Koro amatör, iş profesyonel

32

Haydar Sancar

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili çalışmalar sırasında, tanıdık grubu. Yağmurlu ve sert rüzgarlı bir Salı günü akşamında, fazlaca geniş olmayan Mozaik’in lokalinde prova yapmak üzere doluşan grup üyeleri ve canlılıkları dikkatimizi çekiyor. Bir birleri ile sohbetleri, akort tutturmaya çalışan müzik aletlerinin gürültüsüne karışıyor. Sonra da panoda asılı duran konser ilanı çarpıyor gözümüze. O zaman bu hummalı çalışmanın panoda asılı duran konsere hazırlık olduğunu anlıyor ve kısa bir süreliğine de olsa kulak veriyoruz çalışmalara. Sonra da koronun şefiyle tanışıyor, grup ve çalışmaları hakkında gazetemiz için söyleşi/tanıtım yapmak istediğimiz söylüyoruz. Hakan hoca da talebimize olumlu yanıt veriyor ve randevulaşmak üzere ayrılıyoruz.

Hakan Can, Renklerin Sesi Korusu’nun şefi. Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu ve Udi.Ud dersleri veriyor aynı zamanda. Zürih Volkshaus’ ta ethno jazz şeklinde kendi şahsi konserini de yapmış. 4 yıldır İsviçre de yaşıyor ve 2 yıl öncesinde arkadaş ortamında yapılan bir sohbet esnasında şakadan gerçeğe dönüşen bir koro olduğunu söylüyor Renklerin Sesi korosunun hikâyesini anlatırken. Orkestrayla beraber 37-40 kişilik bir kadrosu var koronun, koronun ilk faaliyeti yeşil çam şarkılarından oluşan bir projeyi sahneye taşımak olmuş. Bu proje 4 ayrı konserle sahnelenmiş. Grup üyeleri arasında İsviçrelilerde var. Bu çeşitliliğin kendisi ikinci sahnelenecek projeye de yansımış. Koro şefi Hakan Can, 12 farklı dilde seslendirilen şarkıların, zorluk sayılacaksa herkes için aynı zorluk olacağını vurguluyor. Koro, müzik çalışmalarını ve provalarını Mozaik’te gerçekleştiriyor. Çalışmaları ise kendi olanakları ile finanse ettiklerini, kültürel destek ve yardım alabilmek için henüz işin çok başında olduklarını ifade ediyor.

2. Projenin konusu çok dilli olmakla beraber 70’li yılların pop şarkılarından oluşan bir repertuar ve kostümlerde o döneme ait kostümler. Bu kostümler koro üyelerini kendiler tarafından hazırlanmış.Konser provalarının birinde koro şefiyle beraber, koro ve orkestra üyeleri çalışmaları ile ilgili olarak sorularımızı yanıtladılar.

Hakancan

70’li yıllara ait şarkıları seslendirme fikri nerden gelişti? Neden böyle bir tercih?

Koro sadece müzik yapan bir koro değil, kostüm koreografi de yapıyoruz. 70’li yılların, o dönemin müziklerini çok samimimi buluyorum açıkçası.

Bu samimilikten kastın, o dönemin politik gelişmelerinin müziğe olan etkisi mi?

Daha çok sanatsal olarak kast ediyorum ben. Bu dönemle kıyaslandığında arada bana göre büyük bir fark var. O dönem de müzik yapmak kolay iş değildi ve sadece işini iyi yapanlar kaldılar. Günümüz popçularını, daha kapitalist buluyorum. 6 Ay yaşayıp unutulan pop şarkıları oluşuyor. Bizim repertuarımız ise göreceksiniz, farklı dillerden bilinen ve unutulmayan şarkılar.

Koronun bileşimi nasıl?

6 Kişi orkestrada. Koro üyeleri genelde amatörlerden oluşuyor. İlk projemizde daha hayatı boyunca bir şarkıyı baştan sona ezbere söylememiş insanlarla başladık. Şimdi iki yıllık bir geçmişimiz var ve doğal olarak ta bir alt yapı da oluşturdu. O arkadaşların müzik olarak gelişimleri de çok iyi oldu. İlk projedeki zorluklar nispeten giderildi. Artık herkes ne yapacağını biliyor. Zaman geçtikçe de zorluklarımız giderek azalıyor.

