GŁncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi

Fuat AKYÜREK
Güç ilişkileri yeniden şekillenirken

Ergün ÖZALP
'Ji Bo Azadiye'
(Özgürlük uğruna)
 filminin düşündürdükleri..

Yaşar ATAN
Bir ağaca dönüştü o sevgi

B.M.AY
Einfach nur anständig!

Haydar SANCAR
İki banka ve pusulu hava


Müslime KARABATAK
La poète de l’espoir : 
Sennur Sezer


Saadet TÜRKMEN 
Travma sonuçlarıyla yaşamak


Ali KORKMAZ
İsviçre nehirleri kirleniyor mu?


Metin ALAN
Dünyada dolaşan 
felaket hayaleti:
Azot döngüsünde bozulma






Çok okunanlar
Arkadaş  WEB TV

Irkçı ve faşist saldırılar Basel’de lanetlendi

6 Haziran‘da Basel Barfüsser Platz‘da yaklaşık 5000 kişi , ABD’de Afrika kökenli  George Floyd’un  ırkçı  Polis saldırısı sonucu katledilmesini protesto etti. 





















 





Sadece ABD’deki ırkçı saldırılar değil tüm dünyadaki  Faşist ve ırkçı saldırılar lanetlenerek, dünya genelinde yükselen anti faşist dalgaya destek verildi.  Beş bin  eylemci  Basel Barfüsser Platz‘da başlattıkları eylemi , Dreirosenbrücke‘ de sonlandırdılar. Son derece sakin ve barışçıl bir ortamda gerçekleşen eylemde özellikle gençlerden ve İsviçreli yaşlı kesimden yoğun katılımın olması dikkat çekti. Göstericiler,  önümüzdeki  günlerde de  yine benzeri eylemlerin devam edeceğini; Irkçı ve Faşist saldırılara karşı her türlü eylem ve dayanışmayı, sürdüreceklerini belirterek,eyleme son verdiler.   

  Cavit TEMÜRTÜRKAN / Basel 



Amerika ‘da,  tüm topluma 
kök salmış ırkçılık

Uluslararası Af Örgütü İsviçre Direktörü Manon Schick 
24heurs gazetesine yazdı.



















Manon Schick Afrika kökenli Amerikalıların yaşadığı ayrımcılığı kınıyor.


Minneapolis'te beyaz bir polis memuru tarafından George Floyd'un öldürülmesine yanıt dünya çapında protesto gösterilerin yükselmesi  çarpıcı. Siyah adamın ölümü, polisin dizinin altında boğuldu ve dünya çapında öfke uyandırdı. Çünkü  bu, Amerikan toplumunda kök salmış Afrika kökenli Amerikalılara karşı ayrımcılığın simgesiydi.
ABD'de her yıl binden fazla insan polis tarafından  beyazların iki katı siyah öldürülüyor, renkli insanlar Amerikan nüfusunun sadece % 15'ini temsil ediyor. Bu oransız  aşırı temsil   hapishanelerde veya ölüm koridorunda mevcut.

"Yoksulluk, obezite, güvencesiz çalışma, sağlık sigortası eksikliği ve kendini sınırlamanın imkansızlığı nedeniyle sağlık hizmetlerine erişim yok, karantinaya geçmek imkansız"
Kimse ciltlerinin rengi nedeniyle yaşamlarından korkmamalıdır. Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri'nde siyah bir erkek olarak doğursanız, polis mermileriyle ölme veya beyaz bir adama göre hapis cezası alacak bir suçtan dolayı ölüme mahkum olma olasılığınız çok daha yüksektir. Ayrımcılık doğumla başlar: Afrika kökenli Amerikalı kadınların hamilelikle ilgili komplikasyonlara beyaz kadınlardan dört kat daha fazlaya yatkındır. On yıllar boyunca sabit kalan bir eşitsizliktir bu..
Koronavirüs krizi de bu ülkede ,ırk ayrımcılığına dikkat çekti: Afrika ve Latin Amerika  kökenliler  Covid-19'dan ölenler arasında  daha fazla temsil ediliyor. Yoksulluk, obezite, güvencesiz çalışma, sağlık sigortası eksikliği ve kendini sınırlamanın imkansızlığı nedeniyle, sağlık hizmetlerine erişim yoktur ; tüm içerikler ırksal veya etnik azınlıklara daha fazla saldırmak için vardır.

