MAIL:arkadas@arkadas.ch

Basel ve Çevresinde Bir Eğitim Derneği: 
Anadil Eğitim ve Kültür Derneği, ADEK
















Dil bir iletişim aracının çok daha fazlasıdır: gelişir, yaşar, ölür. Her dil ayna gibidir; konuşulan toplumun tarihini, kültürünü yansıtır. Bir çocuk içinse dil annesinden duyduğu ninni, babasının dilindeki mırıltı, büyüklerin anlattığı masaldır, atasözleridir, fıkralardır. Dilbilimciler bugün hala dil edinim süreçlerinin bilişsel ve sosyolojik yönünü  anlamaya çalışıyor. Anadilde eğitim almanın önemini çeşitli argümanlarla dile getiriyorlar. Peki nedir bu argümanlar? Anadilde eğitim neden önemli? Bu konuyu Basel ve çevresinde yeni kurulan bir eğitim derneğinde Türkçe öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yapan sevgili Eylem Soner ile konuştuk. 

 İlkin sizi biraz tanıyalım. Basel’deki anadil öğretmenliği serüveniniz nasıl başladı? 
Öncelikle Arkadaş Gazetesine böylesine önemli ve desteklenmesi gereken bir konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür etmek istiyorum. 13 senedir Basel ve çevresinde çeşitli okullarda Türkçe öğretmenliği yapıyorum. Basel’de 1988 yılında ilkin bir proje olarak kurulan ardından profesyonel çalışması ile diğer dil grupları için etkin referans olarak bir eğitim programına dönüşen Anadil Kültür ve Eğitim Programı’nın öğretmen kadrosu içinde yer aldım. Türkçe öğretmenliği yanı sıra Anneler Grubu yöneticiliği yaptım. Programımız tarafından hazırlanıp hayata geçirilmiş 0-6 yaş arası çocuğu olan ailelere eğitim desteği veren EDULİNA adlı çokdilli projede kurs yöneticisi olarak ailelerle beraber çalıştım. Halen Allschwil ve Pratteln’deki sınıflarımda Türkçe dersleri veriyorum. EduKEP Çokdilli Aile Eğitimi projesinde de Türkçe kurs yönetimindeyim. 

 Hali hazırda bir eğitim programımız vardı dediniz. Bu dernek neden kuruldu peki?
Anadil Kültür ve Eğitim programı ile EDULİNA projesi aileler, HEKS ve Heks’in finans desteği bulduğu kurumların yardımıyla yürütülen bir programdı. 30 sene boyunca aynı şekilde kurumumuzun desteğini aldık. Bir süre sonra finans problemleri ortaya çıktı ve biz alternatifler aramaya başladık. Uzun tartışmalar sonrasında dersleri bir dernek üzerinden yürütmeye, aileler için düzenlenen eğitim seminerlerini de çocuk yaş kapsamını artıracak şekilde EduKEP adlı yeni projede yapmaya karar verdik. EduKEP projesi 0-18 yaş çocuğu olan aileler için çocuk gelişiminden ergenliğe, okul sisteminden medya araçlarının güvenli kullanımına kadar çeşitli eğitim konularında ailelere uzmanlar eşliğinde anadillerinde seminerler düzenliyor. 

ADEK’in ailelerin kurduğu bir dernek olduğunu söylediniz. Biraz anlatır mısınız bize süreci? 
Ailelerimizle yıl içinde bu konu hakkında pek çok kez biraraya gelmiştik. Bir dernek kurulması zorunluydu, bunu ailelerimiz de istiyordu. Dernek tüzüğünü oluşturduk, yönetim kurulunu seçtik. Haziran 2019’da 30 yıllık eğitim programımıza veda ettiğimiz Aile Günü’nde kuruluşumuzu ilan ettik ve yola kaldığımız yerden devam ediyoruz. Derneğimizde aktif ve pasif üyelik sistemi var. Derslere devam eden öğrenci aileleri senelik katkı payı ile bizi destekliyor. Pasif üyelerin ise senelik bağış yapmaları mümkün. Şunu mutlaka vurgulamam gerek ki öğretmen kadrosunda çalışan arkadaşlarımız derslere büyük bir özveri ile katılıyorlar çünkü çalışmalarının büyük bir kısmını gönüllülük üzerinden yürütüyorlar. Aynı şekilde dernek yönetimindeki ailelerimiz de gönüllü çalışıyorlar.

