İnşaat ta TİS sıcağı

6

İnşaat sektöründe geçerli toplu iş sözleşmesi 2015’in sonunda bitiyor. 2012 – 2015 yılları arasını kapsayan sözleşmenin işçiler lehine kazanımlarla imza altına alınması sürecinde, inşaat işçileri yoğun bir eylemlilik süreci ve lokal grevler gerçekleştirmişlerdi. Aşır koşul ve kötü hava şartlarında çalışan işçilerin mücadelesi sonucunda sözleş- meyle güvence altına alınan asgari ücret ve erken emeklilik, çalışma güvencesi gibi talepler, yenilenecek sözleşmedin de ana gündemini oluşturuyor.

2008 krizinin ardından ülke içi ekonomide canlanmayı artırmak üzere, inşaat sektöründeki kamu harcamaları arttıran federal yönetim ve kanton yönetimleri, sektö- rün emek talebi dengesini de değiştirmişler, aynı işi daha az işçiyle yapar hale gelmişlerdi. Bir yandan sektörün tekelleri ve aslan payını kapan inşaat şirketleri, iş koşullarında ve işçi ücretlerinde baskıyı arttırmayı sağ- lamaya çalışırken, taşeron şirketler aracılığı ile de TİS kapsamındaki sözleşme koşullarını etkisiz hale getirmek için de çabalarını arttırmışlardı. İrili ufaklı bir çok inşaat firması, ülke dışında kurdukları paravan şirketler aracılığı ile işçi çalıştırıyor, işçileri 3 aylık periyotlarla, yurt dışında İsviçre’ye giriş yapmış işçiler gibi göstererek, Almanya, Avusturya, ya da İtalya’da ödenen ücretler üzerinden işçilere ücret ödüyorlardı. Basel’de Messe , Zürih’te tren garı inşaatlarında yaşanan kontrollerde tespit edilen patron ihlalleri ve sözleşme koşullarının çiğnenmesi basında genişçe yer bulmuştu.

Yeni sözleşme neden önemli?

İnşaat toplu iş sözleşmesi, sektörde çalışan 71 bin işçiyi kapsıyor ve inşat işçileri ağırlıklı olarak üyesi oldukları ana akım Unia sendikasının da önemli bir bileşeni durumundalar. Unia kurulmadan önce GBİ’de örgütlenen inşaat işçileri, İsviçre’de gerçekleştirdikleri eylem ve direnişlerle, uzunca süredir ölü toprağının altında bırakılmış, mücadele kavramını yeniden işçilerin gündemine getirecek sürecin de önünü açmışlardır. Fiili iş bırakma ve grev tarzı yöntemlerle işverenleri diz üstü- ne zorlayan inşaat işçileri, genel olarak işçi sınıfına örnek tescil etmemesi için grev ve direnişlerde rol oynayan sendika aktivistleri ile birlikte kriminal suçlu gibi mahkeme salonlarına taşmışlardı. Patronların bu tutumu her fiili direniş ve eylem biçimlerinde başvurdukları bir yöntem olarak bu güne kadar devam etti. Bu direnişler sonucunda işçilerin sözleşmeyle kazandıkları, asgari ücret, erken emeklilik, kötü hava koşullarında çalışma düzenlemesi gibi temel başlıklar, bu gün inşaat patronlarının ilk elden yok etmek istedikleri kazanımlar durumunda. Sendika açısından bakıldığında ise, sektör en çok grev ve direnişin yaşandığı sektör olmakla beraber, özellikle, Portekiz, İspanyol ve Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte ortaya çıkan ülkelerin vatandaşlarının yoğunluklu çalışmasıyla da bir hem sezonluk dolayısıyla da hem de göçmen işçi karakterinin baskın olduğu sektör ve sendikanın da en ses getirmeye çalıştığı dal olma özelliği taşıyor. Bu sebeplerden dolayı da patron cephesi, hem sendikal örgütlülüğü işçi boş diğer taraftan da biat eden bir çizgiye mahkum kılmak ve inşaat emekçilerin ortak mücadele ve direniş ruhunu kırmak için çaba gösterecekler. Sendika da bu gün bu durumun farkında. Bunun için görüşmeler ve yaz sezonu başlamadan önce mücadele motivasyonunu arttırmak ve karşılıklı el ense sınamasında önde olmak amacı ile 27 Haziran’da Zürih’te bir gösteri düzenliyor. Bu gösteri aynı zamanda Sonbahar ve Kış sezonunda yürütülecek eylemlerin de bir nevi başlangıcı görevini görüyor. Sektörün yenilenecek toplu iş sözleşmesinin işçiler açısından kazanımla kapatılmasını sağlayacak koşullar mevcut ancak bu pek kolay bir süreç olmayacak. Bu açıdan güçlü bir başlangıç önemli. Dolayısıyla başta sektör işçileri olmak üzere, inşaat yan sektörü işçilerinin, dayanışma amaçlı diğer sektörlerin bu eyleme katılımı ve taleplerin dillendirilmesine sunacakları destek tayin edici bir rol oynayacak. Bu rolün sağlam oynanması da, sektörde örgütlü sendikaların tabanını harekete geçirmek için gösterdikleri mücadele azmine ve çabaya bağlı olacak.

İnşaat işçileri ne talep ediyor?

Yeni sözleşme ile 60 yaşında emekli olmayı, ücret baskısı ve düşük ücretle çalışmaya zorlama istismarına karşı koruma ve kötü hava koşullarında çalıştırmanın durdurulması, her 5 işçiden birinin kaza geçirdiği koşulların ortadan kaldırılması ve iş güvenliğinin arttırılması- nı talep ediyorlar. 27 Haziran’da yapılacak eyleme Unia sendikası ücretsiz otobüs ve tren ulaşımı sağlıyor. Saat 12.30’da başlayacak Eylemle ilgili gerekli bilgiler:  http://www.unia.ch/de/kampagnen/lmv-bau-2015/demo-27-juni/  adresinden alınabilinir.