MAIL:arkadas@arkadas.ch


GŁncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi
Çok okunanlar
Arkadaş  WEB TV

11 Mayıs’tan itibaren önlemler gevşetiliyor

Federal Konsey mart ayında koronavirüs kapsamında aldığı önlemleri aşamalı olarak gevşetme ve kaldırma kararı aldı. Federal Konsey’in 29 Nisan da yaptığı basın toplantısında aldığı kararlar şunlar: 

















1. 11 Mayıs' tan itibaren toplu taşımacılık ( tren, tramvay, postauto) normal programına dönecek. 
2. Restoran ve Barlar 11 Mayıs itibari ile belli kurallara ( bir masa da en fazla 4 kişi, masalar arasında 2 metre aralık ile) uyularak açılabilecek. Diğer bütün iş yerleri de 11. Mayıs itibari ile belli korunma önlemleri alınmak şartıyla açılabilecek. 
3. 11 Mayıs’ tan itibaren ikinci bir karara kadar 5 kişiden fazla kişi bir arada bulunmayacak. 
4. İsviçre genelinde lise ( Maturität ve Berufsmaturität) ve yüksek okullarda yazılı sınavlar yapılmayacak. 
5. 1000 kişiye kadar varan etkinlikler kesin olarak ağustos sonuna kadar yasak. Bu konu ile ilgili 27 Mayıs' ta  yani 5 kişiden fazla kişinin bir araya gelmesi ile ilgili karar verilecek. 
6. Müzeler 11 Mayıs' tan itibaren , Hayvanat Bahçeleri 8. Haziran' dan itibaren açık olabilecekler. 
7. Spor takımları beş kişiden fazla insanın bir arada olmaması şartı ile antrenmanlara başlayabilecekler, ancak maçlar seyircisiz olarak 8. Haziran'da başlayacak. 
8.Sınırlar 11 Mayıs'tan itibaren çalışma izni olanlar veya çalışma başvuruları için açılacak, ama özel işler ve alış verişler için bir sonraki karara kadar kapalı kalacak.  
9. Bir sonraki kararlar 27 Mayıs da alınacak, çok kalabalık ortamlar için verilecek kararlar bildirilecek. 
 
 

 







İsviçre Parlamentosu Milletvekili: Kamu sağlık sistemi için mücadele etmeliyiz

İsviçre Emek Partisinin federal parlamentodaki tek vekili olan Denıs de la Deussılle ile güncel gelişmeler ile ilgili konuştuk.

İrfan İMREK / Neuchatel

İsviçre Emek Partisi (PdA/POP) 6 Ekim 1918’de kurulan İsviçre Komünist Partisinin (KPS) 1939-1941 yılları arasında yasaklanması ve illegal çalışmaya yöneldiği dönem sonrasında, KPS’in ardılı olarak 1944 yılında kuruldu. 1947 yılında yapılan federal seçimlerde yüzde 5,2 oy alarak federal parlamentoya 7 temsilci gönderen İsviçre Emek Partisi (PdA/POP), 2019 seçimlerinde 6 kantondan aday gösterdi, Neuchâtel Kantonu’ndan Denis de la Reussille tek temsilci olarak parlamentoya girdi. PdA Europäische Linke Gençlik Örgütü ise Dünya Demokratik Gençlik Birliği üyesi.  İsviçre Federal Parlamentosu Milletvekili 
Denis de la Reussille, güncel gelişmelerle ilgili sorularımızı cevapladı.















İsviçre Emek Partisinin federal parlamentodaki tek vekilisiniz. Önce kısaca partinizden ve İsviçre’deki örgütlülüğünden bahsetsek… Biraz anlatır mısınız? Nasıl örgütlenip, nerelerde faaliyet yürütebiliyorsunuz? Uluslararası ilişkileriniz nasıl? 