Kuruluş öykünüzü dinledik. Gerçekten idealist bir çalışma yürütüyorsunuz. Peki anadil eğitimi neden önemli?
Çalışılan alan ne olursa olsun dil edinim mekanizmasının prensipleri konusunda güncel tartışmaları takip ettiğimizde yadsınamayan bir nokta ile karşılaşıyoruz: Anadilin bir çocuğun bilişsel, kültürel ve akademik gelişimindeki yeri. Burda katıldığımız her eğitim seminerinde duyduğumuz ilk argüman şuydu: ‘Anadillerinde istikrarlı çalışma yapan, ders ziyaretlerinde bulunan iki dilli büyüyen çocuklar, matematik ve mantık gibi kavranması ‘görece’ zor olan karmaşık problem çözümlerinde tek dil öğrenerek büyüyen çocuklara göre daha başarılılar.’ Bu istatiki bir bilgi olarak önümüzde. Yani ölçülerek bu sonuca ulaşılmış bir bilgidir. Demek ki bu çok önemli bir zenginlik. Ailelerimize bunu farkettirmek istiyoruz. Çocuklarımızı bu bilinçle büyütmek bizim kazancımızdır.
Çocuklarımız çok kültürlü bir ülkede iki dilli ve iki kültürlü büyüyor. Bu açıdan bakarsak eğitim programımızı sadece anadil dersleri düzenleyen bir program olarak nitelendirmemiz eksik bir değerlendirme olur.
Amacımız çocuklarımızın Türkçeyi etkin kullanmayı öğrenmesi yani o dili gündelik dil kullanımı dışında dilbilgisi kurallarıyla doğru konuşma, yazma, okuma ve başka dillere aktarma becerilerini geliştirmeleri. Bunun için senelik ders planında kendi okullarındaki güncel öğrenme konularına paralel konulara yer veriyoruz. 
Ama başka ve önemli hedeflerimiz de var. Kendi kültürüne annesinden öğrendiği dil aracıyla yaklaşan ve kendi kültür zenginliğinin farkına varan çocuklarımızın farklı dilleri ve kültürleri de aynı empati içinde değerlendirip kabul etmesi. Zengin bir dil ve kültür bilinci yeşertmek yani. Dil aynı zamanda bir kültür gösterenidir. Çocuklarımızı ilerde meslek sahibi, iki dilli büyüdükleri çevreye her iki dili de doğru ve etkin kullanarak eklemlenen, yanı sıra başka dilleri de öğrenmeye hevesli, başka kültürlere de açık ve en önemlisi kendi çocuklarını da böylesine bir atmosfere iyi bir motivasyonla katmaya hazır yetişkinler olarak görmek. Tüm çabamız ve özverimiz işte bunun için. Bu nedenle türkçe derslerimiz Almanca literatürde ‘Türkçe Kursu’ olarak değil ‘Anadil ve Kültür Dersleri’ olarak geçmektedir. 

Ders içeriğinizden, konularınızdan bahseder misiniz? Başka ne tür etkinlikleriniz var?
Senelik 6 konu seçiyoruz. Bunun için her hafta öğretmen kadromuzla bir toplantımız oluyor. O konu üzerindeki ders işleyiş planımızı geliştirmek, öğrencilerin düzeyine göre her öğrenciye tek tek çalışma dosyası hazırlamak gibi işleri bu toplantılarda belirleyip uyguluyoruz. Bu seneki konular örneğin şöyle: ‘Ben ve Çevrem’, ‘Edebiyat ve Sanat’, ‘Zaman: Mevsimler’, ‘Müzeler ve Kütüphaneler, ‘Festivaller, Gelenekler ve Moda’, ‘Okuma Animasyonu ve Origami’. Bu konuları çocukların düzeyine ve ihtiyacına göre, Zürih Eğitim Müdürlüğü’nün yayını olan ‘Anadil Öğretimi için Senelik Müfredat’ kitapçığından seçiyoruz. Ayrıca konulara uygun tarihlerde müze ve kütüphane ziyaretlerimiz var. Meslek fuarına her sene mutlaka ailelerle birlikte katılıyoruz. Müze Gecesi’ne, Basel Okuma Gemisi’ne de keza öyle. Yine her sene değişik konuları yoğun işlediğimiz 3 günlük bir kampımız var. Kampı okul tatillerine denk gelecek şekilde planlıyoruz. Kamp konusu uygun ise çocuklar ailelerine bir sunum yapıyorlar. Yada her sene sonu bir Aile Günü düzenliyoruz. Yaz tatili öncesi güzel bir kapanış yapıyor çocuklar. Bunlar dışında 2. sınıftan itibaren her sene çocukların karne aldığını söyleyeyim. Anaokulu ve 1. sınıf öğrencileri de sosyal davranışlarının değerlendirildiği bir karne alıyorlar. Bu karneler Türkiye de dahil olmak üzre tüm Avrupa’da geçerlidir. Ayrıca İsviçre’nin tüm eğitim kurumlarınca tanınan, çocukların okul karnelerine eklenen, ilerde özgeçmişlerinde kullanabilecekleri, Türkiye’de eğitim almak isterlerse de dil becerilerini belgeleyecekleri resmi bir belgedir. 

