’da gerçekleşen etkinliğe katılan konuşmacılar; Demokratik Birlik Partisi (PYD) temsilcisi Zozan KOBANİ, Sosyalist Parti üyesi, Lozan belediye meclisi hükümetinden ve kanton miletvekili Oscar TOSATO, (POP) İsviçre İşçi Halkçı Partisi üyesi Jean-Baptiste BLANC, Solidarite üyesi ve Lozan belediye meclis üyesi Hadrien BUCLIN, araştırmacı Teslim Töre ve Lozan Kürdistan kültür merkezini temsilen Hanifi CEYLAN, konuşmalarıyla katılımcıları bilgilendirdiler.

İlk olarak söz alan PYD temsilcisi bayan Zozan KOBANİ, Rojava Kürdistan özgürlük hareketinin önderliğinde halkların özgürlük başlangıcı ve aynı zamanda kadın devrimi ile ilgili son durumu katılımcılara aktardı. Rojava devriminin sadece kürtlerin onuru değil ortadoğunun ve dünyanın onuru olduğu, bölge halkının tüm desteğini arkasına alan savaşçıların önemli bölümünü kadınların oluşturduğunu, erkek egemenliğinin hüküm gördüğü bu coğrafyada, kadınların önder olduğu, savaştığı, inisiyatifi ele aldığı, bu devrimi desteklemek herkesin görevi olması gerektiği şeklinde konuştuktan sonra katılımcıların sorularına kürtçe olarak fransızca tercümeyle cevaplandırdı.

Lozan Kürdistan kültür merkezini temsilen Hanifi Ceylan, ilk Şengal’de başlayan ve Kobanê‘ye sıçrayan örnek kadın direnişini var gücümüzle destekleyeceğiz. HDP oluşumu ve İsviçreli duyarlı çevrelerle Lozan’da ilk defa bu tür bir etkinlik düzenleniyor, Lozan ve çevresinde ilişki geliştirmek için bir ilk adımdır, bundan böyle diğer güçlerle benzer dayanışmalarda bulunacağımızı herkese duyururuz şeklinde düşüncelerini paylaştı.

Diğer konuşmacılarda Rojava devrimi ve Kobanê‘deki direnişi desteklemenin önemine ve hassasiyetine değindiler, herkes bu süreçte Kobanêli olmalıdır. Kadın devriminin önemi, bu örnek devrimle dayanışmanın bir görev olduğunu kavramalıdır şeklinde konuşan tüm konuşmacılarda katılımcıların sorularına cevaplar vererek bilgilendirmeyi zenginleştirdiler.

İkinci bölüme, Kobani şarkısıyla renk katan İsviçreli genç sanatçı Lara Larisa, katılımcılara hüzünlü ve coşkulu anlar yaşattı, “Kürt değilim, Kürtçe bilmiyorum, bir Kürt yazarın ismini bile tanımıyorum. Bugün kürdüm, kürtçe düşünüyorum, kürtçe konuşuyorum, Kürtçe şarkı söylüyorum ve kürtçe ağlıyorum’’ şeklinde kendini ifadelendirdi. Büyük alkışlar alan Lara İngilizce şarkılarıyla da geceye renk kattı. Ayriyeten Samet Karakuyu, İnan Akıncı ve Yiğit Şahin müzik topluluğu da Kürtçe ve Türkçe şarkılarla dayanışma ruhunu sergilediler.

Gece ve etkinlik organizatörü, Lozan belediye meclis üyesi İsmail ÜNAL ile söyleşi:

IMAG1718

Bu söyleşi için bize zaman ayırdığınızdan dolayı teşekkür ederiz, kendinizi Arkadaş gazetesi okurlarına tanıtır mısınız?