Kadın erkek bileşimi açısından bakıldığında koronun bir handikabı var. Genelde bu tür işlere kadınlar daha çok ilgi gösteriyor ve erkek ses problemimiz var.

Dinleyici profili nedir? İsviçreli yerli halktan dinlemeye gelen oluyor mu?

İlk projemiz tamamen Yeşilçam müziklerinden oluştuğu için, doğal olarak Türkiyelilerle buluşan bir çalışmaydı. Şimdiki projemiz ise çok kültürlü ve farklı dilleri kapsadığı için, İsviçrelilerin de dinleyebileceği bir çalışma olacak. Koronun hedefi de bu zaten; bir sürü renk, tek ses.

Koro fikri ortaya çıkıp, çalışmalara başladığınızda, buradan ciddi bir şey çıkaramayacağız deyip endişeye kapıldığınız oldu mu?

İlk başlarda vardı tabi. Şarkı söyleniyor falan ama, sahneye çıkıp ciddi cidi bir program sergileyeceğiz. Daha önce bu yönde deneyimi olmamış biri için, zordu. Ama ilk konserlerden sonra arkadaşların da yavaş yavaş güveni geldi diye düşünüyorum.

Konser sonrası tepkiler nasıl oldu?

Çok güzeldi. Beklediğimden de daha olumluydu. Koro amatör ama profesyonelce bir iş çıkarmaya çalışıyoruz.

 

Erdem

Erdem Turhan grupta Ud çalıyor. Gruba katılalı bir yıldan az bir zaman olmuş. İlk yapılan projede yer almamış. İlk konseri izledikten sonra mutlaka ben de olmalıyım dedim. Hakan hoca da Ud çaldığımı görünce beni davet etti.

Ud çalmaya ne zaman başladın?

Aileden geliyor. Babam Udi. Babamın müzikle uğraşması, gençliğinden beri, sonra Udi olmasına rağmen evde bağlama vardı sürekli, ablam da konservatuarda okudu. 9 Yaşında bana hediye edilen bağlamayla başladım müziğe. Ud ile tanışmam 14 yaşında oldu. Babamla Ud üzerine pek çalışmadık. O sadece uzaktan takip ediyordu çalışlarımı. Yıllardır da bağlama ve ud la devam eden yarı profesyonel bir müzik hayatım var

Nasıl gidiyor koro çalışmaları?

Çalışmalardan memnunum. Hakanın hocanın yumuşak ve disiplinli mizacını da eklemem lazım. Müziğin birleştirici bir faktör olmasından kaynaklı ve bizim de özellikle ikinci projede hazırladığımız çalışmanın orijinal dillerdeki şarkılardan oluşuyor olması çok kültürlü bir tablo ortaya çıkarıyor. Bu yüzden de heyecanımız oldukça büyük.

İsviçre’de yaşayan Türkiyelilerin kültür hayatına olan ilgisini nasıl değerlendiriyorsun?

Entegrasyon olayı bana göre insanımızda biraz yavaş işleyebiliyor. Kültür seviyesi, eğitim düzeyi, sosyo-kültürel konumu itibarı ile bazı farklılıklar gösterebiliyor. İnsanlarımız artık sosyal hayatlarında da bir arayış içerisinde. İnsanlarımız bu faaliyetlerle bir arada olmaya ve kültürlerini yaşatmaya çalışıyorlar.

Bunun için olanaklar yeterli mi sana göre?

Bu biraz da klasik olarak söylenen, yola çıkmadan varacağın yere varmazsın sözüyle de ilgilidir. Araştırmak, zorlamak var olanı ilerletmek gerekiyor. Olanaklar az mı? Evet az. Nüfus dağılımı, uzaklık yakınlık meselesi. Kültürel faaliyetler genelde şehir merkezlerinde olduğu için. Ama ülkeden uzakta yaşayanlar için de birleştirici en önemli aktivitelrden biridir müzik, spor gibi. Bunu biz başarmaya çalışıyoruz böyle böyle gelişecek. Böyle böyle çoğalacak. Bir ken üç üçken beş olup büyüyeceğiz.

