İsviçrelilerle hayatın hemen her alanında da buluşmalıyız

17880652_10155330675658754_821925439439373067_o

21 Mayıs’da Basel Stadt’da yapılacak olan seçimlere sayılı günler kaldı. Biz de Arkadaş Gazetesi olarak ,Sosyal Demokrat Partisinden (SP)’nin Basel Milletvekili olarak, Basel Belediye Meclisine 2. dönem tekrar aday olan Seyit Erdoğan’la bir söyleşi gerçekleştirdik:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1974 yılında Sivas Yıldızeli Üyük Köyü’nde doğdum. 1992’de İsviçre’ye geldim. 25 yıldır burada yaşıyorum, evli ve iki çocuk babasıyım. Uzun yıllardır bir ihracarat ithalat gümrük firmasında gümrükçü olarak çalışıyorum. 1992 den bu yana Basel Alevi Kültür Merkezinde Yöneticilik yapıyorum ve Basel`de Alevileri çeşitli kurumlarda temsil ediyorum uzun yıllar gençlik kolu ve yönetim kurulu başkanlığı yaptm şu an IABF İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonunun 2, Başkanı ve İnanç Kurulu Başkanıyım. Çeşitli inanç kurumlarında yöneticilik ve yönetim kurulu üyesiyim halka hizmet etmeyi seviyorum. Hizmet etmeye de devam edeceğim. Sosyal Demokrat Partisinden (SP) 2011-2017 Basel Belediye Meclisine seçildim bir komisyonda görevliyin, 2012-2017 ve 2021 Basel Kanton Milletvekilligine seçildim.iki komisyonda görevliyim. Halkın dilekçelerinin geldiği değerlendirme komisyonu ve 21.05.2017 de yapılacak olan Belediye seçimlerinde ikinci bir dönem için yeniden adayım.

Neden politika ve neden SP?

Çocukluğumdan beri toplumsal ve siyasal olaylara karşı duyarlı bir çevrede büyüdüm. Malum ülkemizde insanlar, yaşadığı koşullar ve şartlardan dolayı olsa gerek siyasi yaşamla çocuk yaşlarda tanışıyorlar. 16 yaşımdan beri Avrupa’daki ve İsviçre’deki Alevi derneklerinde aktif olarak görev aldım. Hemen her türlü faaliyetlere katıldım. Bundan 11 yıl önce SP’de aktif politikaya atıldım. Son 11 yıldır da Basel SP de Spalentor bölgesinde yönetim kurulunda yer alıyorum. Uzun yıllar burada yaşadığım ve hayatın birçok alanında aktif olduğum için göçmenlerin yaşamın her alanında karşılaştığı sorun ve sıkıntılara yakından tanık oldum. İş hayatından okula, sokaktan tutunda sosyal yaşama kadar özelde Türkiye`li göç- menlerin, genelde ise bütün yabancıların çok ciddi bir şekilde dışlanması, ikinci sınıf insan muamelesine tabi tutulması, benim politikaya aktif yönelmemde etkin bir rol oynadı diyebilirim. SP’ye gelince SP’yi kendime ve burada yaşayan yabancılara daha yakın buluyorum. Onların sorun ve sıkıntılarında daha duyarlı olmaları, sorunlarına çözüm aramaları ve bunun gibi sorunlar beni SP’de yer almaya yöneltti. Amacım içinde yaşadığım bu toplumdaki sıkıntılarımızın çözümü için mücadele etmek.

Burada yaşayan türkiyelilere ne gibi önerileriniz var?

Tabii şunun farkında olmak lazım. “İsviçre`li Türkiye`liler” olarak artık buralıyız. Kimimiz burda doğduk, kimimiz ömrümüzün büyük bölümünü bu ülkede geçireceğiz. Mademki ailemiz, sevdiklerimiz ve çocuklarımızla buradayız. Burada konuşulan dilleri öğrenmeli, eğitime daha fazla ağırlık vermeliyiz. Daha kaliteli bir gelecek istiyorsak; ki bu hepimizin hayali ve özlemi, buna çocuklarımıza daha iyi bir eğitim vermekle başlayabiliriz. Özellikle burada yaşayan yerli halkla insani ve sosyal ilişkilerimizi çok daha fazla geliştirmeli, İsviçrelilerle hayatın hemen her alanında da buluşmalıyız. Dostluk ve arkadaşlıklarımızı sadece kendi ülkemizden gelen insanlarımızla değil yerli halkla da, dostluk arkadaşlık bağlarımızı geliştirmeye özen göstermeliyiz. Malum ırkçı ve gerici partiler ön yargılardan, yabancı olmaktan dolayı yalan ve yanlış propagandalarla yerli halkı yabancı göçmenlere karşı daima kışkırtıyorlar. Mademki hayatın her alanında varız, politik yaşamda da yerimizi almalı sadece yönetilen, hakkında karar alınan insanlar olmaktan çıkmalı, biz de yönetenler sınıfında olmalı söz, yetki ve kararda biz Türkiyeliler de söz sahibi olmalıyız. Bu hayatin içinde olmakta, siyaset önemli. Hayatın kendisi olan siyaset biz de görüşlerimiz ve düşüncelerimiz ile katmalıyız.

Son olarak seçmenlere gazetemiz aracılığıyla neler söylemek istersiniz?

Özellikle seçmenlerimizden istediğim oy haklarını mutlaka kullansınlar, posta ile evlerine gelecek oy zarflarını çöpe atmasınlar. Nasıl oy kullanılacağını bilmiyorlarsa, mutlaka çevrelerinde nasıl oy kullanılabileceğini bilen birisine sorsunlar. Kullanacağınız her oyla buradaki geleceğimizi belirliyorsunuz. Benim açımdan sorun yalnızca benim seçilmem değil, önemli olan Türkiyeli diğer arkadaşlarımın da başarılı olması. Onların başarısı benim de hepimizin de başarısı olacaktır. Asıl olan burada yaşayan Türkiyelilerin parlamentoya girmeleri, orada bizlerin sesi olmaları. Seçmenler en son 19 Mayıs’a kadar oylarını kullanabilecekler, 19 Mayis’tan sonraki oylar iptal olacak, geçerli olmayacak. Kısaca oy kullanma şekline değinecek olursam, örneğin bir kişi boş bir oy listesi alarak, tercihli oy kullanırsa bir adaya üç oy verebiliyor. Bunu diğer aday olan arkadaşlarıma da verebilir. Her seçim bölgesinde 40 civarında aday seçebiliyorsunuz. Dolayısıyla birden fazla adaya oy verebiliyorsunuz. Hatta farklı partilerden adaylara da oy verebilirsiniz. Ama seçmenlerin özellikle dikkat etmeleri gereken konu, adayın numarasını kesinlikle yazmalılar. Önce soyadı, sonra da adını yazarak oylarını kullanmalılar. İsim ve soyismin yer değiştirmesi bile oyun geçersiz olmasına neden oluyor veya liste 5 i alıp orda bir kez zaten yazılı olan bir ismi iki kez daha yazabilirsiniz. Umarım şu an aday olan bütün Türkiyeli arkadaşlarımız başarılı olur, mücadelemizi orada da vermeye devam ederiz. Gazetenizde bana yer ayırdığınız için teşekkür ediyor, yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

Cavit Temürtürkan / Basel