İSVİÇRE’DE ADALET YÜRÜYÜŞÜNE DESTEK

isvicre2

Ali Korkmaz

CHP tarafından Ankara İstanbul arası başlatılan, hak, hukuk ve adalet yürüyüşüne İsviçre’den de destek geldi. İsviçre CHP Örgütü’nün organize etiği adalet yürüyüşüne İsviçre’deki CHP’liler ve diğer sol çevrelerden de katılımlar oldu.

İsviçre’nin değişik bölgelerinden gelen eylemciler arasında kadın, çocuklar ve erkeklerde bulunuyordu. 1 Haziran 2017 Saat 09 da,  1923 Lozan Antlaşması’nın imzalandığı  bölgede  eylemcilerin biraraya gelerek, Lozan şehrinden yürüyüşü başlatması, yine Birleşmiş Miletler önünde de yürüyüşün  bitirilmesi; organizatörler ve katılımcılar tarafından önem taşıyordu.

Korteje katılanlar, Türkiye’de adaletin olmadığını, yargının, mahkemelerin AKP hükümeti tarafından manüpüle edildiğini, bunun çok tehlikeli olduğu, demokratik yaşamda ciddi tahribatlara yolaçtığını, ve sadece Türkiye de yaşayan halk için değil, tüm dünya için tehlikeli olduğunu söylediler. Ayrıca, Türkiye’deki akrabalarının ,orada  yaşayan halkın durumundan çok endişeli olduklarını ve onları desteklemek için burada bulunduklarını dile getireren eylemciler, ”bir ıslık da sen çal”, ”hak, hukuk ve adalet” sologanlarını haykırdılar. Kortejde sadece adalet dövizleri ve Türk bayrağı taşınmasına müsaade edilmiş, açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve  Semih Özakça için , HDP eş başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahatin Demirtaş için de Adalet istemi resimli dövizlerlerle dile getirildi.

Yürüyüşş başladıktan 500 metre sonra, bir polis arabası iki polisle birlikte  korteji durdurarak,  müsadelerinin olup olmadığını kontrol etiler ve eylemcilerin emniyeti için, yolda değil, kaldırımda yürüneceğini hatırlattılar. 15 km ilerde Morges şehrine doğru yürüyüş devam etti,öğlen yemeği yenmesi için burada mola verileceği bilgisi de verildi.

* * *

Adalet yürüyüşüne katılan Sosyalist Parti miletvekili Carlos Samaruga  fransızca konuşmasında; ‘’Adalet hukuk ve demokrasi için yaptığınız yürüyüşü destekliyorum. Bugün çok önemlidir, çünkü  İsviçre’deki ve Türkiye’deki her renkten demokratlar bir araya gelerek rahatsızlıklarını çok açık bir şekilde dile getiriyorlar. Sınırlar çiğnenmelidir, bugün Türkiye’de demokrasi sınırları açık bir şekilde ihlâl ediliyor hem de bu bir kaç yıldır devam ediyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan,kendi kurallarını, kendi arzularını hayata geçirmek istiyor, sosyal, kültürel ve politik etkinliklere bile tahammülü yok, demokrasi bu şekilde olmaz, İsviçre’nin, Avrupa’nın ve Türkiye halkının istediği demokrasi bu değil, davanızda haklısınız. Bugün sizlere İsviçre Sosyalist Partisinin dayanışmalarını getirdim, Türkiyedeki demokrasi mücadelesinde epeyce bir süredir  sizlerle  birlikte olduğumuzu belirtmek isterim, Türkiye’deki tüm düşünce özgürlüğünden dolayı cezaevine konan, akademisyenler, entellektüeller ve gazetecileri,tutuklu ve hükümlüleri selamlıyor, onlarla dayanışma içerisinde olduğumuzu bidiriyorum, onların düşünceleri Erdoğan’ı memnun etmediği için içerdeler bunu biliyoruz, bu mümkün olamaz. Demokrasiye dönüş için medya çalışanları, gazetecilerin akademisyenlerin entellektüellerin derhal serbest bırakılması gerekir. ‘’ dedi ve ‘’Teşekürler, başarılar ve iyi günler.’’ dileğiyle konuşmasını sonlandırdı.

* * *

Kortej organizasyonundan bir yetkiliye sorduk:

Sizi tanıyabilirmiyiz?

Nadir Köklü, Cumhuriyet Halk Partisi CHP İsviçre Birliği’nin şu anki başkanıyım,İsviçre’de kurucular kurulu oluştuğundan bu yana , organizasyonun   içindeyim. Türkiye’de CHP gençlik kollarından gelmeyim.

