“KOBANE’Yİ YENİDEN İNŞA ETME İSVİÇRE KOMİTESİ” CENEVRE İŞÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDE KONFERANS DÜZENLEDİ

5 - Copie

29 Nisan 2015 akşamı düzenlenen konferansa katılan panelistler; PYD eş başkanı Asya ABDULLAH, İsviçre ulusal parlamentosu sosyalist milletvekili Carlos SOMMARUGA ve Monde diplomatik gazetecisi VICIKEN CHETERIAN.

Konferansa 15 dakikalık belgesel bir film gösterisi ile başlanıldı. Kobane şehrinin öncesi ve sonrası gösterildi, şehrin yerle bir olduğunu gösteren bu belgesel, salondaki katılımcıları çok derinden etkiledi. Hafta arası olmasına rağmen kalabalık bir katılım oldu.

PYD eş başkanı şu mesajları verdi; Rojava’da demokratik bir sistem olduğu için faşist İŞİD canileri tarafından saldırıya uğrayıp, yağmalandı ama Kobane halkı, YPG ve YPJ tarafından bu faşistler püskürtüldü. Binlerce insan toprağı kazarak barınaklar yaptı. Taşların içerisinde barındılar. Faşist İŞİD’in elinde bulunan ağır silahlara karşı, halktan aldıkları destekle PYD ve PYJ direndiler ve direniş hala da devam ediyor. Kobane de insanlık özgürlük kazandı, Kobane’nin yeniden inşaası için uluslararası destek bekleniyor.

 

Kobane’de saldırıdan önce 80’000 ikamet eden halklar topluluğu vardı, şu an ise net bir sayı yok. 50’000 ile 100’000 arası bir topluluk bulunmakta. Kobane’de köyler çok zarar görmedi, şehir çok tahribat aldı, tamamen yerle bir edildi, köyler de sadece %10 kadarı göç etti, diğerleri kalmayı başarabildiler, tabi faşistler köylerde de, Kobane’de de tüm herşeyi toplayıp götürdüler, kalanı da yaktılar, maddiyeten daha önemli en büyük kayıplarımız da şehitlerimizdir. 5Kadınlarımızı da topladılar İŞİD’in hakim olduğu bölgelere götürüp esir ettiler veya katlettiler. İŞİD hala etrafımızı sarmış durumda, kendimizi korumak için ağır silahlara ihtiyacımız var. Bölgede yaşayan azınlıklar kendilerini savunabiliyorlar ama ağır silahlarımız olsa İŞİD faşist canavarları bir tehlike olmaktan çıkar ve silinip süpürülürler, insanlık da bir rahat nefes alır. Kobane hükümeti şu an bir çok sıkıntı ve zorluklara rağmen halkın hizmetini veriyor. Havesor sağlık hizmetleri götürüyor, zorluklar var ama çok azimliler.
Kobane şehrinin yeniden düzenlenmesi için 3 Mart’ta Diyarbakır da mimarlar ve mühendisler ile toplantı yaptık. Şehir ekolojik, ekonomik ve sosyal hizmetlerin bol ve geniş olduğu bir şehir planı olacak, insanlar için geniş alanlar düşünülüyor. Şehrin 1/3 kadarı müze olark bırakılmak isteniyor ama bu öneriye pek sıcak bakılmıyor. Türkiye ile komşuluk ilişkilerimiz olsun, devam etsin istiyoruz, 7 Haziran’daki genel seçimler de HDP’nin başarılarını bekliyor, umutlanıyoruz. İŞİD Türkiye için de büyük bir tehlikedir, bunu Türkiye’deki halklar bilmelidir bu canavarlar insanlık için tehlikedir. Sosyalist milletvekili Carlos Sommaruga, Gaza’da, Filistin’de benzer görüntüler gördüm, şehir adeta silinmiş. İsviçre sürekli “neutralité” (tarafsızlık) arkasına sığınıyor, böyle durumlar da net olmalıdır katliamı gerçekleştirenler mahkum edilmelidir. Tabiki bölge de eşgüdüm işbirliği sağlanmalıdır. Türkiye, Suriye ve Irak sınırlarının bütünlüğünü savunarak bu vahşete dur denmesi ve bu bağlamda maddi ve manevi desteklerini sürdürmeye devam etmesi gerekir bu yardımlar İsviçre’de her üç düzeyde de yapılabilinir; Belediyeler, Kantonlar ve Federal düzeyde maddi, manevi destekler olmalı ve organizeli bir şekilde bu yardım bölgede yaşayan halklara yetiştirilmelidir, şeklinde kendini ifadelendiren sosyalist milletvekili daha sonra katılımcıların bir kısım sorularına da cevaplar verdi. Monde diplomatik gazetecisi Viciken Cheterian; Ben de benzer imajlar, görüntüler gördüm. Bu yıl Ermeni Soykırımı’nın 100.yıldönümü olmasından dolayı değinmeden geçemeyeceğim aynı zihniyet 100 yıl öncede vardı, bizim atalarımıza, dedelerimize aynı zulmü yapanlar da aynı zihniyet vardı, kafa kesme, çocukları katletme, kadınlara tecavüz
etme ve bir toplumu, halkı yok edip sıfıra indirecek kadar katliamlar yapma zihniyeti bugün de aynıdır. Ne yazıkki insanlık 100 yıl önce bu barbarlığı mahkum etseydi, cezalandırsaydı bugün bu katliamlar olmazdı. Kürtlerin kaderi Ermenilerin ki gibi, Kürtlerin yarısı Kürdistan’da diğer yarısı Türkiye’de, Kürtleri de Ermeniler gibi asimile ediyorlar. Türkleştirmeye çalışıyorlar, kendi toplumundan, aslından uzaklaştırıyorlar, tıpkı Ermenilere de bunlar uygulandı. Lübnan da yapılan din savaşı da aynı zihniyetin altında yatıyor. Evrensel değerlerle bu sorunların çözümüne yaklaşmak gerekir.

Ali Korkmaz / Cenevre