Tabiki, herşeyden önce bana kendimi ifade etme imkanı tanıdığınız ve sayfalarınızda yer verdiğiniz için ben size ve Arkadaş gazetesine teşekkür ederim. 1963 yılında Adıyaman’da doğdum, ilkokulu Adıyaman’da okudum, orta ve lise öğrenimimi Mersin’de tamamladım. 20 yaşından itibaren illegal yaşama geçmek zorunda kaldım. 1990 yıllına kadar bu illegal yaşam devam etti. Aynı yıl içerisinde İsviçre’ye geldim. TEKP ve Birleşik sosyalist partisinde çalıştım. Bu parti kapatıldıktan sonra ÖDP çatısı altında bir dönem yer aldım. Lozan’daki POP ile çalışmalarıma ağırlık verdim. İsviçre’ye geldiğimden bu yana POP(İşçi Halkçı Partisi) bünyesinde görev alıp çalışmalarıma devam ettim.

Dilersen söyleşimizin esas konusu olan 17 Ocak 2015 Cumartesi akşamki Rojava, Kobanê devrimi için Lozan’da düzenlenen etkinlik ve dayanışma yemeğine değinelim. Bu etkinliklerin organizatörü olarak sizlerin de görüşlerini alalım. Nasıl düşündünüz? Ne şekilde uyguladınız?

Etkinliğe İsviçre’de Türkiyeli, Kürdistanli ve Sosyalist Partisi üyeleri, POP üyeleri, Solidarite üyelerinin de ortaklaşa katılmaları ve ilgi göstermeleri beni de çok mutlu etti. Benim amacım; Rojava’da, Kobanê’de taş ustunda taş kalmazken, o çocukların bayanların zor koşullarda yaşamalarına sizlerde tüm dünyada şahit olmuştur, bu zor durumda nasıl politik ve siyasi olarak yardımcı olabilirim diye önce düşündüm, ilk önce kendi bulunduğum platformda gündeme getirdim. Belediye meclisinde kendi grup arkadaşlarımla konuştum daha sonra diğer duyarlı gruplarla konuştum, benim için isviçrelilerin Kobane devrimini tanımaları çok önemliydi. Kürtlerin zor koşullarda mücadele etiklerini, direndiklerini herkesin bilmesi gerekiyordu ve daha sonra Kürdistanlı ve Türkiyelilerle bu fikrimi paylaşarak onlarla da birlikte böyle bir etkinliği beraberce gerçekleştirmiş olduk. Sağ olsunlar meclisteki arkadaşlar beni yalnız bırakmadılar, geldiler, etkinliğe destek sundular, duyarlı olmamız ve nedenleri, tabiki ortadoğulu olmamız, Kürdistan’da doğmuş olmamız, Kürt olmamız beli bir duyarlılık harekete geçirdi ama bunun dışında biz sosyalistler, biz Marxistler dünyanın neresinde olursa olsun, eğerki bir halk, toplum dilini kullanamıyorsa, zulüme uğruyorlarsa onların yanında olmamız gerekir. Kaldı ki bu barbarlara karşı birleşip hepimizin bir duyarlılık göstermesi lazım, suskun kalmamak gereklidir, İŞİD çeteleri çocukları, kadınları domates satar gibi pazarlarda satıyorlar. Bu haksızlıklar beni duyarlı olmaya itti, birde sanki son zamanlarda Kobanê devrimi gündemde düştü, söz edilmez oldu. Kobanê şehrinin kurtulması yetmiyor. Kobanê çevresindeki 362 köyden 250’si halen İŞİD çetelerinin elinde bu köyler de kurtulana kadar bu devrim desteklenmelidir, bunun için de böyle bir etkinlik yapmanın bu davaya hizmet edeceğini ve destekleri çoğaltacağını düşündüm. Kürtler hangi taraftan mücadele ederse etsin, ister Peşmerge olsun isterse batı Kürdistan veya doğu Kürdistan’dan gelen gerilalar olsun, YPG YPJ olsun, kuzey Kürdistan’dan gelen gerilalar olsun, Türkiyeli komünist gerilalar olsun, şehit düşen tüm gerilaların önünde saygıyla eğilmekten başka bir seçenek yoktur, onları saygıyla selamlıyorum, onlarki yaş ortalamaları 18-20 olan gencecik insanlar. Aşkını, geleceğini, toprağın altına gömüyor, kendi halkının kurtuluşu için, şehrinin kurtuluşu için, bölgesinin kurtuluşu için bedel veriyorlar, önların önünde saygıyla eğiliyorum.

