MAIL:arkadas@arkadas.ch


GŁncel Haberler...
Bağlantılar
İsviçre‘nin aylık haber ve yorum gazetesi
Çok okunanlar
________________________
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
























Yaşar ATAN
atanyasar@yahoo.de







BİR KARGA ÖYKÜSÜ















KARTAL, ALAKARGA VE ÇOBAN

Bir kayanın üstünde,
Tünedi de tünedi,
O azgın Kartal,
Hem de sinsi sinsi...
Kapıp götürmekti çünkü niyeti,
O minnacık Kuzu’yu,
Otlarken çayırlıkta az ötesindeki!.. 
Çok geçmedi aradan,
Birden atladı Kuzu’nun üstüne!
Ve kavrayınca onu pençeleriyle iyice,
Havalandılar birlikte; 
Mavilikleri içinde gökyüzünün,
Serpile serpile...
O minnoş Kuzucuk da,
Çıkarmadı hiç sesini!
Çok mutluydu çünkü öylesine,
O maviş mi maviş yolculukta...
Ve Kartal da seviniyordu haliyle, 
Baktıkça o sessiz, o uslu yemine...

Alakarga

Ama kaparken Kartal o sessiz yemini; 
İzlemişti onları bir Alakarga,
Tünediği ağaç dalından az ötedeki.
Doğrusu o Alakarga da,
Çatlayacaktı çat diye kıskançlıktan,
Kartal’ın havalandığını  görünce Kuzu’yla:
“Gider kaparım canım,
O kuzucuğun anasını ben de!..”
Diye başladı kendini avutmaya...
O Kuzu’cuğun anası da,
Yas tutuyordu zaten az ötede;
Yavrumu kapıp götürdü, 
O hain Kartal diye...
İşte tam o sırada,
Kurşun gibi fırladı tünediği daldan,
O kıskanç Alakarga!
Ve daldı hemen, 
O kocaman koyunun sırtındaki,



Sımsıkı tüylerin arasına!
Değil koyunu kaldırmak hani,
Çıkaramadı ayaklarını bile Alakarga,
Koyunun tüyleri içindeki!..
Ve başlayınca cıyak cıyak bağırmaya,
Koşageldi Çoban az ötedeki...
Güldü ama çok da acıdı Alakarga’ya, 
Görünce onun o halini...
Çıkardı hemen onu,
Tüyleri arasından koyunun!
Ve kısalttı tüylerini, telelerini de,
Artık uçup kaçmasın diye...
Ve o gün bizim Çoban da,
Otlatırken sürüsünü,
Hoşbeş etti hep Alakarga’yla.
Akşam olunca da sürüsüyle 
Ve elinde o yaramaz Alakarga,
Döndü güle oynaya evine...
Evinde çocuklar görünce babalarını,
Bir tuhaf kuşla elinde öyle,
Sordular hemen o neyin nesi diye,
Tüyleri teleleri kırpılmış öyle...
“Bu da bir kuş, dedi Çoban çocuklarına.
Yaramaz bir Alakarga üstelik!
Ama bir Kartal’mış sorarsanız ona!..”
Böyle anlattı çocuklarına öyküyü,
Çocuklar da güldü kahkahalarla...
Ama acıdılar da bir yandan,
Kendini Kartal sanan,
O bücür, o yaramaz hayvana...
Ve çok geçmedi aradan,
Otlatırlarken artık sürülerini,
Dağlarda bayırlarda
Ve de oynarlarken günlük oyunlarını,
Yarenleriyle sokaklarda,
Artık canciğer oldu çocuklar,
O hınzır Alakarga’yla...

(Yaşar Atan)
        



oOo



MART KAPIDA BEKLESİN.




Bir bacağı kısa
Elinde asası hani
Bu şubat ayı işte
Yaptı yapacak gibi
Şubatlığını gene
Daha dün şimdi geldim diyordu
Ama az kaldı gitmeme diyor
Bu sabahki son görüşmemizde
Oysa kışın ortası da olsa
Çok kal benimle dedim ona
O kadar tez oluyor ki
Gelip gidişin
Böyle ne oluyor sana
Bak başım dönüyor

Pek bilmezdim eskiden
Bakmazdım bile 
Girip çıktığınız kapılara
Artık şimdi anlıyorum
Girer girmez biriniz odama
Çıkıp gidecek diye 
Ödüm kopuyor

Bak Şubat ayı
O eski oyuncaklarımı vereceğim sana
Dönelim diyorum benim çocukluğuma
Oyunlar oynayıp eğlenelim
Alışkındır o Mart ayı aldırma
Varsın hep beklesin kapıda.

    (Yaşar Atan)















Arkadaş  WEB TV