MAIL:arkadas@arkadas.ch


Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi
Çok okunanlar
Herkese seçme ve seçilme hakkı!
Basel Kantonunda ikamet eden herkes seçme ve seçilme hakkına sahip olmalı 












Seçme ve seçilme hakkı temel bir insan hakkıdır ve insanları bu haktan mahrum bırakmak insan hakları ve demokrasi ile bağdaşmaz. İsviçre direk demokrasi ile yönetiliyor, fakat göçmen hakları açısından bakıldığında oldukça geri bir durumdadır. 
İsviçre'nin birçok Kantonunda ve de özellikle Fransız Kantonlarında yaşayan göçmen kökenli insanlar siyasi karar alma süreçlerine katılabilirken, Almanca konuşan kantonlarda göçmenler bu haklara sahip değiller. Kanton Basel-Stadt bir göçmen Kantonu olarak  öncü bir rol oynayabilir ve bu anti demokratik uygulamayı oy hakkı ile çözebilir.

Basel Kantonunda yaşan insanların üçte biri oy hakkından mahrum
Basel-Stadt kantonunda yaşayan İsviçre vatandaşı olmayanların oranı şu anda toplam yerleşik nüfusun yüzde 35'inden fazladır. Bunların dörtte üçü İsviçre'de doğdu veya on yıldan fazla bir süredir kantonda yaşıyor. Toplumumuzun ayrılmaz bir parçasıdır, ekonomide önemli işlevlere sahiptirler, mahallede yer alırlar ve kültürel etkinliklere katılırlar. Öte yandan, siyasal sürece katılma şansları yok.

Rösti ucurumu misali
İsviçre haritasına bakıldığında “Röstigraben” görülmektedir. Jura, Neuchâtel, Vaud, Cenevre ve Freiburg kantonlarında, İsviçre vatandaşlığı olmayanlar yıllarca yerel düzeyde oy kullanma ve oy kullanma imkânı buldular. Almanca konuşulan İsviçre'de sınırlama refleksi daha fazladır. 

Büyüyen demokratik açığı gidermek gerekiyor
Artık kanton geliştikçe nüfusun bu büyük bölümünü dışlayamayız. Demokrasinin temel kuralıyla çelişiyoruz. Kalıcı olarak yerleşenler, yasalara uymaları ve vergi ödeyenler, kararların gündelik hayatta doğrudan insanları etkilediği yerel düzeyde de söz sahibi olmalıdır. Bugün daha da önemli hale geldi, çünkü istatistik dairesi son zamanlarda 10 yılda seçmenlerin yüzde 50'sinden daha azına sahip olacağımızı belirtti. Somut olarak, azınlık gelecekte çoğunluğu belirleyebilecek! Bu bir demokrasi değil, demokratik bir açıktır.
Aralık 2019'da, Basel kanton meclisininde bunu düzeltmek için bir yasa önergesini sunduk. Önerge şimdi ilk açıklama için hükümet konseyinde. 2020 ilk baharında, tekrar mecliste tartışılıp halk oylamasına geçip gecmeyecegini belirleyecek meclis. 

Muafazakar gerici partilerin talepleri sürekli ayni temelde. Bır taraftan bu insanlar neden İsviçre vatandaşı olmuyorlar diye suçlama yaparken, diğer taraftan da vatandaşlığa geçişteki en büyük engeleri de kendileri koyuyorlar. Maalesef vatandaşlığı kolay hale getirme konusunda da samimi degiler. 
Bana göre sahte bir politika - sanki kırmızı pasaportum olduğunda aniden farklı bir insan olunur? Vatandaş olmamak, illahi yaşadıgım ülkede sadakatsızım anlamına gelmiyor. Yada Isviçre değerlerini kabul etmiyorum – hic bir ilgisi yok. Tam tersine. Çifte vatandaşlığı tanımayan birçok ülke var, aynı zamanda vatandaşlıgı almak çok uzun bir süreç. Düşünün sirf bir belediye de taşınırsanız, her şey yeniden başlayabilir ve çoğunlukla vatandaşlığa geçiş ücretleri çok yüksektir ve engeller de vardır!

Ne yazık ki, doğrudan demokrasinin seçmenlere yeni gruplar eklemeye geldiğinde şimdiye kadar büyük bir fren olduğu kanıtlandı. Size 1971'de kadınların oy haklarının geç tanıtılmasını hatırlatmak isterim. Erkek seçmenler haklarını kadınlarla uzun süre paylaşmak istemediler!

Yani bu yol daha uzun, ama yeniden denemekte fayda var. Basel’de 10 yıl yine bu konuyla ilgili bir halk oylaması olmuştu, fakat ne yazık ki çok yüksek bir oranla red edilmişti. Bu durumda özellikle göçmen kökenli insanlarımıza büyük görev düşmektedir. Bu konuda herkesi bilinçlendirmek ve lobi yapmak çok önemli. 
Seçme ve seçilme hakkını kazanmak göçmen toplumunu farklı bir politik güç haline getirecektir. Hak verilmez alınır, bu da mücadele ile olur. 

Edibe Gölgeli,  Grossrätin
Mart 2020












Güncel Haberler...
Arkadaş  WEB TV