Rojava devrimi Ortadoğu da bir ilk midir? Kadının önemine de değinebilir miyiz? Bu etkinlik bir başlangıç diyebilir miyiz? Başka projeleriniz de var mı?

Herkesin gördüğü gibi, Rojava devrimi Ortadoğu’da bir ilktir. Bugün halk kendi meclisiyle kendini yönetiyor. Kadınların bakan olduğu, belediye başkanı olduğu, komutan olduğu, gece nöbete olduğu bir ilktir, otonom bölgedir, tüm bölgeler bu devrimi örnek alması gerekir. Destekler siyasi ve maddi olarak devam etmelidir. Ortadoğu coğrafyasında gelişip gerçekleşen bu devrimi hepimizin sahiplenmesi lazım. Ben kişi olarak dostlarımla, arkadaşlarımla konuşarak bu konuda ne kadar duyarlılık göstereceğimizi, neler yapabileceğimizi düşünüyorum. Özellikle de Kobanê şehri kurtulduktan sonra ne yapabiliriz? Bir sokağı nasıl temizleyebiliriz veya bir sokağın güzelleşmesi için katkıda bulunabilir miyiz? Örneğin biz işçi halkçı partisi olarak tek başına gücümüz yetmez, sosyalist partisi ve yeşillerle birlikte mecliste bir önerge yaparak, kullanılmayan araçları Kobane’ye gönderebiliriz, Kobanê de temizlediğimiz, düzenlediğimiz, katkı sunabileceğimiz bir sokağın adını Lozan sokağı olarak önerebiliriz.

Lozan’da bir Kobane caddesi ve ya sokağı önerebilir miyiz?

Tabiki oda olabilir, güzel olur, bunlar hep konuşulup tartışılması gerekir. Türkiyeli göçmenlerle Kürdistanlı göçmenlerle, buranın yerli halkıyla birlikte mutlaka bir takım başarılar elde edebiliriz. Kürt özgürlük hareketiyle beraber, onların bileşenleriyle beraber birlik olup imkan ve olankları Rojava devrimine aktarmalıyız.

Düzenlediğiniz etkinlik hakında veya Türkiyeli, Kürdistanlılara vermek istediğiniz başka mesaj var mı?

Etkinlik konusunda şuna dikkat ettim; yalnız Türk, yalnız Kürt, veya yalnız fransızca müzük olmamasına dikkat ettim, katılımcıların hepsinin sıkılmaması gerekiyordu, davet etigimiz İsviçrelilerin de duygularını dile getirebilecek müzikler ön görüldü, bir mozaik oluşmasına dikkat edildi, kültürler bir arada kaynaşması sağlandı. Dayanışma yemeğine, konferansa, kısacası bu etkinliğimize duyarlı olan tüm dostlara ve emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenlere önerim bir seçim sürecine giriyoruz herkes gerek Türkiye’deki gerekse İsviçre’deki seçimlere duyarlı olsunlar, oylarını kullanmadıkları takdirde ırkçı partiler bizleri yönetiyorlar, bununda faturası göçmenlere çok pahalıya mal olabiliyor.

Ayırdığınız zaman için size tekrardan teşekkür ederim, gazetenizin yöneticilerine çalışan emekçilerine, emek sarf edenlere başarılar dilerim, iyiki böyle bir olanak var, iyiki göçmenlerin sorunlarını dile getiren bir gazete var onlara yakın duran bir gazetenin olması beni mutlu ediyor onure ediyor, teşekkür ederim.

Tekrar teşekkür ederiz.

Lozan/Ali Korkmaz