İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi




















Kullanımı tahribata yolaçan palmiye yağı  için
Serbest Ticaret anlaşmasına Hayır!
İsviçre halkı yeni referandumlarla, bir kez daha suç ortağı mı  yapılmak isteniyor?

  























  7 mart 2021’de İsviçre halkı üç konu üzerinde referanduma gidiyor. Endonezya ile İsviçre arasındaki serbest ticaret anlaşması imzalanıp imzalanmamasına karar verilecek. ''Ucuza mal olacağı’’ düşünülen palmiye yağı (Hurma yağı), aslında  hem Endonozya’ya  hem de  İsviçre'ye pahalıya patlayacak ve tahribata yol açacak. 7 Mart'ta İsviçre vatandaşları, Endonezya ile serbest ticaret anlaşmasını oylamakla yüz yüze. Tartışmanın merkezinde palmiye yağı ve bunun üretilmesinin yolaçtığı hasarlar var. Ekim alanlarının yaratılması  doğaya zarar vererek, büyük ölçekli ormansızlaşmaya yolaçacak, özellikle en barışçıl  Orangutan türü olan büyük maymunların yaşam alanlarını da  yok edecek, biyolojik çeşitlilikte onarılmaz kayıplara neden olacaktır. Palmiye ekimleri halihazırda 17 milyon hektar büyüklüğüyle, İsviçre'nin dört katı büyüklüğünde bir alanı kapsamaktadır.  Aynı zamanda insan hakları ve ekonomik - sosyal haklar cephesinden soruna baktığımızda durum şudur: çocuk işçiliğinin yaygınlaşması, temel gıdalardan ve topraklarından yoksun bırakılan küçük çiftçilerin  genişleyen bir ölçekte  tek bir ürünün üretimine bağımlı hale getirilmesidir.Bu yerel halkın daha yoğun bir şekilde emperyalist sömürüye maruz kalması demektir. 
    Yeşiller ve Sosyalist Gençlik'in katıldığı çevre ve köylü derneklerini bir araya getiren Referandum Komitesi’nin bildirdiğine göre: piyasada aşırı derecede işgal eden  palmiye yağı, sağlık açısından da kötü kabul edilen bir yağdır. Ucuz fiyatla cazip hale getirilse bile, gıdalardan, kozmetiğe ve tarımsal yakıtlara kadar pek çok alanda geniş kullanımı olan bu yağ, temel tüketim malı haline gelmiştir. Anlaşma kapsamında planlanan tarife indirimleri, yağın kullanımını daha da artıracak, ekonomik sosyal ve ekolojik felaketlere yolaçacaktır.Antlaşmanın muhalifleri, gümrük tavizlerinin sağlayacağı sürdürülebilirlik kriterlerine inanmıyorlar. Etkili kontroller ve cezalar garanti edilemiyor. Çünkü kontrol ve denetimler, yine ilgili sektördeki çokuluslu tekellerin elinde olacaktır.Anlaşma yerel yağların üretimini de olumsuz etkilemektedir. Çünkü yerel üretim sekteye uğrayacak, kolza tohumu ve ayçiçeğinin fiyatları üzerindeki baskı artacaktır.Bu nedenle, İsviçreli çiftçiler, palmiye yağı ithalatının yerel ayçiçek ve kolza üretimini, tehdit etiğini  düşünüyorlar.
     Bu serbest dolaşım rekabetiyle İthalat kotalarına karar verilse bile, gerçek şu ki, bu durumda da ücretlerin daha da düşürüleceği açıktır. Serbest ticaret anlaşmasını öneren  kimya-ilaç   ve finans sektörlerini yöneten İsviçre tekelleri, 260 milyondan fazla nüfusa sahip bu ülkeyle yapabilecekleri ticaretten elde edecekleri tatlı kârları hesaplayıp, ellerini ovuşturuyorlar. Endonezya’nın diktatör başkanı Joko Widodo, kişisel ve mutlak gücüyle, ''demir yumrukla'' ülkesini yönetiyor ve aynı zamanda Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (CSİ) da  kırmızı Listesinde yeralıyor.Bu bağlamda, bu anlaşmaya hayır demek, en düşük fiyat mantığına, kaynakların tükenmesine, yerli nüfusun reddine, ormanların yok olmasına, hayır demektir.  Hayır demek, Endenozya emekçisine, çiftçisine ve isviçreli yerli üreticilere destek demektir.
 Ekolojik sorunun gezegenin karşı karşıya olduğu zorluklar listesinin başında yer aldığı ve neredeyse her gün İsviçre gündemini meşgul eden tartışmaların ve aktivitelerin yoğunlaştığı  bir dönemde bunun gündeme getirilmesi ve halkın oyuna sunulması; halkla dalga geçmektir. Çevre üzerindeki baskıyı daha da artırarak, ekonomik küreselleşmenin çarklarını yağlayıp rahat dönmesini sağlayacak bu antlaşmayı reddetmek;  temel bir görevdir!
***