İşçi Partisi olarak da adlandırılan İşçi ve Halk Partisi, İsviçre’nin üç dil bölgesinde mevcuttur. Bunlar  İtalyanca, Fransızca ve Almanca konuşulan kantonlardır. Ayrıca partinin İsviçre genelinde faaliyetlerini koordine eden bir merkez komitesi var. Partinin bazı teşkilatları İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda antifaşist aktivistler ve savaşın başında yasaklanan İsviçre Komünist Partisi’nin bazı üyeleri tarafından kurulmuştur. 

Koronavirüs salgını ve etkileri hâlâ sürüyor. Federal Konsey’i eleştirenler de var olumlayanlar da. Sizin cephenizde durum ne? 85 Milyar Frank bütçeye sahip sağlık sistemi, malzemesiz kaldı. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu? 

Koronavirüs salgını ülkemizi çok etkiledi, ancak sağlık alanında çalışanların olağanüstü çabası sayesinde sağlık sistemi ayakta durabildi. Buna ek olarak, İsviçre’deki sağlık sistemi daha çok yereldir, fazla merkezi değildir. Bu da acil durumlarda  birçok yoğun bakım ünitesinin kurulmasına olanak sağlamıştır. 
Bu kriz, bir daha gösterdi ki sağ partilerin istediği gibi sağlık sisteminin özelleştirilmesi değil, kamu yararına ve kamunun denetiminde bir sağlık sistemi için mücadeleye devam etmemiz gerekiyor. Ekipman eksikliği sorunu uygulanan neoliberal ekonomi politikalarının sonucu.  Örneğin maske üretimi uzun zamandır yabancı ülkelerde gerçekleştirilmektedir. Bu da maske tedarikinde ciddi sorunlar yaşanmasına yol açtı.

Salgının yol açtığı maddi zararın giderilmesi amacıyla zenginlerden varlık vergisi alınarak bir fon oluşturulması için kampanya başlattınız. Biraz anlatır mısınız? Nasıl oluştu fikir ve ilgi nasıl?

Gerçekten de, POP 2 milyon frankı aşan servetler üzerinde  dayanışma vergisi uygulayarak bir fon oluşturmak istiyor. Tahminlerimize göre, bu vergi 17 milyar frank getiri sağlayabilir. Bu özellikle genel kamu hizmetleri  ve olağanüstü mali yükle karşı karşıya kalmış olan sağlık sistemi için kullanılabilir. 

Sermaye’nin faturayı nihayetinde emekçi yığınlara kesmek için bugünden hazırlık yaptığını biliyoruz. Parti olarak bu neoliberal saldırılara karşı nasıl bir çalışma yürütmeyi düşünüyorsunuz? 

Bu krizin faturasının ülkemizin emekçileri  ve çalışanları tarafından ödenmemesi için mümkün olan her şeyi yapacağımız açıktır. Örneğin ülkemizde zaten çok pahalı olan ve nüfusun bir kısmını yoksullaştıran sağlık sigortası primlerini artırmak kesinlikle kabul edilemez. POP bu tür kararlara  karşı derhal referandum çalışmalarını başlatacak ve böylece bu konuda söz hakkını halka verecek.

Geçmişte İsviçre’de güçlü sayılabilecek komünist bir hareket olduğunu görüyoruz. Bugün durum nedir? Bütün bu sorunlara karşı işçilerin ve halkın yönelimi sizce nasıl gelişmektedir? 

İsviçre muhafazakâr bir ülke olmaya devam ediyor. Kuruluşundan bu yana, siyasi olarak hep burjuva partiler etkili  olmuştur. Diğer birçok ülkede olduğu gibi, sendikal hareketler ve sol partiler daha çok 20.yy da gelişmeye başlamıştır. Bugün, İsviçre’nin özelliklerinden biri  tarafsız olmasıdır. Ülke 4 farklı siyasi partiden oluşan, yedi üyeli bir koalisyon hükümeti tarafından yönetilmektedir. Ne yazık ki Sosyalist Parti bu hükümetin bir üyesidir.