 EduKEP projesinde ne yapıyorsunuz? Amaçlarınız neler?
Bu proje çeşitli eğitim konularında ailelere seminerler düzenliyor. Seçilen konunun uzmanı ile 2 saatlik bir eğitim semineri. Seminerlerde çocuk bakımı da var. Ayrıca katılımcılar seminer sonunda bir sertifika alıyorlar. Konular: Ergenlik, Basel Okul Sistemi, Medya Araçları, Anadil Neden Önemli, Çocuk Gelişiminde Ailelerin Rolü gibi ailelerin çocuklarına güvenle eşlik etmek için birtakım önemli bilgileri edinecekleri konular. En önemlisi de bu bilgileri anadillerinde alıyorlar. Konu uzmanı almanca konuşuyorsa anadillerine çeviri yapılıyor. Bu proje türkçe de dahil olmak üzere 6 dilde aynı içerikle yürütülmektedir.

Derslerinizi nerede, ne zaman yapıyorsunuz?
Çarşamba günleri Basel’de Horburgschulhaus’ta, Allschwil’de Gartenhofschulhaus’ta; Perşembe günleri Pratteln Erlimat 1’de ve Münchenstein Lange Heid’da türkçe derslerimiz var. Çocukların öğleden sonra okullarının olmadığı günler. Aileler ayrıca detaylı bilgi için bize akep@heks.ch mail adresinden ulaşabilirler. Senelik programımızı ve diğer broşürlerimizi talep edebilirler. 
Burdan bu fırsatla yeni bir çalışmanın daha duyurusunu yapmak isterim. Dernek bünyesinde çocukların Almanca, Fransızca, İngilizce, Matematik derslerinde ek ders alabilmeleri için birtakım düzenlemeler yapıyoruz. Hazır olduğunda bu etkinliği de ailelerimize sunacağız. 

Siz oldukça kapsamlı bir dernek ve proje sunumu yaptınız aslında. Bu konuda son olarak ailelere söylemek istediğiniz birşey var mı?
Kendi dilimiz önemli, kendi kültürümüz önemli. İsviçre’de yaşadığımız yerlerde güçlü bir şekilde görünür olmamız, başarılı, mesleği olan, kendi ayakları üzerinde duran çocuklar yetiştirebilmemiz için böylesi eğitim programlarını lütfen desteklesinler. Çocuklarımız hem Türkiyeli hem İsviçreli olarak büyüyor. Ailelerin,  yaşadıkları çevreye güçlü bir kimlikle katılabilmeleri için çocuklarını anadil ders etkinliklerine katılmaya heveslendirmeleri, bu konuda desteklemeleri çok önemli. Biz yaşadığımız çevrenin dili ve kültürüyle var olduğumuz kadar kendi dilimizle, kendi kültürümüzle de var olmaya çalıştığımızda yaşadığımız yerin dili ve kültürü bizi daha fazla kucaklayacak. Emin olun. 
Çocukları yaşları gereği derslere etkin katılamayan aileler de derneğe üye olabilir yada  üye sayısını artırabilirler. Dernek tanıtımı yapabilirler. 
Son olarak size, Arkadaş gazetesine, çocuklarını her konuda destekleyen ailelerimize, dernek başkanımız sevgili Ayla Ağgül’e ve dernek yönetimimizden sevgili annelere ve babalara: Semra Wagner Şakar’a, Pınar Irmak Abay’a, Deniz Teke’ye, Suzan Satılmış’a, Bayram İkisivri’ye, büyük bir özveri ile çalışan sevgili öğretmenlerimiz Feride Dölen Kaya ve Hüsniye Göktaş’a, çalışmamıza katılımcı koordinatör olarak katılan HEKS’ten sevgili Mireille Gast’a, EduKEP yöneticisi sevgili Monica Cassol’a, EduKEP Türkçe kurs yönetiminden sevgili Lülfer Aksu’ya, kuruluş toplantımıza gelerek bizi onurlandıran, desteğini sunan sevgili Mustafa Atıcı’ya, Türkiye’de üniversite öğrencilerine gönüllü çalışmalarıyla maddi destek sunan Deniz Yıldızı Basel Derneği’nin tüm kadınlarına teşekkür etmek istiyorum. Destekleriyle varız ve güçlüyüz. 

Ben de size teşekkür ederim Eylem hanım. Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.

Cavit TEMÜRTÜRKAN / Basel 



Güncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi



Fuat AKYÜREK
Çekin Suriye'den kanlı ellerinizi!

Ergün ÖZALP
Gençler yol arıyor

Yaşar ATAN
Onları dinlemek bir felaketti

B.M.AY
Die Ritter der Tafel(n)-Kantig!

Haydar SANCAR
Ekonomik durgunluk ve gerçekler

Müslime KARABATAK
İşçilerin işçi yazarı: Lisel Bruggmann