Mali


Mehmet Ali
 grubun gitaristi: Koro çalışması benim açımdan çok iyi. Çok iyi müzisyenlerle çalışıyorum. Sorunsuz işleyen bir çalışma uyumumuz var. Tamamen kolektif bir çalışma. Burada bulunduğum için mutluyum.27 yıldır İsviçre’de yaşıyorum, 15 yaşından itibaren de müzikle uğraşıyorum. Gitar çalarak başladım hala da gitarla devam ediyorum. Koro dışında da müzik ve albüm çalışmalarım oldu. 2008’de işte böyle isimli bir albümüm çıktı


12832485_1780935658794698_1769281173628942153_n

Uğur Baltalı:  Bu koroda davul çalmaktayım. Yaklaşık 1,5 yıldan buyana da Hakanla beraber çalışıyorum. Gayet memnunum.5 Mart’ta düzenleyeceğimiz konser için provalarımız devam
ediyor. Ben uzun zamandır müzik içerisindeyim. Hatta müzik yaşantımın 7 yılı Türkiye’de geçti. Fatih Erkoç, Ege, Erol Evgin gibi sanatçılarla çalıştım. Daha sonrasında ise ailem ve çocuklarımdan dolayı tekrar İsviçre’ye döndüm. 2012’den bu yana da İsviçre’deyim. Bunun dışında Solothrun’da başka bir koroda da çalıyorum. Bilet satışlarına bakılırsa düzenleyeceğimiz
konsere olan ilginin oldukça iyi olacağına işaret ediyor 12 dilde 20 kadar parça seslendirilecek.

Seval Serdaroğlörenbayanu: Cok zor günler geçirdim, eşimden ayrıldım ve 5 yıldır ciddi zorluklarla karşı karşıyaydım. Bir komşum buraya başlamıştı. Bende gelmek istediğimi söyledim. Rehabilite için. Arkadaşlarla birlikte, hocamız ve hocamızın eşiyle beraber, burada kişilerin nerden geldiği, ne olduğu, hangi mesleğe sahip olduğunun hiçbir önemi yok, bu ayrımlara bakmadan insanlar burada bir birlerine sen diye hitap edebiliyorlar. Bu çok hoşuma gitti yıllardır hayatımda hep suskunluk olduğu için, boğazımı hiç bu kadar kullanmamıştım, sesimin de güzel olduğunu daha yeni fark ettim. Şarkı söylediğim zaman kendimi yaşadığım gibi nefes aldığım gibi hissediyorum. Şurada geçirdiğim iki saat için bütün hafta sonu düşünüyorum. Burada seslendirdiğimiz şarkılar bütün bedenimde geziyor. Horgen’de kalıyorum ulaşım biraz zor ama daha sonrasında da bu tür etkinlik ve çalışmalarda yer almaya gayret edeceğim. Hocamız ve eşi yapığı işe karşı çok saygılılar.Bize burada konservatuardaymış gibi eğitim veriyorlar. Grup içerisinde yer alan en yenilerden biriyim.

özlemisik

Özlem Işık: 1,5 yılı geçkindir koroyla birlikte çalışıyorum. Şunu söyleyeyim; ben çok sevdiğim bir işi yapıyorum. Çocukluğumdan beri hayalimdi benim. İsviçre genelinde kaliteli, daimi ve uzun olan korolar bulmak çok zor oldu benim için. 1,5 yıl önce Hakan hocayla kesişti yollarımız. Sosyal bir yapım olduğu için koro içerisinde sıkıntı yaşamadım. Hocalarımızın üniversite eğitimli olmaları bizim için müzikalite açısından çok büyük bir şans. Çok sevdiğim bir işi yapıyor olmanın takdir edersiniz ki, motive ediyor psikolojik olarak destekliyor. Farklı insanlar ve farklı düşüncelerle daha sık beraber olabilmek, paylaşım çok önemli.En güzeli de sahne arkasında kulis arkasında sağlanan o beraberlik. Aynı şeyi başarabilme iç güdüsü, kişisel bir ego olmadan ortak bir paylaşım yaratabilmek müthiş bir duygu. Ben çalışmadığım için zaman ve olanak açısından daha serbestim. Örneğin eşinden ayrılmış çocukları olan bir kadının böyle bir aktiviteye katılması neredeyse olanaksız. Çünkü zaman burada koşuyor. Ben bile çalışmıyor olmama rağmen yetiştiremeyebiliyorum.