Değiştirilecek Kanunlar
Sadece aktif ayrımcılıkla mücadele tedbirleri ve mevzuat değişiklikleri, ABD'nin ilerleme kaydetmesine izin verecektir. Irksal profilin kaldırılmasına ilişkin mevzuat ,2001 yılında önerilmiş ve geçen yıl Kongre gündemine getirilmiştir. Siyah insanlar düzenli olarak haksız ve küçük düşürücü tutuklamaların ve aramaların, sokakta veya alışveriş merkezlerinde, hatta polis karakoluna getirildiğinde fiziksel istismarın hedefidir.
Parlamentonun ayrıca, polisin ölümcül güç kullanımını sınırlamak için  yeni bir mevzuata geçmesi gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki bazı eyaletlerde memurlar, ölümcül silahlar kullanır ve uyarı yapmadan ateş edebilirler. Yasalar çok belirsiz ve kendini   veya başkalarının hayatlarını korumak için savunma sırasında   ateşli silah kullanımını sınırlamıyor.
George Floyd'un ölümünün, ABD'deki ırkçılıkla mücadele için, geniş kapsamlı reformları tetikleyeceğini umabiliriz. Bu umut  muhtemelen seçim kampanyası ve şiddetli ayrımcı konuşmalarla yangına benzin atan başkan tarafından ele alınacak.

16 haziran 2020 / Çeviri : Ali Korkmaz/Lozan



arkadas@arkadas.ch
25  Ekim 2020‘ deki  Basel  Grossrat seçimi için
PdA , LİSTE 29’la  seçim yarışında

Liste 29’da,  ilk sırada  Seyhan Karakuyu  bulunuyor. Bunun yanısıra Mert Yıldırım ve Özge Özdemir’de, listede yeralıyor.

























 




PdA ( İsviçre Emek Partisi)  Kantonrat’ta temsil edilmediğinden, seçimlere katılabilmesi; hem Klein Basel,  Hem de Gross Basel  seçim bölgelerinde ikamet edenlerden, en az 30 kişinin imzasını alması koşuluna  bağlıydı. Buna karşın PdA, 100’den fazla imza toplayarak seçimlere katılmaya hak kazandı. PdA Basel’in Klein Basel adayı  Seyhan Karakuyu;‘İsviçre pasaportu olsun ya da olmasın tüm Basel’de yaşayan herkesin  siyasete katılım ve oy kulllanma hakkı olması gerektiğini‘‘ savunuyor. 
PdA  İsviçre ve PdA  Basel, seçim propagandasını ve çalışmalarının eksenine, 
‘‘ Eşitlik , Adalet ve Dayanışma‘ yı yerleştiriyor. Bu sloganın  öne çıkarılmasının gerekçesi olarak;  Covid 19’un yarattığı Pandemi koşullarında, kapitalistlerin  emeği ile geçinenleri daha çok sömürmesi , haksızlıkların ve ırkçılığın dünya genelinde artış eğiliminde olması; gösteriliyor. Seçim Bildirgelerinde, ‘‘ Ücretli çalışanların ve tüm ezilenlerin çıkarlarını, göçmen kökenli kişilerin haklarını ve çıkarlarını, LGBT  bireylerin haklarını ve çıkarlarını savunacaklarını‘‘ belirtiyorlar.Fakat emekçiler için, özellikle çalışma saatlerinin kısaltılmasını talep etmeleri önem taşıyor.  Adaylar çalışmalarında;  ‘İşizliği azaltabilecek ve işçilerin yaşam kalitesini artırabilecek aynı ücretle 35 saatlik çalışma haftası gereklidir ve bunun için mücadele ediyoruz ‘‘  görüşüne,  sürekli  vurgu yapıyorlar. Seçime  katılan genç aday  arkadaşlara başarılar diliyoruz. 

Arkadaş  /  Basel