İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi

Fuat AKYÜREK
Kapitalizmin krona hali

Ergün ÖZALP
Doğu Akdeniz ve Ege'de 
neler oluyor?

Yaşar ATAN
Yağdıkça göklerden 
bu yıldızlar

B.M.AY
(D)ein Freund und Helfer?

Haydar SANCAR
Bir oylamanın anatomisi


Müslime KARABATAK
La poète de l’espoir : Sennur Sezer


Saadet TÜRKMEN 
Travma ve İsviçre İltica Yasası'ındaki yeri


Ali KORKMAZ
İsviçre 27 Eylül'de Referanduma gidiyor


Metin ALAN
Tarım işçilerinin örgütlenme 
ve mücadele olanakları






Çok okunanlar
Bağlantılar
GŁncel Haberler...
Arkadaş  WEB TV

Kimya tekelleri tarımda zehir saçıyor!




Yunus Ekrem

Dünyanın en doğal güzelliklerine  ve  en yüksek   gelir düzeylerinden birine  sahip olan İsviçre’de; insan sağlığını hiçe sayan çokuluslu şirketlerin yol açmış oldukları kanserojen madde kalıntılarının tabaklarımızda ve içtiğimiz sularda yoğun bir şekilde bulunmakta olduğunu gazete ve televizyon haberlerinde sıkça görmeye başladık.





















 Bundan birkaç yıl önce; Yens’li bir çiftçinin tahlil için numen alınan nehirde tanık oldukları, Domdidier ‘de yeraltı sularında bulunan klorotalonil adlı mantar ilacı kalıntıları tehlikenin boyutları hakkında yeterince veri sunan olaylar oldular. Tarım ve sebze yetiştiriciliğine zararlıların yok edilmesinde kullanılan bu ilaç İsviçre’de 1970’ten beri kullanılıyor. Dünya sağlık örgütü ise bu ilacın su canlıları için özellikle zararlı olduğunu vurguluyor. Bu tür kimyasalların kullanımı neticesinde İsviçre’de yer altı sularının bu kimyasalları içerdiği, 200 ayrı ölçüm sonucunda belgelendi ve 170 binden fazla kişinin bu suyu içtiği tespit edildi, AB tarafından kanserojen madde olduğu kabul edilen klorotalonil İsviçre’de ancak 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren yasaklandı.

Kimyasallar sağlığımızı tehdit ediyor

Böylelikle sağlık ve çevre üzerindeki zararlı etkileri nedeniyle giderek daha fazla eleştirilen sentetik pestisitlerin kullanımıyla ilgili Konfederasyon ilk kez pestisit kullanımına izin veren sistemindeki sorunları kabul etmek zorunda kaldı ve Federal Tarım Dairesi şu anda piyasada bulunan klorotalonil içeren 15 fungisitin onayını geri çekmeyi düşünüyor. Ancak tarım alınanda uygulanan yasal prosedürlerin yeterli derecede şeffaflık taşıdığı ve insan sağlığını tehlikeye atan maddelerin kullanımını düzenleme konusunda önceliğin sağlıktan yana kullanıldığı söylenmez ve bu tür maddelerin denetimi ve kullanımı bu sektörün tekellerinin insafına bırakılmış durumda. Tarımda bu tür ilaçlarının yaygın bir biçimde kullanılması bir taraftan tarımı kimyasal ilaç kullanımına bağımlı hale getirirken, kullanılan ilaçların çevresel dönüşümün sağlanmasına bağlı olarak düzenlenmesi, yasaklanması ya da piyasadan çekilmesi olanağını da zorlaştıran bir etki rolünü görüyor. 
Pazar denetimi tekellerin elinde
İnsan sağlığını, çevreyi ve diğer canlı türlerini hiçbir kural tanımadan tahrip eden bu tür tarımsal kimyasalların üretiminde pazarın kontorulü dünya genelinde en büyük beş kimyasal tarım şirketi; İsviçre’deki Syngenta, Alman BASF ve Bayer, Amerika’lı Corteva Agriscience ve FMC’nin elinde. Bu tekelin cirolarının üçte birinden fazlası ise “son derece tehlikeli” maddelerin satışından elde ediliyor. Tüm kıtalardaki zirai ilaç devlerinin çıkarlarını savunmayı amaçlayan Crop Life Federasyonu ise bu tekeller adına lobi faaliyetleri yürüten kurum görevini görüyor. Bu beş kimyasal tarım devi tarafından üretilen en zehirli ürünlerin çoğunun AB ve İsviçre’de kullanımı yasaklandı. Ancak yapılan araştırmalar Crop Life üyesi şirketlerin bu maddeleri geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelere satmaya devam ettiğini gösteriyor G. Amerika ve Asya satışların en çok yapıldığı bölge. Kimyasal tarım tekelleri yerel  halk ve çevre için dramatik sonuçlara yol açan ürünlerini satmaya devam etmek için lobi faaliyetinden ve yasal boşluklardan yararlanıyorlar. Örneğin sağlığa zararlı bir böcek ilacı olan profenofos 2005’ten beri İsviçre topraklarında yasakken ihracatı tamamen yasaldır. 

Syngenta zararlı kimyasalların satışında kârını katlıyor

Başta Brezilya olmak üzere tüm dünyada 3 milyon ton pestisit uygulanmaktadır ve ana üretici merkezi İsviçre’de bulunan Syngenta’dır. Syngenta İsviçre’de yasaklanan ürünlerden milyarlarca frank elde etmekle suçlanıyor. Dünyada tespit edilen 1000 pestisitten 310’u Uluslararası Pestisit Eylem Ağı(PAN) tarafından son derece tehlikeli olarak nitelendirilmektedir. Bu pestisitler üreticileri için büyük bir kâr kaynağı ve 1,8 milyon ton tehlikeli maddenin üçte ikisi gelişmekte olan ülkelere satılıyor STK’lar “son derece tehlikeli” pestisitlerin pazarlanmasının merkezinde Syngenta‘nın olduğuna inanıyor Açık farkla en çok satan zararlı kimyasal ise Glifosat. Glifosat içeren ürünler İsviçre’de Bayer ve Syngenta tarafından pazarlanmaktadır. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından olası bir kanserojen olarak sınıflandırılmasına rağmen, Glifosat İsviçre’de ve dünyada hâlâ en yaygın kullanılan pestisit olma özelliğini koruyor. 
Yasak olan kimyasallar, ithal edilen ürünlerle ülkeye tekrar giriyor
Yapılan araştırmalara göre tarımda kullanılan pestisitin kilogram başına 0,4 binde biri tükettiğimiz meyve ve sebzeler aracılığıyla vücudumuza ulaşıyor. Yıllık olarak tarımda kullanılan kimyasal miktarına göre, İsviçre’de yaşayan bir kişinin yılda en az 10 gram zehir tükettiği anlamına geliyor. Ve bu değer yalnızca İsviçre’de üretilen gıdalarla ilgilidir; ithal edilen ve Glifosat veya diğer zehirlerle işlenenler faturaya dâhil değildir. Çünkü bu kimyasalların İsviçre’de kullanımı yasaklanmış olsa bile bu madde ile üretilen gıda maddeleri diğer ülkelerden ithal ediliyor. Buna rağmen Federal Konsey, İsviçre’de yasaklanan pestisitlerin ihracatına son vermeyi reddediyor.