İsviçre’de Adalet yürüyüşünü CHP örgütü başlattı değil mi?  Bize bu yürüyüş hakında bilgi verebilirmisiniz, sesinizi nerelere duyurmak istiyorsunuz, neden buradasınız?19554107_10156017193574041_8965247344445965307_n

Parti ismi kullanmıyoruz, sesimizi nerelere duyurmak istediğimiz yürüyüşe nereden başlayıp nereden bitirdiğimizle doğrudan ilintili, Türkiye cumhuriyeti’nin uluslararası kabül gördüğü bir yerden başladık, şu anda Cenevre Birleşmiş Miletler  binası önündeyiz. Türkiye’de 15 yıldır varolan adaletsizlik, hukuksuzluğu uluslararası kamuoyuna duyurmak için buradayız. Adalet yürüyüşü Tekin Bingöl’ün bir fikridir, genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu önderliğindede başlamıştır. Bizlerde burada yurt dışında hem kamuoyu oluşturmak hem de destek amacıyla buradayız, bütün grupları kapsıyacak şekilde, parti isimleri kullanmadan, kimseyi devet etmeden, gelenede git demeden, siyasi bir sologan olmaksızın, sadece Adalet, hak, hukuk, özgürlük ve birleşme adına yaptığımız bir yürüyüş.

Tabiki bu yürüyüş adaletten yana olan herkese açıktıı, sizce HDP’liler etkin olarak katıldılar mı bu yürüyüşe?

Şöyle söyleyeyim, ben gelen herkese CHP’li misiniz, HDP’li misiniz veya o partidenmisiniz bu partidenmisiniz diye sormadım, kendilerini tanıtan arkadaşlar oldu, bazı partilerden gelen arkadaşlar oldu, isimlerini hangi partiden geldiklerini söyleyenler oldu, ama ben kimseye hangi partidensiniz diye sormadım, benim tanımadığım bizim partili arkadaşlar bile kendilerini CHP’li olarak tanıtırken, her hangi bir parti ismi kullanmalarının gerekli olmadığını söyleyerek, uyarılarda bulunduk, bu adaletsizliğe uğrayan herkesin yürüyüşü olduğu için, siyasal durumlardan olabildiğince uzak kalmaya özen gösterdik. HDP’li arkadaşlar yoktuysalar neden yoklardı onlara sormak gerekir, davet edilmedik diye bir şey söyleyebilirler, biz bu yürüyüşü yaparken de organize ederken de hiç bir parti veya kurumu özel olarak davet etmedik, bütün herkese açık olduğunu, adaletsizliğe uğramış, hukuksuzluktan yakınan her çevre ve kişilere, Türkiye Cumhuriyeti’nde  baskıdan yakınan her kesimi bekledik, gelenler hoş geldi, gelmeyenlerin de canı sağolsun.

Sizce bu yürüyüş amaca hizmet etmişmidir?

Tabi ki,  amaca hizmet etiğini sanıyoruz, Yerli yabancı gazeteler bu yürüyüşümüze yer verdiler, Fransızca konuşulan bu bölgede çok okunan Courrier Gazetesi de yer verdi, Hüseyin Enhas arkadaşımız Cenevre temsilcimiz o daha iyi bilir, sizler gibi isviçre’de dergi ve  gazetelerin de ilgisi vardı. İsviçre Sosyalist Partisinden gelen miletvekili Carlos Samaruga da burada bir konuşma yaptı. Bizlerin de olmasını en çok istediğimiz birleşme bu birliktelikti, onu da yakaladığımıza inanıyoruz, diğer partilerden de gelenlerin olduğunu bir şekilde öğrenmiş olduk.

Yıllardır burada veya Türkiye’de CHP’nın bu tür eylemler yaptığına pek tanık değiliz, sokaklardaki eylemlere de  pek alışkın değiller, ne oldu da CHP de sokaklara el attı ?

15 yıldır gördüğümüz baskının, adaletsizliğin, hukuksuzluğun olduğu, dün Lozan’da da belirtiğim gibi,  Türkiye’de kızlarımız bacılarımız şort giydiler, başı açıklar diye dolmuşlarda otobüslerde tartaklanmaları, dövülmeleri, rahatsız edilmeleri çoğaldı. Ve bazı davalarda, Ergenekon’uydu Balyoz davasıydı, Casusluk davasıydı, tüm bunlarada  olmayan delilleri yaratma, CD’lerle, gizli şahitlerle insanların hayatlarının karartıldığını gördük ve ‘15 temmuz 2016 kontrollü darbenin’ sonucunda KHK (kanun hükmünde kararnamelerle) birçok insan işinden edildi, görevlerinden alındı, bunların içerisinde darbeci olanları da vardır, bunların cezalarını almaları hepimizin arzusu, tabii ki adalet çerçevesinde, kendilerine muhalif olan akademisyenlerden, bürokratlara kadar,  bir çok çevreyi FETÖ örgütüyle  veya başka örgütlere anlamsız bağlar kurarak insanları işlerinden ettiler, biz onlar için de burada yürüdük, tüm bu nedenlerden dolayı biz de bu tür eylemlere müdahil olduk.

