‘İşgali haklı göstermek için kadınları kullanıyorlar’

,afgan kadini

Afganistan Dayanışma Partisi Üyesi Osaman Abdul Basir ülkesindeki son gelişmeleri aktarmak amacıyla İsveç’te konferanslara katıldı. Stockholm’de düzenlenen konferasta Pakistan’da bir mülteci kampında doğduğunu, Talibanın iktidardan uzaklaştırılmasından sonra ailesiyle birlikte köyüne geri döndüğünde kadınlar üzerindeki baskıları ve işgalcilerin ülkesinde yol açtıkları yıkımı gördükten sonra Afganistan Dayanışma Partisi saflarında mücadele etmeye karar verdiğini söyledi.

Partisinin demokratik, bağımsız ve laik bir Afganistan için mücadele ettiğini, kadın-erkek eşitliği ve tüm işgalcilerin Afganistan’ı terk etmesini isteyen bir parti olduğunu, kayıtlı 30 bin üyelerinden 10 binin kadın olduğunu, parti üyesi kadınların gösterilerin ve eylemlerin örgütlenmesinde aktif olarak yer aldıklarını ifade etti.

‘1 YILDA 2 BİN KADIN İNTİHAR ETTİ’

Batı basınında yer alan Afganistan’da her şeyin iyiye gittiği, demokrasi ve özgürlüğün arttığı şeklindeki haberlerin tamamen yanlış olduğunu, gazetecilerin Kabül’ün lüks otelllerinden caddeye bakarak haber yaptıklarını söyledi.
Abdul Basir, işgalden sonra kadınların durumlarının daha iyiye gittiği propagandasının gerçekleri yansıtmadığını belirterek şunları söyledi: “İşgali haklı göstermek için kadınları kullanıyorlar. İşgalden sonra kadınların durumunda iyileşme değil kötüleşme oldu. Eskiden kadınları öldürmek için bıçak kullanıyorlardı, şimdi silahları ve politik güçleri var. Sadece bir yıl içinde 2 bin kadın intihar etti. Kabil’deki Badan Bagh Kadın Cezaevini ziyaret ettim. Cezaevinde yatan kadınların yüzde 70’i tecavüze uğrayan ve dayak yiyen kadınlar. Tecavüze uğrayan kadınlar mahkemelerde sadakatsizlikle suçlandıktan sonra cezaevlerine gönderiliyor. Polis ve hakimler kadınlara ‘eğer dışarı çıkmak, okul ve işe gitmek yerine evde otursaydınız tecavüze uğramazdınız’ diyorlar.”
Dayak yiyen ve tecavüze uğrayan kadınların şikayette bulunmalarının yapılanların toplum tarafından kabul edilmediğini gösterdiğini ancak kadın haklarını savunduklarını söyleyen Batılı ülkelerin desteğiyle ayakta kalan rejimin suçlular yerine mağdur olan kadınları cezalandırdıklarını ifade eden Abdul basir, baskı ve kadınlara yaklaşımın ülkenin tarihi ve gelenekleriyle hiç bir ilgisi bulunmadığını dile getirdi.
Basir, ABD’nin 2014 yılında Afganistan’dan çekileceğini söylemesinin bir değeri olmadığını, ülkelerinde üç büyük askeri üssü olduğunu ve iki askeri üssün inşasının sürdüğünü söyledi.  Partilerinin ABD ve tüm yabancı güçlerin ülkelerinden çekilmesini ve askeri üslerin kapatılmasını istediğini dile getiren Basir ABD’nin çekilmesi halinde iç savaş olacağı yolundaki söylentilerin işgale haklılık kazandırmak amacıyla bilinçli olarak yaygınlaştırıldığına dikkat çekti.

İŞGAL TALİBAN’I GÜÇLENDİRDİ

ABD’nin Afganistan’ı işgal etmesinden sonra aşiret liderleri ve savaş ağalarından oluşan kukla bir rejim oluşturduğunu, ülkelerinin eli kanlı katiller tarafından yönetildiğini söyleyen Abdul Basir, konuşmasını şöyle sürdürdü: “ABD terörizme karşı mücadele ettiğini söylüyor ama dünyadaki en büyük terörist kendisi. Taliban’ı Ruslara karşı kendileri yarattı. Mücadele ettiğini söylediği terörizm ABD’nin işgali ve toplumda neden olduğu yıkımdan sonra kendisine taban buldu. İşgal hem savaş ağaları hem de Talibanı güçlendirdi. ABD’nin emrindeki ISAF barış ve özgürlükten söz ediyor. Ancak Talibanlardan daha fazla sivili katleden onlar.”

Murat KUSEYRİ