La Chaux-de-Fonds’dan Rebetiko geçti

GetAttachment (1)‘Rebetiko, rebetika, rembetika veya rembetiko, kökeni hakkında değişik varsayımlar mevcuttur. En yakın ihtimal olarak, Yunanistan’da otoriteye karşı gelen ve esrar tekkelerinde yaşayan topluluklara verilen ad olan “rembet” terimi görülmektedir. Modern ve arkaik Yunancada “remvastikos” (düşüncelere sevk eden) terimi ve “geziyorum” anlamına gelen “remvo” veya “remvazo” fiil çekimlerinden türevinin deforme bir hali olduğu da kuvvetle muhtemeldir. Sırpçada “isyancı” anlamındaki “rebenòk” teriminden geldiği de düşünülmektedir. Dolayısıyla otoriteye boyun eğmeyen anlamı taşımaktadır. “Rebet” teriminin bir anlamının da “safaya düşkün, yarınını dert etmeyen” olduğu da göz önünde bulundurularak, kökeninin olasılıkla rağbet sözcüğünden geldiği de söylenmiştir . Bu açıdan rembetiko’nun Osmanlı Türkçesi olduğu varsayımı da mevcuttur. Farsça ve Arapçada, “ruba’at” veya “arba’at” şeklindeki çoğul hali dörtlü anlamına gelen , “reb”, “rab” terimlerinden türediği de başka bir bakıştır. “rab”, Farsça ve Arapça yanında, İbranicede de aynı zamanda Tanrı anlamına gelmektedir.’

Şimdi nereden çıktı Rebetiko diyenlerinizi duyar gibiyim. Rebetiko`nun müzik olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Belki yukarıda yazan ayrıntılı bir bilgiye sahip olmasakta, rebetiko`nun bir müzik türü olduğunu biliyoruz. Hatta öyle ki, Yunanistan`da darbe dönemlerinde kısmende yasaklanmış bir müzik türüdür.
La Chaux-de-Fonds`da bulunan tiyatro “L’Heure bleue” bu sezon değişik kültürlerden oluşan bir müzik programı hazırlamış. Bu vesileyle 16 Eylül`de Rebetiko müziğinin yeni temsilcilerinden Çiğdem Aslan ile açılışını gerçekleştirdi. Yaklaşık bir buçuk saat kadar sahne alan Çiğdem Aslan İstanbul şarkıları ve yunanca, türkçe halk türkülerinden oluşan repertuarıyla doyumsuz bir gece yaşattı hepimize.
Haftalar öncesinden sokaklarımızı süsleyen reklam panolarındaki boy boy afişleriyle dikkatleri çeken Çiğdem Aslan, Sivas kökenli İstanbul doğumludur. Kürt bir ailenin kızı olduğuna vurgu yapılan açıklamarlarda, Rebetiko müziğinin bugün için temsilcilerinden olduğu dile getirilmektedir. Kendisi İngiltere yaşayan Çiğdem Aslan, yorumlarıyla, sahne performanslarıyla salonu dolduran herkesin beğenisini aldı.  Estrümansız kürtçe bir ağıtta söyleyen Çiğdem Aslan konser sonrası CD lerini imzalayarak dinleyicilerin çeşitli sorularını yanıtladı. Kendisine bizlerde buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyoruz. Gerçekten harika bir nostalji oldu bizler için. Teşekkürler Çiğdem Aslan.
Rebetiko ve Çiğdem Aslan olunca tiyatronun konusu, bir kaç aydın ve araştırmacı böyle bir akşamı Türkiye ve Yunanistan dostluk gecesine çevirmişler. Müzik öncesi salona girdiğimizde bir sergiyle karşılaştık. Tabi ki ilgimizi çekmemesi mümkün değildi. 1923 yılında yaşanan Türkiye`nin kurtuluş savaşı olarak bildiği, Yunanistan`insa Büyük Asya Felaketi diye adlandırdığı Mübadele yılları ve o dönemki fotoğrafların, yazıların olduğu bir sergiydi bu. Sergi organızasyonundan İbrahim Soysüren`ìn  aktardıklarından yola çıkarak küçükte olsa bir araştırma yaptık. Ve Rebetiko müziğinin ortaya çıkışı, sahiplenilmesi ve yaygınlaşması 1923 yılında gerçekleşen mübadele sonrası Türkiye`den Yunanistan`a gönderilen 1 milyon 200 bin Ortodosk rumun, Yunan kültürüne etkisinin küçümsenmeyek boyutta olduğunu gördük. Rebetiko`nun Ege bölgesinde ortaya çıkması ve zorunlu göçle birlikte Yunanistan`a giderek, orada kendini kabul ettirmesi, bir anlamda yaşam koşullarının dayatması olarak kendisini ifade etmiştir.
Konser sonrası aparetifin olduğu sezon açılışında Türkiye`nin farklı yörelerinde yemeklerin yendiği, sohbetlerin edildiği güzel bir akşamla son buldu..Her şey güzeldi. Emeği geçen tüm dostlara teşekkür ediyoruz..
İsmail Şimşek