CHP bundan sonra bu tür etkinliklere devam eder mi?

Arzumuz öyle, yani benim şahsi arzum bu yöndedir, bizim özlediğimiz hareketti bu. Şunu tekrarlamak istiyorum, örgütlenmeden sorumlu genel başkan yardımcımız Tekin Bingöl’ün önerisiyle bu yürüyüşe başlanıldı  ve buradan ona kucak dolusu selamlarımı iletiyor ve teşekkür ediyorum, 15 yıldır sosyal demokrat camianın böyle bir eylem yapması bir ihtiyaçtı, genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasında 25’000 kadar insan yürüdü,9 Temmuz’da İstanbul’da milyonlar gelecek,bu milyonların içinde sadece CHP’liler olmayacak, tabiiki sivil toplum örgütleri, diğer partiler de katılacaklar.

Bu röpörtaj vasıtasıyla çalışmalarınız ve bu etkinlikle ilgili Arkadaş Gazetesi okurlarına vermek istediğiniz başka bir mesajınız var mı?

Çocuklarımızın geleceği için, Türkiye’deki özgürlüğün tekrardan kazanılabilmesi için büyük bir adım atıldı. CHP’li olanlar bize ulaşsın bizim dört yıllık örgütlü bir çalışmamız var, İsviçre’de herkese ulaşamamış olabiliriz, gönülden CHP’li olan herkesi partiye bekliyorum. Bu tür toplumsal hareketlerde kimse siyasi kimliğini ön plana çıkartmadan desteklemelidir.

Ayırdığınız zaman için teşekkür ederim, mücadelenizde başarılar dileriz.

Ben teşekür ederim

* * *

 

Merhaba, sizi tanıyabilir miyiz, bu yürüyüşe neden katıldınız, Lozan’dan beri yürüyor musunuz?

İsmim Ali Üregen, Cenevre’de yaşıyorum, Lozan’dan beri bu yürüyüşe katıldım, bu yürüyüşe katılmamızın temel nedeni, bir sokak eylemidir, Türkiye’de ki AKP diktatörlüğüne karşı da bir nitelik taşımaktadır, Adalet herkese lazım, dolayısıyla biz de böyle bir talebe  ve arakadaşlara  destek olduk. 18010475_10155226692424921_7041455424331913643_n

Lozan- Cenevre arasını  yürürken herangi bir olmsuzlukla karşılaştınız mı, tepki gösterenler oldu mu ?

Benim izlenimlarimde herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmadı, sadeceduyduğuma göre arabayla geçerken bazıları farklı işaretlerle tepki göstermek istemişler.

Siz kendiniz de CHP’li misiniz?

Hayır, ben Cenevre Kominist Partisi üyesiyim, sadece destek vermek için yürüdüm ve bu eyleme katıldım, CHP sosyal demokrat bir parti olsa da, bu tür eylemlere destek sunmak gerekir.

Sizce sadece bu tür etkinlikler amaca hizmet edermi?

Asıl olan bu tür etkinliklerin devamının gelmesi, Türkiye’de CHP’nin programına göre 9 Temmuz’da bu yürüyüş bitecek, bu yürüyüşün bitmesinin ardında Türkiye’ye adalet gelmeyecek, önemli olan bu tür eylemleri devam etirebilmek,  ta ki sonuçlar alana kadar. AKP karşısında hem sokaklarda hem siyasette etkili bir mualefet hareketi oluşturmak önemlidir, gereklidir.

Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu Lozan antlaşmasının yapıldığı bölgeden başlayan bu yürüyüş Sizce İsviçre ve Avrupa kamuoyunu duyarlı kılmış mıdır, amaca hizmet etmiş midir?

Pek yeterli olduğunu sanmıyorum, öğrendiğim kadarıyla iki tane isviçreli gazeteci var, buranın medyasını duyarlı kılmak için organizasyonda  biraz zayıflıklar gördüm, daha geniş bir bilgilendirmeyle diğer gazetelere de yansıtabilinirdi. Bu da CHP’li arkadaşların , bir ilk eylemi olmasından dolayı olmalıdır bu eksiklik, bir dahaki sefere telafi edilebilinir diye düşünüyorum, İsviçre CHP Birliği daha ziyade, İsviçre Almanca konuşulan bölgede örgütlüler, Fransızca konuşulan bu bölgede daha yetersizler galiba ondan dolayı bu eksiklik..

Son olarak eklemek istediğiniz?

Arkadaş Gazetesi’ne başarılar diliyorum, ben kendimde Arkadaş Gazetesi’ne aboneyim, takip ediyorum, İsviçre’de Arkadaş Gazetesine ihtiyaç vardır, daha etkili olabilmesi için, diğer kesimlerin de desteklemesi gerekir. Sizlere başarılar dilerim.