Elektronik kimlik, şirketler için yeni bir kâr kaynağı olacak 
    Kamu hizmetinin internet üzerinden yapılabilmesi için güven şarttır. Elektronik Pasaportların üretiminin ve satışının  özel şirketlere yaptırılmasını sağlayacak Federal Elektronik Kimlik Hizmetleri Yasası yanlıştır.
    Burs veya sosyal yardım için başvurmak, vergi beyannamenizi tamamlamak ve gelecekte yasal veya tıbbi kayıtlarınıza erişmek ve hatta oy kullanmak; kişilerin kimlik bilgilerinin güvenliğinin garanti edilebilmesini gerektirir.Vatandaşlar,ancak güvenilir kimlik kartları ve pasaportlar çıkaran devlet kurumlarına güvenebilirler. Aynı şekilde dijital dünyada da güvenilir bir kimlik garantisine ihtiyacımız var. Vaud kantonu, zaten böyle bir elektronik kimlik aracını, vatandaşlarına ücretsiz ve güvenli olarak sağlıyor. Bu özel  aracılar, vatandaşların kamu hizmetine erişebilmeleri için gerçekten gerekli midir? Ne yazık ki, elektronik kimlik hizmetlerine ilişkin federal yasa (e-kimlik yasası), elektronik pasaportların (e-kimlik) üretimi ve satışı için, özel şirketlere ‘ballı kaymak‘ ikram ediyor.
 
***

    7 Mart'ta, İsviçre halkı ''Yüzü gizleme yasağı (Burka yasağı) '' nı da  oylayacak.
    2008'de ‚‘Minare karşıtı girişim‘i başlatanlar da aynı komiteydi. özellikle dini nedenlerle yüzün gizlenmesinin yasaklanması amaçlanıyor. Bu yasak, kiliseler ve ibadethaneler dışında İsviçre'deki tüm halka açık yerlerde gösteriler sırasında geçerli olacaktır. Yalnızca güvenlik,sağlık,iklim gerekçesiyle yerel geleneksel gün ve festivallerde (karnaval gibi)  istisna olabilir yaklaşımı haklı görülebilir. Sosyalistler ve diğer sol partiler, yeşiller‚ bu referandum maddesine ‘Hayır‘‘ diyorlar. Fakat, Burka yasağının  referanduma sunulan biçimine ‚‘evet‘ denilse dahi; Federal Hükümet’in yasası geçerliliğini koruyacaktır. Bu yasaya göre, ‘yetkili bir otorite, kimlik  saptamak istediğinde, otoritenin temsilcisine yüzünü gösterme yükümlülüğü‘‘ vardır. 2013 yılında Ticino, yüzde 65,3 oyla kamusal alanlarda yüzün gizlenmesini yasaklayan ilk İsviçre kantonu olmuştu. İsviçre genelinde ,örneğin 100 kişi burka kullanıyorsa bile, bunun için bir kanun çıkartmak gereksizdir.Bunu halka oylatmak yersizdir ve geric amaçlar gütmektedir.
    Federal referandumların haricinde Vaud kantonunda beş yılda bir olan Belediye seçimleri, yine 7 Mart 2021‘de olacak. Vaud Kantonu‘nda 2003 yılından bu yana, Belediyeler düzeyinde seçme ve seçilme hakı kazanılmıştır.10 yıldır İsviçre'de yaşayan yabancılar da oy kulanabiliyorlar.Bu bağlamda göçmenler, bu haklarını kullanmalı, oy kulanmayı ihmal etmemelidir.

3.2.2021 Lozan Ali Korkmaz